….hukuk karşında da imtiyazlı bir grup vardır.. muhakkak birileri hukukun da üstündedir..
acıktıkları (ihtiyaç duydukları) zaman helvadan tanrılarını yiyen cahiliye müşrikleri gibi onlar da acıktıkları zaman yalnız mazlûm halka olan yasalarını yerler ve sonra bir yenisini yaparlar..
… giderek bir çoğunluk diktasına dönüşüyor.. hatta durum bundan da beter.. yapılan araştırmalar, demokratik rejimlerin uygulandığı ülkelerde iktidâra gelen siyasî partilerin oy oranlarının çoğunlukla % 50 nin altında olduğunu göstermektedir.. yani gerçek durum; azınlığın çoğunluk üzerinde egemenliği şeklinde ortaya çıkmaktadır..
çoğunluk veya azınlık olsun, siyasal, sosyal veya etnik bir gurup, birey üzerinde egemen olma hakkını nerden alıyor? ister çoğunluğun azınlık üzerinde, isterse azınlığın çoğunluk üzerinde egemenliği şeklinde olsun, sonuçta bir siyasal topluluk.. ötekisi üzerinde egemen olmaktadır..
'hösst' diyince kaçmasından korkulan 'özgüven' diye bir şey var..
o kaçmasın diye.. çocukların her türlü terbiyesizliklerine göz yumuluyor.. her zaman, mekân ve olayda hükmetmelerine müsâade ediliyor.. hiç bir anlamı ve kazanımı olmayan istekleri, tekrar ettirilmeden yerine getiriliyor.. vb.. vb.
özenle yetiştirilen bu nur topu gibi potansiyel suç depoları vatana-millete hayırlı uğurlu olsun..
...nedir bölümünde moderatörler ne için,
….hukuk karşında da imtiyazlı bir grup vardır..
muhakkak birileri hukukun da üstündedir..
acıktıkları (ihtiyaç duydukları) zaman
helvadan tanrılarını yiyen cahiliye müşrikleri gibi
onlar da acıktıkları zaman
yalnız mazlûm halka olan yasalarını yerler
ve sonra
bir yenisini yaparlar..
bu da.. sanırım
saltanatın modernleşmesi oluyor..
...sadece ilâhî kaynaklı sistemlerin devletleşmesini önleyip
buna karşılık
beşerî sistemlerin devletleşmesine ise
yeşil ışık yakmak..
oysa.. beşerî kaynaklı bir sistemi dayatmakla
ilahî kaynaklı bir sistemi dayatmak arasında,
baskı altına alınan
insan irâdesi açısından
bir fark yok..
… giderek bir çoğunluk diktasına dönüşüyor..
hatta durum bundan da beter..
yapılan araştırmalar, demokratik rejimlerin uygulandığı ülkelerde
iktidâra gelen siyasî partilerin oy oranlarının
çoğunlukla % 50 nin altında olduğunu göstermektedir..
yani gerçek durum;
azınlığın çoğunluk üzerinde egemenliği şeklinde ortaya çıkmaktadır..
çoğunluk veya azınlık olsun,
siyasal, sosyal veya etnik bir gurup,
birey üzerinde egemen olma hakkını nerden alıyor?
ister çoğunluğun azınlık üzerinde,
isterse azınlığın çoğunluk üzerinde egemenliği şeklinde olsun,
sonuçta bir siyasal topluluk.. ötekisi üzerinde egemen olmaktadır..
bir tek bireyin bile farklılıkları korunamıyorsa,
halkın kendi kendini yönetmesi savı..
ne kadar aldatıcı!
...anne ve babalarına bile benzemeyen
Tikky, Emo, Gothic ve benzeri türleri görüp
hâlâ
evrime inanmaz mısınız?
şüphesiz bunda
düşünebilen insanlar için
gerçekten ibretler vardır..
(farkındayım.. fazla bilimsel oldu..)
..özgüvenli ve iddiâlı
ama aynı zamanda
depresif ve kaygılı..
kendisi ile kavgalı.. toplumla kavgalı.. sistemle kavgalı
kırıp-döküyor
yakıp-yıkıyor
arta kalan
koca bir enkaz..
...eskidendi o..
şimdi.. 'çocukerkil'
'hösst' diyince kaçmasından korkulan 'özgüven' diye bir şey var..
o kaçmasın diye..
çocukların her türlü terbiyesizliklerine göz yumuluyor..
her zaman, mekân ve olayda hükmetmelerine müsâade ediliyor..
hiç bir anlamı ve kazanımı olmayan istekleri, tekrar ettirilmeden yerine getiriliyor..
vb.. vb.
özenle yetiştirilen bu nur topu gibi potansiyel suç depoları
vatana-millete
hayırlı uğurlu olsun..
...yine de
gelme!
yaralanırsın..
...ve içimde gezerim
ucu sivri bir bıçakla..
- özlemek her gönülde mi acıdır!
- vuslat'ın olmadığı her gönülde daha acıdır özlemek..