Her ne kadar hüzünlü de olsa, hani acılar paylaşıldıkça azalır sevinçler de çoğalırmış. Bu bayram acımız da sevincimiz de ortak bundan sonra aynı acılarla sınanmamak dileğiyle herkese iyi bayramlar diliyorum.
Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim Duyasın Diye Beni Seviyorum Suskunluğunu Matilde'ye Sone Yüz Aşk Sonesi VIII Sessizliği Arıyorum Umutsuz Bir Şarkı Güz Çiçeklerinden Nazım'a Çelenk
Ne güzel döküldün satır satır, şiir köprüdür gönülden gönüle dilden dile dolaşır hiç ummadığın yolları aşar, geçilmez denilen engelleri geçer, en sonunda kişi bendini de aşar Derya’ya dökülür.
Şimdi on ikiye kadar sayacak ve hep birlikte susacağız. Bir an olsun toprağın yüzünde konuşmayalım hiçbir dilde, bir saniye duralım, sallamayalım kollarımızı bu kadar. Acelesiz, motorlarsız ne mis kokan bir an olurdu, birlikte hepimiz apansız bir gariplikte. İncitmezdi balinayı balıkçılar soğuk denizde tuz toplayan adam bakardı yaralı ellerine Yeşil savaşlar hazırlayanlar, gazlı savaşlar, ateşli savaşlar, yaşayanı kalmayan zaferler, temiz giysiler giyerlerdi yürüyüp kardeşleriyle gölgede, bir şey yapmadan. İstediğim karıştırılmasın kesin eylemsizlikle: ne yaparsa odur yaşam bir işim yok benim uğruna hayatımızı bu kadar sıradan olmasaydık, ve bir an, hiçbir şey yapmasaydık, belki dev bir sessizlik yarıda kesebilirdi kederini kendimizi hiç anlamayışımızın, kendimizi ölümle korkutmanın, belki de toprak öğretecek bize ölü görünen her şeyin
Km aslında canlı olduğunu. Şimdi on ikiye kadar sayacağım Esessiz olun, ben gideceğim.
Her ne kadar hüzünlü de olsa, hani acılar paylaşıldıkça azalır sevinçler de çoğalırmış. Bu bayram acımız da sevincimiz de ortak bundan sonra aynı acılarla sınanmamak dileğiyle herkese iyi bayramlar diliyorum.
Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim
Duyasın Diye Beni
Seviyorum Suskunluğunu
Matilde'ye Sone
Yüz Aşk Sonesi VIII
Sessizliği Arıyorum
Umutsuz Bir Şarkı
Güz Çiçeklerinden Nazım'a Çelenk
Pablo Neruda
Sorumsuzdular, vurdumduymazdı dünya zevkine dalmış bencilliğin zirvesi çocuğum bu yüzdendir bayramlık niyetine kefen giyişin.
İkinci kez öldü içimde bayram coşkusu.
Ne güzeldi eskiden bu şarkı:(
İlk defa alamadım bu bayram şekerler çikolatalar sahipsiz sanki.
Ne güzel döküldün satır satır, şiir köprüdür gönülden gönüle dilden dile dolaşır hiç ummadığın yolları aşar, geçilmez denilen engelleri geçer, en sonunda kişi bendini de aşar Derya’ya dökülür.
Serzenişler var sayfalar dolusu seslenişlerinde kadın, fırtınalar kopuyor belli ki aklın ve yüreğin arası. Aklın limanı en güvenilir sığınak.
Şimdi on ikiye kadar sayacak
ve hep birlikte susacağız.
Bir an olsun toprağın yüzünde
konuşmayalım hiçbir dilde,
bir saniye duralım,
sallamayalım kollarımızı bu kadar.
Acelesiz, motorlarsız
ne mis kokan bir an olurdu,
birlikte hepimiz
apansız bir gariplikte.
İncitmezdi balinayı
balıkçılar soğuk denizde
tuz toplayan adam
bakardı yaralı ellerine
Yeşil savaşlar hazırlayanlar,
gazlı savaşlar, ateşli savaşlar,
yaşayanı kalmayan zaferler,
temiz giysiler giyerlerdi
yürüyüp kardeşleriyle
gölgede, bir şey yapmadan.
İstediğim karıştırılmasın
kesin eylemsizlikle:
ne yaparsa odur yaşam
bir işim yok benim uğruna hayatımızı
bu kadar sıradan olmasaydık,
ve bir an, hiçbir şey yapmasaydık,
belki dev bir sessizlik
yarıda kesebilirdi kederini
kendimizi hiç anlamayışımızın,
kendimizi ölümle korkutmanın,
belki de toprak öğretecek bize
ölü görünen her şeyin
Km aslında canlı olduğunu.
Şimdi on ikiye kadar sayacağım
Esessiz olun, ben gideceğim.
Pablo Neruda
Bazılarına görmek ve duymak İçin avuç içi kadar yürek yetmiş...
dinlenmesi tavsiye edilir:)