(...asıl mârifetin sıradan olmakta olduğunu fehmedemeyip üzerinde eğreti durmasına rağmen marjinal bir insanmış gibi görünme hevâsında olan gayretkeş kişi kontenjanını da ben dolduruyorum.. )
... küçükken (MÖ) sözlük okuduğum bir dönem olmuştu.. sözlüğün etkisinde kalarak duyduğum her kelimeye, gördüğüm her nesneye gayr-ı ihtiyârî tanım vermeye başlamam benim için son derece keyifli bir aktiviteyken; bir gün, yine etrafımdaki bir nesneye ablamın namazını bozduracak gülünç bir tanım uydurmam ve ablamın kendini balistik füze zanneden bir kırlent ile kafamı hedef alması sonucu bu meşgaleme veda etmek zorunda kalmıştım.. etimolog olmamamın sebebi olarak kendisini suçlarım hâlâ..
... günün koşuşturması bittikten sonra akşam koltuğuma kurulup dumanı üstünde çayımdan aldığım o ilk yudum ile yaşadığım "her şey yolunda" hissini sanmıyorum ki hiç bir terapi yaşatabilsin..
çay demlenmemiş ev soğuk, çay içilmemiş bir akşam ziyân değil midir?
... "inandım: biriktirdiğim nal sesleri ezel
inandım: her şey ben gittikten sonra güzel.. "
... her şey düzeltmeye değer değil..
... bi komedyenimiz eksikti, tam olduk..
bakınız: tımarhâne
(...asıl mârifetin sıradan olmakta olduğunu fehmedemeyip üzerinde eğreti durmasına rağmen marjinal bir insanmış gibi görünme hevâsında olan gayretkeş kişi
kontenjanını da ben dolduruyorum.. )
... aslına sâdık,
sanılandan muaf..
... "Bazıları hiç delirmez.
Ne korkunç hayat sürüyorlardır kim bilir."
... küçükken (MÖ) sözlük okuduğum bir dönem olmuştu..
sözlüğün etkisinde kalarak
duyduğum her kelimeye, gördüğüm her nesneye
gayr-ı ihtiyârî tanım vermeye başlamam
benim için son derece keyifli bir aktiviteyken;
bir gün, yine etrafımdaki bir nesneye
ablamın namazını bozduracak gülünç bir tanım uydurmam
ve ablamın
kendini balistik füze zanneden bir kırlent ile kafamı hedef alması sonucu bu meşgaleme
veda etmek zorunda kalmıştım..
etimolog olmamamın sebebi olarak
kendisini suçlarım hâlâ..
travmalarımın büyüklüğü
göz yaşartıcı gerçekten..
... dramatik veya travmatik bir sebepten değil,
tamamen tercihen yaşanmamış
bir çocukluk benimki..
şimdi de büyüyemiyorum,
yaşımı temsil eden rakamların büyüklüğüne yetişemiyor ruhum..
insanın yaşı ile buluşamaması
yaşama dair bir keder mi,
şans mı..
doğru kavramı bulabilmiş değilim
henüz..
... - akşamlarımızın çay eşlikçisi,
keyifli meşgalesi,
takviye ilaç niyetine tükettiğimiz doğanın mucizesi
kabak çekirdeğimizin bittiği bilgisini
sana ulaştırmayı
görevim addederim..
- tebellüğ ettim
ifa edeceğimi bilikrar teyit ederim..
... günün koşuşturması bittikten sonra
akşam koltuğuma kurulup
dumanı üstünde çayımdan aldığım o ilk yudum ile yaşadığım
"her şey yolunda" hissini
sanmıyorum ki hiç bir terapi yaşatabilsin..
çay demlenmemiş ev soğuk,
çay içilmemiş bir akşam ziyân
değil midir?
ziyân etmeyelim günümüzü,
şimdi terapi saati..
... "gecemi esirge
ve eksik kılma üzerimden kuş seslerini.. "