Din konusunda pek konuşmak istemiyorum o konuyla ehilleri ilgilensin. Ama şu bir gerçek ki “din de kapitalizmin esiri olmuş.” Gerçek ve samimi dindar insanlarımızı tenzih ediyorum.
Diyor ki; “ evet Papa’ya karşı çıktığım doğru. Neden mi? Vatikan’a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonra Papa’nın vaazını dinledim. Diyordu ki; “ kilise, yeryüzündeki tüm fakir çocuklar İçin üzüntü duyuyor” Külahıma anlat! Samimiysen kilisenin altın kaplama tavanını sat önce amigo, sonra bir şeyler yap.
Haysiyet kitabında okumuştum bunu paylaşmak istedim.
Sözlerinize son derece katılıyorum insan harcamak özellikle de kadınlara yapılan haksızlıklar. Kadının kadına yaptığı haksızlıklar. Fakat öyle bir mevzu var ki; “ya suyun rengi göründüğü gibi değilse.” Ki değildir. Haksızlıklar da buradan çıkmıyor mu? Oysa insan kesinlikler üzerine adaletli olsa kimseye de haksızlıklar olmayacak değil mi? Hele de sosyal medya ortamında herkes kendisi gibi olanın yanında diğerini ötekileştirme derdinde. Bir de kıskançlık krizleri var ki nice haksızlıklar buradan da türer. Haksızlığa uğrayan insanı düşün ona haksızlık Eden birinin yalnızlığını düşünür mü? Umursar mı? Elbette ki hayır. Ortalıkta bir sürü cambazlık kol gezerken en acımasız olanı da masum birine iftira atmaktır. Haksızlık dedikodu yapmaktır. Haksızlık bilinçli olarak yıpratma derdiyle birini yalnızlaştırmaktır. Haksızlık sırf arkadaşını kayırmak İçin adaletten sapmaktır.
“Böyleleri, yalnız ölmeye mahkumdur.. Yalnızlık bir tercih midir? Daha önce böyle bir konu geçmişti. Evet, bu insanların tercihidir, yoksa neden hep kaybetmek üzerine zar/f atsınlar ki? “ Burayı da açarsan anlayabiliriz. Güneşli Melek.
Çok doğru Mal yığma, para biriktirme ve güç istenci, zamanla insanın benliğini değersizleştiriyor. Bu değersizleşmenin yarattığı boşluğu da antidepresanlarla gidermeye çalışıyor pek çokları. M.B.N
Mehmet bey merhaba yabancılaşma konusunda marx insanın Doğaya yabancılaşmasını normal karşılar, insanın kendine yabancılaşması sorundur bu duruma yol açan içinde uyum sağlamak zorunda olduğumuz sizin de belirttiğiniz gibi kapitalist sistemdir. Ne yazık ki insan kendini unutup bu çarkın bir dişlisi olmak zorundadır ( ..? ) insan her şeye yabancılaşır. ( Metaların Fetişizmi) emeğine, ailesine, dünya’ya yabancılaşır. Burada şu soruyu sorarım hep; kapitalizmin düzenine karşı günümüz dünyasında yaşayabilmek mümkün mü?
Din konusunda pek konuşmak istemiyorum o konuyla ehilleri ilgilensin. Ama şu bir gerçek ki “din de kapitalizmin esiri olmuş.” Gerçek ve samimi dindar insanlarımızı tenzih ediyorum.
Futbol oyununun efsane oyuncusu
Diego Maradona
Diyor ki;
“ evet Papa’ya karşı çıktığım doğru. Neden mi? Vatikan’a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonra Papa’nın vaazını dinledim.
Diyordu ki;
“ kilise, yeryüzündeki tüm fakir çocuklar İçin üzüntü duyuyor”
Külahıma anlat! Samimiysen kilisenin altın kaplama tavanını sat önce amigo, sonra bir şeyler yap.
Haysiyet kitabında okumuştum bunu paylaşmak istedim.
“kadınların kadınlara neden haksızlık ettiğini bilmem zor“
Vallahi ben de bilmiyorum.
Allah kıskançlık duygusunu bana vermemiş demek ki. Anormal olana benim herhalde. :))
Kadının kadına yaptığı güncel kötülüklerden bahsedilmek istenmiş Mehmet bey:)
Aşağıda İsminizin baş harfi yanlış yazmışım kusura bakmayın:)
“Gelişirken keşke insanın kapasitesi ve yaşam kalitesi ilk düşünülen unsur olsaydı.”
Güçlü benlik, mutluluğun güce odaklanarak ya da dünyayı sömürerek elde edilmeyeceğini bilir.
N.B.N
Sözlerinize son derece katılıyorum insan harcamak özellikle de kadınlara yapılan haksızlıklar. Kadının kadına yaptığı haksızlıklar. Fakat öyle bir mevzu var ki; “ya suyun rengi göründüğü gibi değilse.” Ki değildir. Haksızlıklar da buradan çıkmıyor mu? Oysa insan kesinlikler üzerine adaletli olsa kimseye de haksızlıklar olmayacak değil mi? Hele de sosyal medya ortamında herkes kendisi gibi olanın yanında diğerini ötekileştirme derdinde. Bir de kıskançlık krizleri var ki nice haksızlıklar buradan da türer.
Haksızlığa uğrayan insanı düşün ona haksızlık
Eden birinin yalnızlığını düşünür mü? Umursar mı? Elbette ki hayır. Ortalıkta bir sürü cambazlık kol gezerken en acımasız olanı da masum birine iftira atmaktır. Haksızlık dedikodu yapmaktır. Haksızlık bilinçli olarak yıpratma derdiyle birini yalnızlaştırmaktır. Haksızlık sırf arkadaşını kayırmak İçin adaletten sapmaktır.
“Böyleleri, yalnız ölmeye mahkumdur.. Yalnızlık bir tercih midir? Daha önce böyle bir konu geçmişti.
Evet, bu insanların tercihidir, yoksa neden hep kaybetmek üzerine zar/f atsınlar ki? “
Burayı da açarsan anlayabiliriz. Güneşli Melek.
Çok doğru
Mal yığma, para biriktirme ve güç istenci, zamanla insanın benliğini değersizleştiriyor. Bu değersizleşmenin yarattığı boşluğu da antidepresanlarla gidermeye çalışıyor pek çokları.
M.B.N
( Türkiye şartlarında) karşı koymaya çalışmak. Havaya kürek çekmek gibi olur muydu?
Çalışmak özellikle kapitalizmin giderek vahşileştiği şu dönemde aslında bir tür yabancılaşmaya neden oluyor.
M.B.N
Mehmet bey merhaba yabancılaşma konusunda marx insanın Doğaya yabancılaşmasını normal karşılar, insanın kendine yabancılaşması sorundur bu duruma yol açan içinde uyum sağlamak zorunda olduğumuz sizin de belirttiğiniz gibi kapitalist sistemdir. Ne yazık ki insan kendini unutup bu çarkın bir dişlisi olmak zorundadır ( ..? ) insan her şeye yabancılaşır. ( Metaların Fetişizmi) emeğine, ailesine, dünya’ya yabancılaşır. Burada şu soruyu sorarım hep; kapitalizmin düzenine karşı günümüz dünyasında yaşayabilmek mümkün mü?