Selâm, hayat böyle bir şey işte İliklerine kadar hissediyorken aşkı özlemek, ve başkalarına ait olduğu düşüncesi tıpkı vahşi bir köpeğin salyalarıyla bir yandan aklını kemirirken onu anıların berrak sularında paklamak gibiydi.
Ama Mehmet bey, bir futbol maçında samimiyet aranmaz ki, iyi olan oyunu kuralına göre oynayan kazanır. Oysa benim bahsettiğim bireyde ilişkilerdeki samimiyetsizlik ve yaptığınız işi göstermelik yapan ile son derece düzgün ve samimiyetle işini yapan insanların ayrımı. Olması gereken yani. Yoksa ortalık samimi olmayan yüzeysel insanlarla dolu.
Rica ederim Bir Gece Vakti Sizin paylaşımlarınız da çok güzel bunu samimiyetimle söylüyorum. Yalnız bir ricam olur sizden kabul ederseniz. Mahlasınız çok uzun size başka nasıl hitab edebilirim? :)
Yani; kendini koruma içgüdüsü ile insan samimiyetten korkuyor diyebilir miyiz? Bana göre; Samimi bir günaydının kimseye bir zararı olmaz. Merhaba demekten kimse zarar görmez Bu kadar da korkmamak gerekir samimiyetten. İnsan sadece zekadan ibaret değildir, aynı zamanda hislerle de bütünleşir zeka. Sahte samimiyet kendini her türlü belli eder. Mesela; Google’dan kopyalayıp kağıda döken insanla Yüreğindekini yazanın arasındaki fark sadece zeka ile görülür. Ya da birine edilen yardımın o kişiden daha büyük bir çıkar güdülerek yapıldığını rahatlıkla anlayabilirsiniz. Hatta samimi bir gülüşle sahte bir kahkaha belli olmaz mı? Günümüzde sizin gibi düşünen pek çok insan var. Genel bir perspektiften değerlendiren ve samimi duyguların anlaşılmayacağını düşünen. Mesela asansörden inerken içeridekilere iyi günler demenin nesi samimiyetsiz olabilir ki? Ve yahut bir çocuğa şeker uzatıp saçını okşamaktan kim irkilebilir? Samimiyetten korkmayalım. Yapmak gereken tek şey; elma ile armutu karıştırmamak bence. Ve ayırt etmeyi öğrenmeliyiz, öğrenmeliyiz samimi olan insanları incitmemek için. Daha güzel yaşayabilmek için. Biliyorum şimdi nice sesler yükseliyor insanlar güvenilmez diye. Ama şöyle de bir gerçek var, bir çuval inciri birkaç çürük için çöpe atamayız.
Oysa önce kendine samimi olmaktan başlamalıydı insan!
“Düşünüyorum da ezberlenmiş bunca cümleyi art ardına sıralarken kendine ne derece samimi insan?“ demişim!
Selâm, hayat böyle bir şey işte
İliklerine kadar hissediyorken aşkı özlemek, ve başkalarına ait olduğu
düşüncesi tıpkı vahşi bir köpeğin salyalarıyla bir yandan aklını kemirirken onu anıların berrak sularında paklamak gibiydi.
Selam hayat!
“içindeki felsefe ile bir roman yazılabilir.”
Teşekkür ederim sn.Umut
“Çok şey öldürdük içimizde.”
Oza
Andrey Voznesenski
İyi olma kaygısıyla değil, olması gerektiği gibi davranmaktır samimiyet.
Ata kızı
Ama Mehmet bey, bir futbol maçında samimiyet aranmaz ki, iyi olan oyunu kuralına göre oynayan kazanır. Oysa benim bahsettiğim bireyde ilişkilerdeki samimiyetsizlik ve yaptığınız işi göstermelik yapan ile son derece düzgün ve samimiyetle işini yapan insanların ayrımı. Olması gereken yani. Yoksa ortalık samimi olmayan yüzeysel insanlarla dolu.
Ve o nüanslar’ı anlamak işte bütün mesele bu:)
Yazmak bildiğim en güzel eylem, sayın umut hep yazın kaleminiz kavi olsun.
Rica ederim Bir Gece Vakti
Sizin paylaşımlarınız da çok güzel bunu samimiyetimle söylüyorum.
Yalnız bir ricam olur sizden kabul ederseniz. Mahlasınız çok uzun size başka nasıl hitab edebilirim? :)
Yani; kendini koruma içgüdüsü ile insan samimiyetten korkuyor diyebilir miyiz?
Bana göre;
Samimi bir günaydının kimseye bir zararı olmaz.
Merhaba demekten kimse zarar görmez
Bu kadar da korkmamak gerekir samimiyetten.
İnsan sadece zekadan ibaret değildir, aynı zamanda hislerle de bütünleşir zeka. Sahte samimiyet kendini her türlü belli eder.
Mesela; Google’dan kopyalayıp kağıda döken insanla
Yüreğindekini yazanın arasındaki fark sadece zeka ile görülür.
Ya da birine edilen yardımın o kişiden daha büyük bir çıkar güdülerek yapıldığını rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Hatta samimi bir gülüşle sahte bir kahkaha belli olmaz mı? Günümüzde sizin gibi düşünen pek çok insan var. Genel bir perspektiften değerlendiren ve samimi duyguların anlaşılmayacağını düşünen. Mesela asansörden inerken içeridekilere iyi günler demenin nesi samimiyetsiz olabilir ki? Ve yahut bir çocuğa şeker uzatıp saçını okşamaktan kim irkilebilir? Samimiyetten korkmayalım. Yapmak gereken tek şey; elma ile armutu karıştırmamak bence.
Ve ayırt etmeyi öğrenmeliyiz, öğrenmeliyiz samimi olan insanları incitmemek için. Daha güzel yaşayabilmek için. Biliyorum şimdi nice sesler yükseliyor insanlar güvenilmez diye. Ama şöyle de bir gerçek var, bir çuval inciri birkaç çürük için çöpe atamayız.