Rica ederim Bir Gece Vakti Sizin paylaşımlarınız da çok güzel bunu samimiyetimle söylüyorum. Yalnız bir ricam olur sizden kabul ederseniz. Mahlasınız çok uzun size başka nasıl hitab edebilirim? :)
Yani; kendini koruma içgüdüsü ile insan samimiyetten korkuyor diyebilir miyiz? Bana göre; Samimi bir günaydının kimseye bir zararı olmaz. Merhaba demekten kimse zarar görmez Bu kadar da korkmamak gerekir samimiyetten. İnsan sadece zekadan ibaret değildir, aynı zamanda hislerle de bütünleşir zeka. Sahte samimiyet kendini her türlü belli eder. Mesela; Google’dan kopyalayıp kağıda döken insanla Yüreğindekini yazanın arasındaki fark sadece zeka ile görülür. Ya da birine edilen yardımın o kişiden daha büyük bir çıkar güdülerek yapıldığını rahatlıkla anlayabilirsiniz. Hatta samimi bir gülüşle sahte bir kahkaha belli olmaz mı? Günümüzde sizin gibi düşünen pek çok insan var. Genel bir perspektiften değerlendiren ve samimi duyguların anlaşılmayacağını düşünen. Mesela asansörden inerken içeridekilere iyi günler demenin nesi samimiyetsiz olabilir ki? Ve yahut bir çocuğa şeker uzatıp saçını okşamaktan kim irkilebilir? Samimiyetten korkmayalım. Yapmak gereken tek şey; elma ile armutu karıştırmamak bence. Ve ayırt etmeyi öğrenmeliyiz, öğrenmeliyiz samimi olan insanları incitmemek için. Daha güzel yaşayabilmek için. Biliyorum şimdi nice sesler yükseliyor insanlar güvenilmez diye. Ama şöyle de bir gerçek var, bir çuval inciri birkaç çürük için çöpe atamayız.
Selam Oza, evde, geceleyin Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun, havlarken köpekler,yalarken kendi göz yaşlarını Senin soluğundur duyduğum ses. Selam Oza!
Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç Bir kişi gibi, ürkerek giren bir göle, Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle? Selam Oza!
Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni? Daha da korkunç,bir başına değilsen oysa: Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana. Selam Oza!
Yaşam bir bitki değilse aslında, Neden dilimliyor, parçalıyor insanlar onu Selam Oza! Ne acı bu denli geç rastlamak sana Ve böylesine erken ayrı kalmak sonunda.
Karşıtlar getiriliyor bir araya Bırak çekeyim kahrını ve acını kendime Çünkü acılı kutbuyum mıknatısın ben, Sense sevinçli. Dilerim sonuna dek kalırsın öyle.
Dilerim hiç bilmezsin ne denli hüzünlüyüm. İnan, kendimle üzmeyeceğim seni. İnan, ders olamayacak sana ölümüm. İnan, yük olmayacağım sana yaşamımla.
Selam Oza, dilerim ışıl ışıl kalırsın hep Bir sokak fenerinden sızan bir ışık gibi. Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni. Şükür ki girdin yaşamıma.
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını bir bir denemişim bütün kelimeleri yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi seni görmeyeli kasketim eğip üstüne acılarımın sen yüzüne sürgün olduğum kadın kardeşim olan gözlerini unutmadım çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa şanssızım diyemem kendi payıma hain bir aşk bu kökü dışarda olur böyle şeyler ara sıra olur ara sıra
Sabretmeğe gerek yok ki melek kim kimin kuyusunu kazıyorsa çıksın ortaya. Çiğ yiyenin karnı ağrır. Bir tehdit bir ifşadır dolanıyor ortalıkta. Muhatapları her kimse birbirlerini ilgilendiren durumu tehdit olarak kullanıyorlarsa bu ilişki ya da her ne ise baştan kokuşmuş benim bildiğim sevgi tanımına bunlar uymuyor.
Yazmak bildiğim en güzel eylem, sayın umut hep yazın kaleminiz kavi olsun.
Rica ederim Bir Gece Vakti
Sizin paylaşımlarınız da çok güzel bunu samimiyetimle söylüyorum.
Yalnız bir ricam olur sizden kabul ederseniz. Mahlasınız çok uzun size başka nasıl hitab edebilirim? :)
Yani; kendini koruma içgüdüsü ile insan samimiyetten korkuyor diyebilir miyiz?
Bana göre;
Samimi bir günaydının kimseye bir zararı olmaz.
Merhaba demekten kimse zarar görmez
Bu kadar da korkmamak gerekir samimiyetten.
İnsan sadece zekadan ibaret değildir, aynı zamanda hislerle de bütünleşir zeka. Sahte samimiyet kendini her türlü belli eder.
Mesela; Google’dan kopyalayıp kağıda döken insanla
Yüreğindekini yazanın arasındaki fark sadece zeka ile görülür.
Ya da birine edilen yardımın o kişiden daha büyük bir çıkar güdülerek yapıldığını rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Hatta samimi bir gülüşle sahte bir kahkaha belli olmaz mı? Günümüzde sizin gibi düşünen pek çok insan var. Genel bir perspektiften değerlendiren ve samimi duyguların anlaşılmayacağını düşünen. Mesela asansörden inerken içeridekilere iyi günler demenin nesi samimiyetsiz olabilir ki? Ve yahut bir çocuğa şeker uzatıp saçını okşamaktan kim irkilebilir? Samimiyetten korkmayalım. Yapmak gereken tek şey; elma ile armutu karıştırmamak bence.
Ve ayırt etmeyi öğrenmeliyiz, öğrenmeliyiz samimi olan insanları incitmemek için. Daha güzel yaşayabilmek için. Biliyorum şimdi nice sesler yükseliyor insanlar güvenilmez diye. Ama şöyle de bir gerçek var, bir çuval inciri birkaç çürük için çöpe atamayız.
Selam Oza, evde, geceleyin
Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,
havlarken köpekler,yalarken kendi göz yaşlarını
Senin soluğundur duyduğum ses.
Selam Oza!
Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç
Bir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,
Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle?
Selam Oza!
Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?
Daha da korkunç,bir başına değilsen oysa:
Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.
Selam Oza!
Ey - insanlar, lokomotifler, mikroplar
Gerin kanatlarınızı elinizden geldiğince ona.
Harcatmam onun, dokundurtmam kılına.
Selam Oza!
Yaşam bir bitki değilse aslında,
Neden dilimliyor, parçalıyor insanlar onu
Selam Oza!
Ne acı bu denli geç rastlamak sana
Ve böylesine erken ayrı kalmak sonunda.
Karşıtlar getiriliyor bir araya
Bırak çekeyim kahrını ve acını kendime
Çünkü acılı kutbuyum mıknatısın ben,
Sense sevinçli. Dilerim sonuna dek kalırsın öyle.
Dilerim hiç bilmezsin ne denli hüzünlüyüm.
İnan, kendimle üzmeyeceğim seni.
İnan, ders olamayacak sana ölümüm.
İnan, yük olmayacağım sana yaşamımla.
Selam Oza, dilerim ışıl ışıl kalırsın hep
Bir sokak fenerinden sızan bir ışık gibi.
Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni.
Şükür ki girdin yaşamıma.
Selam Oza!
Andrey VOZNESENSKİ
Çeviren : Mehmet H. DOĞAN - Turgay GÖNENÇ
Düşünüyorum da ezberlenmiş bunca cümleyi art ardına sıralarken kendine ne derece samimi insan?
GÜNAYDIN :)
Tebessümü esirgeme kendine, sevgi tohumlarını serpiştir kurak toprağa
Dağılsın evrene dalga dalga
bakarsın çiçek açar bellimi olur.
Ata kızı
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra
Sabretmeğe gerek yok ki melek kim kimin kuyusunu kazıyorsa çıksın ortaya. Çiğ yiyenin karnı ağrır. Bir tehdit bir ifşadır dolanıyor ortalıkta. Muhatapları her kimse birbirlerini ilgilendiren durumu tehdit olarak kullanıyorlarsa bu ilişki ya da her ne ise baştan kokuşmuş benim bildiğim sevgi tanımına bunlar uymuyor.
Özgürlük mü? Sanatçı için esaret yoktur, hele de şairsen, kimselelerin uçamadığı mavi dünyayı tavaf eder onlar kelimelerden kanatlarla.
Ata kızı
“din ve bazı din adamları günümüzde kapitalizmin esiri olmuş.”
Ata kızı
Bunu da buraya asıyorum.