Zeytinlik Rainer Maria Rilke Kurşunî yapraklar altında çıktı yukarlara kurşunî hep ve zeytinliklere karışırcasına; toza belenmiş alnını gömdü sonra kızgın elinin tozluluğuna. Hepsinden sonra bu. İşte buydu sonu. Gözlerim körleşirken gitmeliyim ben; neden istiyorsun bunu, var olduğunu neden söyliyeyim, seni artık bulamazken. Artık bulamıyorum seni bende, hayır. Başkalarında da. Bu taşta da yoksun sen. Artık bulamıyorum seni. Yalnızım ben. Bütün insanlığın acısıyla yalnızım, onu seninle hafifletmek için omuzlamıştım; oysa yoksun, adsız utanç, sen... Sonradan anlatıldı: “Bir melek geldi derken...” Ne meleği? Ah geceydi gelen ağaçlarda yaprakları ilgisizce kımıldatarak. Havarilerse düşlerinde sıçradılar ancak. Ne meleği? Ah geceydi gelen. Görülmemiş bir gece değildi gelen gece; onun gibi yüzlercesi geçip gider. Sonra köpekler uyur, taşlar durur öylece. Ah yaslı bir gece, ah herhangi bir gece tekrar sabahın olmasını bekleyen. Melekler böyle yakaranlara gelmez çünkü, geceler genişlemez bunların çevresinde. Kendini kaybedenleri her şey bırakır yüzüstü; babalar onları terkederler, kapanır onlara analar rahmi de. (Çev: A.Turan Oflazoğlu)
Günaydınlar olsun herkese Rodin’in heykellerindeki ustalığa bakarsak zaman zaman insan anatomisini reddeden sıra dışılığı görürüz usta şiire gönül verse herhalde yine heykelleriyle aynı derecede sıra dışı ve bir o kadar da muhteşem eserler katardı sanat dünyasına. Belki de :)
Bir Gece Vakti, Hayat yolunu engebeli araziye benzetirim inişli çıkışlı. Acılar kaçınılmaz. Ama dediğiniz gibi bu yolu yürümek inişleriyle ve çıkışlarıyla güzel. Ateş ise hayatımız boyunca herkesin hanesine uğrar bu da kaçınılmaz. Empati de burada uğramalı herbirimizin dimağına acılar paylaştıkça azalır, kimilerimiz bu inişleri henüz çocukken yaşarlar... mutlu olmak için bahaneler yaratmalıyız.
“Dehlizlerin sonundaki ışığa kavuşmak gibiydi şiir dökülmese sayfalara, satır satır ölürdü şair “ Ata kızı
Her ne hikmetse varlığımızın değerini hep ikinci planda tutar kendimize vermemiz geren değerleri başkalarına atıf ederiz. Ta ki karşımızdakilerin gözünde eksilene kadar. Ve bunlar her ne hikmetse kırklı yaşlarımızda “dank eder” ( tabiri caizse) o saatten sonra kendimiz için yaşamaya başlarız. Geçmişte bununla ilgili yazı yazmıştım. Kırktan sonra insanın kırıklarını toplayıp onarması ve onarılan herbir parçanında bilgi açısından ( tecrübe) insanın olgunlaşıp pişmesi olarak çok anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyorum. Yalnızlık konusuna gelince tercih olup olmaması konusunda kesin bir şey söyleyemem bazen de istem dışı olabilir.
Her ne kadar hüzünlü de olsa, hani acılar paylaşıldıkça azalır sevinçler de çoğalırmış. Bu bayram acımız da sevincimiz de ortak bundan sonra aynı acılarla sınanmamak dileğiyle herkese iyi bayramlar diliyorum.
Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim Duyasın Diye Beni Seviyorum Suskunluğunu Matilde'ye Sone Yüz Aşk Sonesi VIII Sessizliği Arıyorum Umutsuz Bir Şarkı Güz Çiçeklerinden Nazım'a Çelenk
Rilke şiirleri geldi aklıma
Zeytinlik
Rainer Maria Rilke
Kurşunî yapraklar altında çıktı yukarlara
kurşunî hep ve zeytinliklere karışırcasına;
toza belenmiş alnını gömdü sonra
kızgın elinin tozluluğuna. Hepsinden sonra bu. İşte buydu sonu.
Gözlerim körleşirken gitmeliyim ben;
neden istiyorsun bunu, var olduğunu
neden söyliyeyim, seni artık bulamazken. Artık bulamıyorum seni bende, hayır.
Başkalarında da. Bu taşta da yoksun sen.
Artık bulamıyorum seni. Yalnızım ben. Bütün insanlığın acısıyla yalnızım,
onu seninle hafifletmek için omuzlamıştım;
oysa yoksun, adsız utanç, sen... Sonradan anlatıldı: “Bir melek geldi derken...” Ne meleği? Ah geceydi gelen
ağaçlarda yaprakları ilgisizce kımıldatarak.
Havarilerse düşlerinde sıçradılar ancak.
Ne meleği? Ah geceydi gelen. Görülmemiş bir gece değildi gelen gece;
onun gibi yüzlercesi geçip gider.
Sonra köpekler uyur, taşlar durur öylece.
Ah yaslı bir gece, ah herhangi bir gece
tekrar sabahın olmasını bekleyen. Melekler böyle yakaranlara gelmez çünkü,
geceler genişlemez bunların çevresinde.
Kendini kaybedenleri her şey bırakır yüzüstü;
babalar onları terkederler,
kapanır onlara analar rahmi de. (Çev: A.Turan Oflazoğlu)
Günaydınlar olsun herkese
Rodin’in heykellerindeki ustalığa bakarsak zaman zaman insan anatomisini reddeden sıra dışılığı görürüz usta şiire gönül verse herhalde yine heykelleriyle aynı derecede sıra dışı ve bir o kadar da muhteşem eserler katardı sanat dünyasına.
Belki de :)
Ben teşekkür ederim Mehmet bey
Gönül bahçesine mihman olmuş bir garip bülbül,
Aşkla ağlamaklı şarkılar söyler, poyraz tarumar etti gülşeni bülbül bilmedi gülün derdini...
Ata kızı
Dehlizlerin sonundaki ışığa kavuşmak gibiydi şiir dökülmese sayfalara, satır satır ölürdü şair “
Ata kızı
Bir Gece Vakti,
Hayat yolunu engebeli araziye benzetirim inişli çıkışlı. Acılar kaçınılmaz. Ama dediğiniz gibi bu yolu yürümek inişleriyle ve çıkışlarıyla güzel. Ateş ise hayatımız boyunca herkesin hanesine uğrar bu da kaçınılmaz. Empati de burada uğramalı herbirimizin dimağına acılar paylaştıkça azalır, kimilerimiz bu inişleri henüz çocukken yaşarlar... mutlu olmak için bahaneler yaratmalıyız.
“Dehlizlerin sonundaki ışığa kavuşmak gibiydi şiir dökülmese sayfalara, satır satır ölürdü şair “
Ata kızı
Mehmet bey özellikle bu sözü almak istedim. Yüksek bilinç düzeyine eğitimle ulaşılabilir.
“duygular yaşanmalı ama dizginler insanın elinde olmalıdır.”
Bir Gece Vakti
20.04.2023 - 17:47
Her ne hikmetse varlığımızın değerini hep ikinci planda tutar kendimize vermemiz geren değerleri başkalarına atıf ederiz. Ta ki karşımızdakilerin gözünde eksilene kadar. Ve bunlar her ne hikmetse kırklı yaşlarımızda
“dank eder” ( tabiri caizse) o saatten sonra kendimiz için yaşamaya başlarız. Geçmişte bununla ilgili yazı yazmıştım. Kırktan sonra insanın kırıklarını toplayıp onarması ve onarılan herbir parçanında bilgi açısından ( tecrübe) insanın olgunlaşıp pişmesi olarak çok anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyorum.
Yalnızlık konusuna gelince tercih olup olmaması konusunda kesin bir şey söyleyemem bazen de istem dışı olabilir.
Her ne kadar hüzünlü de olsa, hani acılar paylaşıldıkça azalır sevinçler de çoğalırmış. Bu bayram acımız da sevincimiz de ortak bundan sonra aynı acılarla sınanmamak dileğiyle herkese iyi bayramlar diliyorum.
Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim
Duyasın Diye Beni
Seviyorum Suskunluğunu
Matilde'ye Sone
Yüz Aşk Sonesi VIII
Sessizliği Arıyorum
Umutsuz Bir Şarkı
Güz Çiçeklerinden Nazım'a Çelenk
Pablo Neruda