Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Godot'yu Beklerken13.09.2025 - 04:29

    Proto-philosophia yani ilk felsefe etik olmalıdır. Çünkü felsefe aslında ‘’Başka’’ ile aramızdaki sorumluluk ilişkisini araştırır. Felsefe, hayata tutunmayan konuları ilk plana almamalıdır. Ontoloji ve epistemoloji daha soyut, daha kavramsal meselelerdir. Etik ise doğrudan hayata temas eden bir yapıdadır. (Emmanuel Levinas-Zaman ve başka)

  • Godot'yu Beklerken13.09.2025 - 03:50

    Ezilenlerin bazısı ezilmeyi önemsememekte, bazısı ezilmeyi hak ettiğini düşünmekte, bazısı ise ezildiğinin farkında bile değil! Eğitim kurumları ezilenlere ezmeyi ve ezilenler kervanından çıkmayı değil, ezmekten de ezilmekten de uzak nesiller yetiştirmeyi ilke edinmelidir. Bu mücadeleye eğitimciler kadar ezilenler de destek vermelidir ve dünyayı yeniden yaşanılır, yeniden dengeli hale getirmelidir. (Paulo Freire-Ezilenlerin pedagojisi)

  • Godot'yu Beklerken11.09.2025 - 01:04

    Helenistik felsefede, Aristoteles ve Platon’da olduğu gibi sistemli bir felsefe söz konusu değildir. Bunun sebebi, ahlak felsefesini nihai ürün üreten felsefe olarak görmeleridir. Ahlak felsefelerinde toplumla ilişkilendirilmiş bir ahlak kuramı yerine daha çok kişinin içsel mutluluğuna odaklanan bir ahlak kuramıyla karşılaşırız. Ekolleri ahlak kuramları bakımından ayrı ayrı değerlendirmek gerekirse Epikurosçuluk ile stoa arasında farklar olduğunu görürüz.

  • Godot'yu Beklerken11.09.2025 - 00:59

    Yaşam kaliteniz hayatın içine, onun derinliklerine ne kadar girdiğinize bağlıdır. Bu derinliği belirleyen de kendinize karşı ne kadar dürüst olduğunuzdur. Başkalarına karşı dürüst olmayanlar yalnız kalır ya da bir sahtelik havuzunda yüzerler. Kendilerine karşı dürüst olmayanlar ise hiç olurlar.

  • Godot'yu Beklerken04.09.2025 - 01:57

    Büyük yönetmen Lars Von Trier’in ‘’Antichrist’’ filminde tevazu ve merhamet konularına değinilir aslında. (Dogville’de de kurcalanır mevzu) Bu Filmlerde olduğu gibi fazla tevazunun kibir olduğu yönünde pek çok düşünür de görüş belirtmiştir tarih boyunca. Oradan akla hemen itidal ve Aristoteles gelir. Aristoteles orta yolcudur bilindiği üzere. Orta yolcuların en eskilerindendir. Mesele şu ki haklı olarak bazı düşünürler ortaya, fazlaya ya da aza kimin neye göre karar verdiğini sorgularlar. Kararında ya da ideal olarak nitelenenin evrensel olup olmadığı düşünülmelidir. Fazla tevazuya nasıl kibir, az tevazuya nasıl kibir değil deriz. Neye göre? Miktarı kim belirliyor? Bir ile beşin ortası üçtür ama tevazu, vicdan, merhamet, arzu, öfke gibi kavramlar matematik değildir ki! Çağlar geçmiş ama belli ki bu pilav daha çok su kaldırır.

  • Godot'yu Beklerken04.09.2025 - 01:52

    Büyük resmi görmediği durumlarda değerlendirme yapmamalıdır insan. Aksi takdirde doğruyu bildiğini iddia eden kurnazların tuzağına düşer. İnsanı etkileyen küçük görüntü, resmin bütününü temsil etmeyebilir. Küçük görüntüleri gözlerin içine sokmaya çalışanlar, insanları bilinçlendirmek değil sadece kullanmak isterler.

  • Godot'yu Beklerken02.09.2025 - 01:28

    Entelektüel her şeyi bilen değil nerede neyi bulacağını bilendir. (Umberto Eco-Neredeyse aynı şeyi söylemek)

  • Godot'yu Beklerken02.09.2025 - 01:14

    Az gelişmiş topluluklarda yönetici kesimin halka yaptığı, ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir.

  • Godot'yu Beklerken02.09.2025 - 01:13

    Bilgiyi sadece episteme ya da doxa boyutlarından ele almamalıyız. Eğer felsefi bir yolculuk yapacaksak bilgi ile dönüşerek, bilginin de dönüştüğünü kavrayarak yapabiliriz. Kavramak dönüşenle dönüşerek olur. (Michel Foucault- College de France Notları)

  • Godot'yu Beklerken28.08.2025 - 19:26

    Gerçekte hayat alabildiğine saçma ve bir o kadar da mümkündür. Yaşam ve onun en ilginç öğelerinden olan aşk rasyonel değildir. Rasyonalize edilmemelidir. Bizlerin ideale ve ideal olana ihtiyacımız olduğu düşüncesi fazla saplantılıdır. İdeal olmayan, saçma olan kafi olabilir. Biraz dağınık bir odada dinlenmek, aşırı düzenli bir odada dinlenmekten daha keyiflidir. Otantik, salaş bir balıkçı restoranı, steril bir fast-food restoranından daha keyiflidir. Selülitli bir cilt, mükemmel hatlardan daha erotiktir. Birlikte saçmalayabildiğin inişli çıkışlı bir aşk, sözleşmeli, aşırı mantıklı bir ilişkiden çok daha evladır. (Jean François Lyotard-Ayrışma)