Günler su gibi geçiyor. Gençler evde oturmaktan, diğerleri işlerin yoğunluğundan uzun bir kışın tadına varamamış ama şımarmamak için gerçekten üstün bir çaba harcıyorlar. Kaliteli bir gün için neler vermezdim diyenler hayatının en güzel gününü bekleyenlerle birlikte yine. Hayatın pembe göründüğü sokakların tenha köşelerinde yaşanan telaşlar var. Yalnızlığın sonu ne yazık ki biraz da endişeyle biten yalanlarla dolu. Kızların hevesini kaçıran konular o kadar fazla ki susmak bilmiyorlar. Nedense herkes aynı nedenle yaşamıyor gibi. Farklı amaçları olan bu insanların tebessüm etmekten başka ortak bir yanları yok. Evleri ayrı. Sokakları ayrı. İşleri ayrı. Karakterleri ayrı. Aile anlayışları ayrı. Kolay bulunan hiçbir şey yok hayatta. Küçücük bir çay için büyük bir çaba harcayanlarla dolu kafeler. İş çıkışı diye geçiştirilen randevulara vaktinde yetişen kimse yok. Bir şeyler ters gidince herkes birlik olmayı bilmiş. Hobileri ile dünyayı döndüren sanatçı ruhlu kabadayılıkların eserleri de sonsuz bir yanlış anlama içinde adi bir kopya gibi günü lekeliyor. Yazılanların ardındaki ateş çemberlerinden atlayanların sahte yüzleri aydınlatıyor geceyi. Karnına bir tekme yemiş gibi sakin bütün hayvanlar. Pençeleri olan kaç canlı var diye soracak gibi bütün hocalar. Asılsız bir iddianın ortaya çıkması için harcanmış yaşamlar.
Sakız gibi bir şey istiyor canım
Benim de
Alalım mı Yoksa var mı yanındaki
Yok
Bakkalın raflarında gezinen elleriyle yokladıkları ürünlerden birine bile ihtiyacı olmayanların girmekten vaz geçtiği mekanlar. Evde o kadar çok yemediğimiz şey var ki kendimi diyette sanıyorum diyenlerin uzun bir listesi. Kabak tadı verdi artık seviyesizlik derken gerçeklerden söz etmekten çekinmeyenlerin kaba telaffuzu. Haykıracak tek bir kelimesi olmayanların şarkıları. Asılsız bir telefon rehberi ve sessiz çalan telefonlar. Hayallerinin kaç para ettiğini merak eden ressamlar. Yazarların en büyük düşmanı hortlaklar. Kasıklarına ağrılar girmiş birinin gülmekten düşünemediği bir cennet hasretini açıklayan psikiyatristler. Arzusu dinmek bilmeyen bir ilk mektup kütüphanesi. Kaşları yukarı kalktıkça aşağısının kaç kilometre olduğunu düşünen bir özgürlük anlayışının labirentteki peyniri kaptığı an. Aşk ile yaşayanların en son düşündüğü gibi parlak ışıkların altındaki cesur yürekleri kazanan geçici mutluluklar artık. Artık her şey iki satır arasında. Aynı güne uyanan binlerce kötü yapım ve çarpıcı birkaç kelimeyle ayakta duran hırsızı hemen yakalayan bir kovalamacanın kötü yanı gibi bazı anlar. Seni aynı çemberde amatör bulan taraftarlar.
Belki de saklanmanın yolu yok ama seviye denilmişken suyun derinliğinde yüzen bir yanı var balıkların art dediği okyanuslardaki şeffaf yosunların uzaklığında. Bir oyunun en zor yanı gibi okumanın süreklilik kazanması. Bence açmadan kapatmayın denilen cinsten günler. Okuma yazması olmayanların sürdürdüğü tartışmalar. Fakir ama her şeyi de var derken tasarruf modunu açmayı bize bırakanlar. Aşırı duygusal temaların renkli bir bilgi birikiminin dışında kaldığı çarşaflar. Sakın seni aynı yerde sanmasınlar karıncalar. Korkar onlar hemen ve ağlamak için yanlış günü seçmiş kelebeklerin beklenti dolu bakışları. Ne kadar da şirin bir başlangıç, şimdi sıra korkuyla susmayı beklemeye geldi. Kolay gelsin ama benim sizin aklınıza ihtiyacım yok demek için can atan bir sürü insanın intikam dolu yaşamları. Saplantılı bir şairin kolaya kaçan dürbünü gibi bazen evlerin ışık yanan odaları. Takunya dediğin anda sahilden hamam odasına geçecek gibi değil artık misafirler.
Peki sen kimdin eskiden? Ben günde yarım saatimi bile ayırmadığım konularla yarım saat arttırarak bütün hayatı kendime katmak istediğim gibiydim. Bazıları için kayıp bir yarı ömür kısacık bir an ile yükselen seslerin arasındaki fotoğrafın kimlik mücadelesinde saklıyken ben rüyalarıma bile inanmadığım bir hikâyenin yasaklı yanındaydım. Saf gibi görünsem de öğrenmeye ayırdığım sürenin yarısı bize yetecekken başımıza gelecekler listesini minimuma indirdiğimde yanımda kalan birkaç kişilik oyunun sonsuz hazzını yaşatmak için kahvaltılardan kalan, bilgisayara koşturan bakışlarımın hafızası. Aradığını bulma sorunu olmayan bir mıknatıs için bitirilmiş okullar. Yalnızlığın son gününden hızla kaçıyor artık posta pulları ve bir iki derste daha yeri var. Benim yalın ayak çıktığım yoldan aynı hızla dönen biri daha var diye aklıma yatan hayallerin tek kahramanı artık mutsuz. Kalbini aşka yatır diyenler seni uzun bir uykuya iterken resmedilmiş yüzyılların arkasından bakanların sokağında ağlamaklıydım. Ne var bunda derken biri herkesin günlük koşturmacasına devam ettiği gibi gözyaşlarım tuzsuz deli bekir diyelim. Kaç kez yaşanmalı acaba aynı ayrılık sahnesi, bunun ne kadarı herkesle paylaşılır ve biriyle asla aynı anda konuşulmaz? Bu konuyu açanların doktoru aynı sokakta olsa da yolda kaybettiklerim için markette sıraya girenlerin hedefleri şaşmaz gibi... bilmiyorum bugün mavi tonlarından daha uzak bir esinti olur mu pembeye derken bilim insanı sıraya dizer diye kültürel bir yaşam tarzının gerisinde gözlüklerim. Akşama yazarım.
Sen bakma bana bazen sayıklarım, bazen unutup tartışmalarımızı adını sayıklarım bazen de hatasız günlerin kusursuz yanlarında bulurum seni. Yaşamın hafif bir tebessümden sonra ne yöne döndüğünü merak ettin durdun, öyle değil mi? Bu kadar konuşmanın nesi seni az daha düşünmeye götürdü bilmiyorum, nesi seni kendinden daha emin kıldı anlamıyorum. Mutlaka iyi bir nedeni var sahilde beni beklemenin yine de. Unutma ki biz tek değiliz dedi çılgınca kuyruğunu sallayan masalcı ninenin kedisi ve bekledi. İnanmıyorsan sor! Öylece oturup seni bekledi. Onun adına üzüldüm. Kendime olan saygım arttı... ama aslında tek korkak yanımız aynanın kenarında duran tek yapraklı kapaklı defter. Ne demekse artık dersin bir gün, o da bekler. Sen de bu beklenir der. Beni bir kalemde siler tüm öfkesiyle sallanan gecenin uyumsuz kadehinden görünen bir lambanın loşluğunda. Çok fazla arayı açtın derken görünüverir o kapakta. Yok artık benden daha çok anlayan biri ama belki beni de hesaba katar da biraz daha cesur davranır bir diğeri. Şiir gibi.
Sayıklamak demişken biraz kendine gelmen şarttır. Bakınca dışarıda güneşin altındaki sokağa anlarsın hayatın renk tonunu da. Ben dahi olmasam da senin aklından farklı işleyen bir sistemde yaşıyorum, tek ortak yanımız okumak ve birlikte yaptığımız hiçbir şey yok. Artısı eksisine denk gelince yüzyıllarca beklediğin okuma bugün oldu ama sapları yeşil olan çiçekler bana bölünmüş bir sayfanın tasarruf modunu anımsatıyor. Yazlıktan dönenler artık iyi insanlar. Kışın karda beklediğimiz daha ılımlı bir ruh hali. Saçlarının rengini bilmiyorum ama çok kötü olmasa gerek turuncunun bir açık tonunda bekleyen kekeme bir sarışın. Çakıl taşlarının altından çıkan bir solucan gibi anlamsız bugün yine ağlamak. Artık sen üzgün değilsin, ben de farklı ve çabucak açıklanabilecek bir yanı yok anladıklarımın ama anlamamak da imkânsız. Tiril tiril giyinmiş bizi bekliyor bugün yine aynı yolu her gün yürüdüğüm bir arkadaşım ve bana günaydın demeyi unutmadığından gittiğimiz okuldan memnunuz fakat gerçek olacak ne var bilmiyorum yaza kadar aynı güneşin altında. Belki anlaşmak lâzım ve belki de görmeden karar vermemek lâzım derken neden yanımda değil aynı günün adını koyan bir bakış?
Yalandan kim ölmüş diyorlardı, duydun mu? Yoksa sen de onlara uydun mu? Ben akılsızın aşkıyla yola çıkıp biraz daha zeki göründüm, siz de aklınızı aynı çayırda bulup sonsuza gömüldünüz, hepsi bu. Aslında hakaretin hesabını tutan bir makine vardı birden gaza gelince bana da mantıksız gelmedi ama hiç benim gibi biri var mı? Onlar çoktan sıkıldı gitti, kitap olarak okumak bize kaldı. Sayabileceğin ne kaldı, bir mum veya kişisel uyum? Yaklaştıkça sonsuzluğun kibirli katkısı ben biraz uzağa kaçtım ama ne tanıdık biri var ne de sevdiğim bir renk derken gördüğüm sabun köpüğü. Köpükler duruldu ama dibinde kaldı tortusu açtıkça sen bir konu anlaşılacak gibi değildi dersin. Ben iyi biri olduğuna inandığım kimseyi tanıyamamış oldum sen de sevmediğinden beni yine onları yolda yakalayan bir gereksiz çabaydın ama bence bize bunlar benim yüzümden olmadı. O kadar aptal patatesi nereden buldun bilmiyorum ama çamurlarını soydukça aklımın ucundan geçmeyen bir soğan yerini belli ederken anladım binlerce çalışanın hatırını sayan bir kâbusun battığı yerdeki son katıksız bahtının karardığı gibi... ben unuttum. Sen hiç özledin mi?
Okumak ne kelime, adeta yutuyoruz kelimeleri. Her bir çizgi gerçeğin ötesinde renklerle yürürken bazı genel gerçekler saydam bir sarı sayfa gibi kanıksandı ve çaprazında yaşayan bir ruh bunalımını aktarmanın renksel bir uyumunu evrende bulamadığından uyandı aynı sabaha. Sabahlar konusunda yanılmayan bir gece yarısının intikam bilmeyen yanı bizi hedef alırken korkağın biri sayfanın az soluna biraz göz atıp savurganlıktan bir içki daha aldı alkolsüz ama az posası olan cinsten sade bir kutuydu bu. Artık bu kadar konuşmanın anlamı kalmadı derken işinden olan bir memur araya girdi ve çaprazında yaşayan büyük bina olmaksızın anlayamayacağı bir yabancıdan söz etmekten sıkıldım dedi. Yaslı bir hanım vardı dünyanın öte bucağında biraz da yanılmış gibi adamı koruması altına alırken benden söz ettiğini unuttu sanki bu gibi nedenlerle. Aslında gökyüzünde yaşanmayacak bir karmaşaydı kapıları karıştırmak ama bana çok oldu diye takıldılar biraz. Korkmadığımı söyledim ama yankılanan ilahi tiryaki dergisi seslerini artık biz de tanıyamıyorduk iyi bir ihtimalle... artık ne okuyabilirdik anlamadılar.
Korkunun diğer yanında aşk ile yaşayan bir çaresizliğe herkesin dokunmasını enteresan buldu, dedim. Beni ispiyonculukla suçlamamanın bir yolunu bulmak için epeyce teste tabi tuttular ama konuları açan kişi kapatsaydı bize sarı bir sayfa bile kalmazdı. Yalın ayak yürüdüğün yolun diğer yakasını anlatma ve pembe bir balonla karşıla şimdi her sevdiğin lüle saçlıyı. Onlar senin adına yaşamanın bir diğer kapsamlı yaşam tarzında beni bulmayı tekrar denediler ama artık kapağını benim de açtığım gibi kapanmıyordu hiçbir konu. Yarının izlerini sen de gördün mü? Beni tanık olarak yaşatan tek bakir toprak parçasında yalının sahipleri güneşleniyor diye birbirinden tiksinmeyen bir kedi fare oyunu anlayış kıtlığında ele alınmalıydı belki de kim bilir? Kırların içinden çiçekle çıkamayan bir kız çocuğu olduğu gibi dünya yasta derken sevmedik bazı tanımadık duyguları biz de. Yakına gelen beden ayaklarını suya batırır gibi sakin br tavırla enerjisinin dünyanın sınırlarından taşabildiğine değindi. Ölüm artık ağzımın açık kaldığı gibi yankılanan bir hırstan yana telaffuzu kolay olmayan hayatlara dokunuyordu. Sayfayı açtığımı nereden bildiler? Bir isim benzerliği dedi biri, biraz tanışıklık dedi bir diğeri ama herkesin kendisini iyi hissettiği bir umut yok oluyor sandılar. Şeytan suçunu itiraf edene kadar anlaşılmayan ne varsa oldu ama benim için yolun yarısı diye üzülmeyecek biri benden neler götürdüğüne aynı platformda değinemeyecekti. Yeni bir gündem oluştuğunda, çaresizlik sandığımdan da cazipti. Neden biliyor musun? Hayal ile gerçek aynı çizgide yaşamıyordu artık da ondan. Can çekişenin kim olduğundan emin olmayı sevmezlerdi.
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabre- denleri sever.
El Muhyi
El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “diri ve canlı olmak, yaşamak” anlamındaki hayât (hayevân) kökünün if'âl kalıbından sıfat olan muhyî “yaşatan, dirilten” demektir. Allah'ın ismi veya sıfatı olarak “hayatla ilgisi bulunan varlıkta hayatı yaratan, can veren” diye açıklanır. Muhyî dirilten, zıttı Müîd' öldüren demektir. Muhyî Kur'an'da Allah'a nisbetle iki yerde isim olarak geliyor. Müîd' ise hiçbir yerde isim olarak gelmeyip hep fiil formunda geliyor. Bunun anlamı şudur: Allah öldürme işini doğrudan üslenmemiştir, bu iş ile Zatı arasına mesafe koymuştur. · · Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için · Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak... · İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için · Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması ·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, ken- disine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
El Muksit
El Muksit - Her şeyde olan hayrı görmek için - dünyada da mutuluk için · · Allah'ın 99 güzel isimlerinden birisidir El-Muksit; adil olan, her işi birbirine denk olan, birbirine uygun yapan, her işini yerli yerinde yapan anlamına gelmektedir. El Muksit isminin anlamına bakacak olduğumuzda; hükmünde adil ve insaflı olan, haksızlıkları düzelten, adaletten şaşmayan, haksızlıkları düzeltip hakkı olana hakkını veren anlamlarında kullanılan bir isimdir. Bu isimle birlikte 99 ismin de anlamı sadece Allah'a aittir. El Muksit anlamı oldukça fazladır. Dini anlamda düşündüğümüzde; Allah, Muksit ismiyle adaleti tesis ve temin etmektedir. Bunun yanında en üstün adalet ve merhamet sahibi olan Allah, zerre kadar da olsa haksızlığa uğratmaz. Kullarına tam adalet ve merhamet üzere muamele etmektedir. Sözlükte “âdil olmak” anlamındaki kıst kökünün “if'âl” kalıbından türemiş bir sıfat olan muksıt “adaletle hükmeden, âdil” demektir. Muksıt ismi Kur'an'da Allah'a nisbet edilmemekle birlikte “kıst” ve “iksât” kavramları zât-ı ilâhiyyeyi niteleme çerçevesinde kullanılmaktadır. · · Düğünden önce - Eğlenceyi de tatmak için. · Düğünden sonra - Suçluluk hissinden kurtulmak için... · İletişim: Aşktan asla ödün vermemek için · Durum: Duygu sömürüsüne maruz kalmamak ·Sonuç: Çok eğlenip çok çalışmak
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de pey- gamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse ge- risingeriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisinge- riye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükreden- leri mükâfatlandıracaktır.
El Kerim
El Kerim - Koşulların iyileşmesi için - dünyada da mutluluk için · · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “cömert olmak, iyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak” anlamındaki kerem (kerâmet) kökünden sıfat olan kerîm “yaratılıştan cömert olan, insanın şerefiyle bağdaşmayan her türlü şeyden arınmış bulunan” demektir. El-Kerim esmasıyla ilgili merak uyandıran pek çok detay bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim de Vakıa Suresi 77-80.ayetlerde, Alak Suresi 3. ve 5.ayetlerinde, İbrahim Suresi 34.ayetinde ve Furkan Suresi 7 ayetinde El-Kerim esmasına yer verilmiştir. Esmanın hadislerde sıkça geçtiği bilinmektedir. Arapça “ krm” kökünden gelen “karim” kelimesi “kerim” haline dönüşmüştür. Cömert olan, yüce gönüllü ve kerem sahibi demektir. · · Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için · Düğünden sonra - Şükretmek için · İletişim: Hislerinin günlük hayat rutininde ezilmemesi için · Durum: Çok çirkin bir şeyden güzellik ummamak ·Sonuç: Kimsenin hakkını yememek için
İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip aza- bı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklı- dırlar(!)
El Hak
El Hakk - Daima bir şansın olduğunu bilmek için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden birisi olan El-Hakk ahiret gününde hak ile batılı birbirinden ayıran ve hakkı olanı sahiplerine zalimlerden alıp veren anlamına gelmektedir. Ayrıca varlığı daimi ve hakiki olan hiçbir zaman değişmeyen, sürekli var olma durumunda olan demektir. El-Hakk isminin Türkçe anlamı Hakkın sürekli var olduğunu, hiç değişmediğini, öncesi ve sonrası olmadığını, sürekli var olma durumunu ifade eden bir sıfattır. Bakara Suresi 2/42. ayeti: "Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin. Ve la telbisul hakka bil batılı ve tektumul hakka ve entum ta'lemun. Al-i İmran Suresi 3/3. ayeti: Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. · · Düğünden önce - Şüphe duymamak için · Düğünden sonra – Kurallara uygun yaşamak için · İletişim: Ünlülerin dünyasında sosyete dolayısıyla yalana ve iftiraya düşmemek için · Durum: Korkulara hükmetmek ·Sonuç: Kapasiteni zorlamamak
Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünya- lık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir ön- der ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.5 İşte bunlar ona (Kur’an’a) ina- nırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun va- racağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rab- bin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
El Vali
El Vali - Dünyada da iyilik istemek için - dünyada da mutluluk için · El Vali esması, dünyayı ve kainatı idare eden, varlıkları gözetip koruyan anlamına gelir. Bütün kainat Allahu Teala tarafından yaratılmıştır ve düzeni onun tarafından tatbik edilmekte, kontrol altında tutulmaktadır. Bu nedenle içinde bulunduğumuz kainatta her ne yaşanırsa yaşansın, Allah hepsinden haberdardır ve hepsi Allahu Teala'nın kontrolü ve bilgisi dahilindedir. El Vali isminin ilk anlamı evreni ve kainatı kusursuz, eksiksiz bir şekilde yöneten demektir. Günlük ibadetlerde Fatiha Suresi ile birlikte zikredilen El Vali esması, kişinin giriştiği her işte başarılı olmasını sağlar. · Düğünden önce - Dünya ülkelerini gezmek ve tanımak için. Tüm dinlere saygılı olmak için. · Düğünden sonra - Arkadaşlık için · İletişim: Zayıf yanlarını hissedip baş etmenin yollarını bulmak için · Durum: Zamansız aşk yaşamamak Sonuç: Pişmanlık ve üzüntüyle karar almamak
Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz on- lara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.
El Adl
El Adl - İnsanlara adil davranmak için - dünyada da mutluluk için · Adl, “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” vb. mânalara gelen bir masdardır. Ayrıca “doğruluk, hakkaniyet ve adalet” anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi, “çok âdil” anlamında sıfat olarak da kullanılır. - Gerçekten adalet sahibi olan O'dur.- Mutlak adil olan ve herzaman, herşeyi yerli yerinde yapan o'dur. - Yaptıklarının hepsi hak ve adalet üzere olan'dır. - Adaletli olan O'dur. - Adalet ile hükmeden O'dur. - Adalet sahibi olan O'dur. Adl; mutlak adâlet sahibi, çok adâletli, asla zulmetmeyen; her şeyi yerli yerine koyan demektir. Yalnızca En'am Suresi'nin 115. ayetinde Allah'ın sözünün adaletli olduğu belirtilir. · Düğünden önce - Kaderine razı olmak için · Düğünden sonra - Evleneceğin kişiyle cennette de tanışmak için · İletişim: Kıskançlıkla her şeyi yakıp yıkmamak için · Durum: Kısırdöngü yaşamamak ·Sonuç: Boş heveslerle hayatını ziyan etmemek
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir ni- met tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecek- tir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.
El Mani
El Mani - İki kere düşünüp davranmak için - dünyada da mutluluk için · · Mâni' kelime anlamı itibariyle; dilemediği şeylerin gerçekleşmesine izin vermeyen; kötü şeylere engel olan anlamına gelmektedir. Allah Teâlâ, bazı isteklerin gerçekleşmesine izin vermez. Bütün isteklerimiz, Allah'ın dilemesi ve takdiriyle gerçekleştiğine işaret edilir. Allahu Teala, sevdiği kulları korur gözetir ve onların günah işlemesine mani olur. Takva sahibi kullar da Allah'ın ayetleriyle haram kıldığı şeylerden uzak durur ve hep salih amel işlemeye çalışır. El- Mani, Allah'ın hem dünyada hem de ahirette kullarını koruyup gözetmesi, haksızlığa ve fitneye engel olması demektir. Kur-an'da 4 surede el-Mani ismi geçmektedir. · · Düğünden önce - Boşanmak için. · Düğünden önce - Herkese doğru hitap etmek için... · İletişim: Kaygılarının başına gelmemesi için · Durum: Şımarıklığı abartmamak ·Sonuç: Ev halini huzurla beslemek
De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gel- miştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden so- rumlu değilim.”
Er Rezzak
Er Rezzak - İyi bir işten bol ve helal kazanmak için - dünyada da mutluluk için · Er-Rezzak kelime anlamı itibariyle rızka kefil olan ve onu veren şeklinde tabir edilebilir. Er-Rezzak ismi Kur'an-ı Kerim’in Hud suresinde yer alır. Sebe Suresinin 39. ve Zariyat Suresinin 58. ayetinde geçen Rezzak, kullarına karşı izzeti, ihsanı ve merhameti sonsuz olan Allah'ın isimlerinden biridir. Er Rezzak ismi de tam olarak bu durumu açıklayan bir isimdir ve Allah'ın (cc) izni olursa kulların her şeye sahip olabilecekleri şeklinde açıklanabilir. Aynı zamanda Allah-u Teala (cc) yaratmış olduğu tüm kullarının rızıklarını gözetmekte ve kullarını takip etmektedir. · Düğünden önce - Sokak hayvanlarını ve ihtiyaç sahiplerini korumak için · Düğünden sonra – Kuran-ı Kerim okumak için · İletişim: Huzurlu hissedip korkuya yenilmemek için, aldatılmamak için · Durum: Hedeflerini aynı sayfada bulmak buluşturmak için öngörü Sonuç: Yanlış tahmin ve ihtimallere yenilmemek için
Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır diler- se, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kulla- rından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merha- met edicidir.
Er Rauf
Er Rauf - Her şeyin bir çaresi olduğunu unutmamak için - dünyada da mutluluk için · Er Rauf esması merhamet eden acıyan demektir. Er Rauf esması ise Allah'ın kullarına merhamet eden ve onların günahlarını örterek kullarını affeden ve affetmeyi seven bir yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Re'fet kökünden türemiş olan Er-Raûf isminin anlamı farklı olarak birçok kez açıklanmıştır. Er-Raûf isminin anlamı aşağıda sizlere açıklanmıştır. · - Kullarına acıyan ve şefkat ile muamele edendir. · - Rahmet ve merhametin en üst seviyesinde olandır. · - Merhametinden dolayı kullarının kusurlarını örten ve günahlarını bağışlayandır. · Allah, kullarına şefkatlidir. Allah; kendisine karşı gelmemizden bizi sakındırması O'nun Er-Rauf oluşundandır. Bizi kendisine karşı gelmemizden sakındırması ise ancak ilahi vahiyle mümkündür. Bundan dolayı Kur'an Er Rauf olan Allah'ın kullarına bir şefkatinin bir meyvesidir. · Düğünden önce - Kurduğun düzenin bozulmaması için. · Düğünden sonra - Doğru mesleği seçmek için... · İletişim: Ansızın gelen bir zenginliktense lüksü hayatına zarafetle katmak için · Durum: Herkesi anlayışla karşılamak Sonuç: Fazla detaya bakmamak
Yine bana şöyle emredildi: “Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dîne çevir. Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma. Allah’ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebile cek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zâlimlerden olursun.”
Ya Allah
Zikir Ve Yaşam İçinde Yaşamı Bulmak · Ya Allah -İbadet etmek için · Sadece ruh eşine görünmek için Müminleri bir kitaptan tanımak için Karşına kafir çıkmasın diye Sorunlu insanlara sevgili dememek için Sadece sorduğun sorulara yanıt almak için Tanımadığın insanlar rüyana bile girmesin diye Falında cennet olarak tanıtılan eşinle tanış diye Kaderini güzel yaşamak için Evladının geleceğinden emin olmak için Hiçkimse senin falına maydonoz olmasın diye Emin olmadığın kişilere merhaba bile dememek için Peygambere sormadan tek bir adım atma diye Ya Allah Ya Bismillah · Görsel hafızanda ailenin olması için. · Durum: Kaderini Allah"ın rızasıyla yaşamak. Çizgini korumak. Sonuç: İdeallerini tespit etmek ve korumak.
Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görür dün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye ve- riyoruz.
Er Rafi
Er Rafi - Ailece saygınlık duygusuyla yaşamak için - dünyada da mutluluk için · Er-Rafi anlamı bakımından yükselten yücelten ve yüksek mevkilere ulaştıran anlamına gelmektedir. Er Rafi esması Allahu Teala'nın istediği şeyleri istediği zamanda yüceltmeye ve yükseltmeye layık olmayı ifade eder. Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “yukarı kaldırmak, yükseltmek, yüceltmek” anlamındaki ref' (rifâ') kökünden türeyen râfi' kelimesi “yükselten, değerini arttıran, izzetli ve şerefli kılan” demektir (Râgıb el İsfahânî, el-Müfredât, “rf?a” md.). Allah'ın Îsâ'yı kendisine ref' edeceğini bildiren âyette râfi' (Âl-i İmrân 3/55), “sıfatları yüce” (veya “dereceleri yükselten”) meâliyle başlayan âyette ise (el-Mü'min 40/15) refî' ismi yer almıştır. · Düğünden önce - Kaliteden ödün vermemek için · Düğünden sonra - Eğitim ve geleceğe dönük planlama · İletişim: Tebessümü yüzünden eksiltmemek için · Durum: Sözün güzeline kulak vermek Sonuç: Kendi yaptıklarından sorumlu tutulmak için
Onlara de ki: “Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyor sunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz dir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.”
El Vekil
El Vekil - Çalışkan olmak için - dünyada da mutluluk için · Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “işinin görülmesini başkasına havale etmek” anlamındaki vekl (vükûl) kökünden türeyen vekîl “işin havale edildiği kimse” demektir. Terim olarak “bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan varlık” mânasına gelir. El Vekil anlamı en kısa biçimde Allah'ın vekilliğini ifade etmektedir. Farklı anlamları da bulunmaktadır. EL-VEKÎL. Sonsuz güven veren. Tek koruyucu otorite. “Sen sadece bir uyarıcısın, her şeye VEKÎL olan sadece Allah'tır.” (Hûd 11:12). Kur'ân-ı Kerim'de Allah'tan başka vekîl olmadığı ve vekîl olarak Allah'ın yeteceği beyan edilmektedir. Diğer taraftan pek çok ayette Hz. Peygamber'in vekîl olmadığı zikredilmektedir. · Düğünden evvel - Geleceğini görmek için. · Düğünden sonra - Özel hayatına saygı gösterilmesi için... · İletişim: Hevesli olduğun konularda planlı ve uygun davranışlarda bulunmak için · Durum: Kaderi bir tartışmaya mahkum etmemek ·Sonuç: Dünyaya bir güzellik bırakmak
“Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz” (deyin).
En Nafi
En Nafi - Kültür seviyene uygun kişilerle karşılaşmak için - dünyada da mutluluk için · · Esma-ül Hüsna diye bilinen bu isimlerden "En-Nafi", fayda veren şeyleri yaratandır. Allah, sürekli fayda veren ve yarar sağlayan şeyleri yaratan güçtür. En-Nafi istediği kuluna fayda ve yarar sağlayandır. En-Nafi esmasının Türkçe anlamı şöyledir; sürekli yaratan, yaratmasında hikmetler bulunan. Sözlükte "fayda vermek" anlamındaki nef' kökünden türeyen nâfi' kelimesi "fayda veren" demektir. Fayda veren, zarar vermeyen anlamlarına gelir. Mahlukata hayır ve faydalı şeyler yaratan anlamına gelir. · · Kur-an'da "Allah'tan başka size fayda ve zarar verecek yoktur" anlamında birçok ayet olduğu bilinmektedir. "Hayır ve şer Allah'tandır." İfadesi de bu ismi işaret etmektedir. En-Nâfi ve Es-Dâr esmasının ıstılah anlamları da olduğunu belirtelim. · · Düğünden önce - Yaratıcı işlerde güven duygusu için. · Düğünden sonra - Ailede huzur için · İletişim: Zarif ve güzel olan her şeyi ve kendine yakışanı bulmak için · Durum: Umudunu hayata yansıtmak ·Sonuç: Coşkuyla hayatı kutlamak
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Ken- dinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zen- gindir, övülmeye lâyıktır.
El Muiz
El Muiz - Mutluluğu tüm güzellikleriyle paylaşabilmek için - dünyada da mutluluk için · Esma-ül Hüsna'da yer alan Allah'ın isimlerinin başına El-, Ya-, Ey-, ekleri gelerek ifade edilmektedir. El-Muiz esması anlamı ile Allah'ın yüceliğini ifade eden isimlerden birisidir. El-Muiz isminin anlamı, dilediğini aziz eden, izzet, ikram veren, yardım eden şeklinde açıklanmaktadır. El Muiz esmasını zikretmek sıkıntılardan kurulmaya ve mutluluğu huzuru bulmaya vesile olmaktadır. El Muiz esmasının anlamını bilerek ve inanarak zikretmek Allahu Tealanın kişiye izzet ve ikram etmesine vesile olmaktadır. Muiz ismi Kur'ân-ı Kerîm'de geçmemektedir. · Düğünden önce - Küçük şeylerden büyük mutluluklar almak için · Düğünden sonra - Kimseye özenmeyip özendirmezken... satış-müşteri ahlakına yönelik · İletişim: Prestij ve saygınlık karşısında utanmamak için · Durum: İlim ve özel hayatını karıştırmamak Sonuç: Kimseye yük olmamak
Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceği- miz günü hatırla.
El Cami
El Cami - Tedbirli olmak için - dünyada da mutluluk için · Allah, ahiret gününde insanları bir araya getirecek ve onları dünyada yaptıklarından hesaba çekecektir. El Cami Arapça Cemea isminden türemiştir. Mükemmel olan her şeyi sıfat olarak kendinde bulunduran, ruhu ve bedeni bir araya getiren, dostları ve kalpleri birleştiren demektir. El Cami esması Allah’ın istediğini istediği yerde bir araya getirme, toplama ve yaklaştırma kudretini anlatmakladır. Kıyamet günü geldiğinde ‘O’ tüm kullarını toplayacak olandır. Allahu Teala birbirine benzeyenleri bir arada toplayandır. İnsanları da yerkürede bir araya toplamıştır. Birbirine benzemeyenleri bir araya toplayandır. Ayı, yıldızı, güneşi, gökleri, hayvanları, havayı, bitkileri toplayandır. · Düğünden önce -Kavga ve tartışmada kaybetmemek için. · Düğünden sonra - Oruç tutmak için · İletişim: Boyun eğmek zorunda kaldığın durumlarda kendine sırdaş kalabilmek için · Durum: Yanlış varsayımlara kapalı olmak ·Sonuç: Kışkırtmalarla baş etmekte zorlanmamak
Günler su gibi geçiyor. Gençler evde oturmaktan, diğerleri işlerin yoğunluğundan uzun bir kışın tadına varamamış ama şımarmamak için gerçekten üstün bir çaba harcıyorlar. Kaliteli bir gün için neler vermezdim diyenler hayatının en güzel gününü bekleyenlerle birlikte yine. Hayatın pembe göründüğü sokakların tenha köşelerinde yaşanan telaşlar var. Yalnızlığın sonu ne yazık ki biraz da endişeyle biten yalanlarla dolu. Kızların hevesini kaçıran konular o kadar fazla ki susmak bilmiyorlar. Nedense herkes aynı nedenle yaşamıyor gibi. Farklı amaçları olan bu insanların tebessüm etmekten başka ortak bir yanları yok. Evleri ayrı. Sokakları ayrı. İşleri ayrı. Karakterleri ayrı. Aile anlayışları ayrı. Kolay bulunan hiçbir şey yok hayatta. Küçücük bir çay için büyük bir çaba harcayanlarla dolu kafeler. İş çıkışı diye geçiştirilen randevulara vaktinde yetişen kimse yok. Bir şeyler ters gidince herkes birlik olmayı bilmiş. Hobileri ile dünyayı döndüren sanatçı ruhlu kabadayılıkların eserleri de sonsuz bir yanlış anlama içinde adi bir kopya gibi günü lekeliyor. Yazılanların ardındaki ateş çemberlerinden atlayanların sahte yüzleri aydınlatıyor geceyi. Karnına bir tekme yemiş gibi sakin bütün hayvanlar. Pençeleri olan kaç canlı var diye soracak gibi bütün hocalar. Asılsız bir iddianın ortaya çıkması için harcanmış yaşamlar.
Sakız gibi bir şey istiyor canım
Benim de
Alalım mı Yoksa var mı yanındaki
Yok
Bakkalın raflarında gezinen elleriyle yokladıkları ürünlerden birine bile ihtiyacı olmayanların girmekten vaz geçtiği mekanlar. Evde o kadar çok yemediğimiz şey var ki kendimi diyette sanıyorum diyenlerin uzun bir listesi. Kabak tadı verdi artık seviyesizlik derken gerçeklerden söz etmekten çekinmeyenlerin kaba telaffuzu. Haykıracak tek bir kelimesi olmayanların şarkıları. Asılsız bir telefon rehberi ve sessiz çalan telefonlar. Hayallerinin kaç para ettiğini merak eden ressamlar. Yazarların en büyük düşmanı hortlaklar. Kasıklarına ağrılar girmiş birinin gülmekten düşünemediği bir cennet hasretini açıklayan psikiyatristler. Arzusu dinmek bilmeyen bir ilk mektup kütüphanesi. Kaşları yukarı kalktıkça aşağısının kaç kilometre olduğunu düşünen bir özgürlük anlayışının labirentteki peyniri kaptığı an. Aşk ile yaşayanların en son düşündüğü gibi parlak ışıkların altındaki cesur yürekleri kazanan geçici mutluluklar artık. Artık her şey iki satır arasında. Aynı güne uyanan binlerce kötü yapım ve çarpıcı birkaç kelimeyle ayakta duran hırsızı hemen yakalayan bir kovalamacanın kötü yanı gibi bazı anlar. Seni aynı çemberde amatör bulan taraftarlar.
Belki de saklanmanın yolu yok ama seviye denilmişken suyun derinliğinde yüzen bir yanı var balıkların art dediği okyanuslardaki şeffaf yosunların uzaklığında. Bir oyunun en zor yanı gibi okumanın süreklilik kazanması. Bence açmadan kapatmayın denilen cinsten günler. Okuma yazması olmayanların sürdürdüğü tartışmalar. Fakir ama her şeyi de var derken tasarruf modunu açmayı bize bırakanlar. Aşırı duygusal temaların renkli bir bilgi birikiminin dışında kaldığı çarşaflar. Sakın seni aynı yerde sanmasınlar karıncalar. Korkar onlar hemen ve ağlamak için yanlış günü seçmiş kelebeklerin beklenti dolu bakışları. Ne kadar da şirin bir başlangıç, şimdi sıra korkuyla susmayı beklemeye geldi. Kolay gelsin ama benim sizin aklınıza ihtiyacım yok demek için can atan bir sürü insanın intikam dolu yaşamları. Saplantılı bir şairin kolaya kaçan dürbünü gibi bazen evlerin ışık yanan odaları. Takunya dediğin anda sahilden hamam odasına geçecek gibi değil artık misafirler.
Peki sen kimdin eskiden?
Ben günde yarım saatimi bile ayırmadığım konularla yarım saat arttırarak bütün hayatı kendime katmak istediğim gibiydim. Bazıları için kayıp bir yarı ömür kısacık bir an ile yükselen seslerin arasındaki fotoğrafın kimlik mücadelesinde saklıyken ben rüyalarıma bile inanmadığım bir hikâyenin yasaklı yanındaydım. Saf gibi görünsem de öğrenmeye ayırdığım sürenin yarısı bize yetecekken başımıza gelecekler listesini minimuma indirdiğimde yanımda kalan birkaç kişilik oyunun sonsuz hazzını yaşatmak için kahvaltılardan kalan, bilgisayara koşturan bakışlarımın hafızası. Aradığını bulma sorunu olmayan bir mıknatıs için bitirilmiş okullar. Yalnızlığın son gününden hızla kaçıyor artık posta pulları ve bir iki derste daha yeri var. Benim yalın ayak çıktığım yoldan aynı hızla dönen biri daha var diye aklıma yatan hayallerin tek kahramanı artık mutsuz. Kalbini aşka yatır diyenler seni uzun bir uykuya iterken resmedilmiş yüzyılların arkasından bakanların sokağında ağlamaklıydım. Ne var bunda derken biri herkesin günlük koşturmacasına devam ettiği gibi gözyaşlarım tuzsuz deli bekir diyelim. Kaç kez yaşanmalı acaba aynı ayrılık sahnesi, bunun ne kadarı herkesle paylaşılır ve biriyle asla aynı anda konuşulmaz? Bu konuyu açanların doktoru aynı sokakta olsa da yolda kaybettiklerim için markette sıraya girenlerin hedefleri şaşmaz gibi... bilmiyorum bugün mavi tonlarından daha uzak bir esinti olur mu pembeye derken bilim insanı sıraya dizer diye kültürel bir yaşam tarzının gerisinde gözlüklerim. Akşama yazarım.
Sen bakma bana bazen sayıklarım, bazen unutup tartışmalarımızı adını sayıklarım bazen de hatasız günlerin kusursuz yanlarında bulurum seni. Yaşamın hafif bir tebessümden sonra ne yöne döndüğünü merak ettin durdun, öyle değil mi? Bu kadar konuşmanın nesi seni az daha düşünmeye götürdü bilmiyorum, nesi seni kendinden daha emin kıldı anlamıyorum. Mutlaka iyi bir nedeni var sahilde beni beklemenin yine de. Unutma ki biz tek değiliz dedi çılgınca kuyruğunu sallayan masalcı ninenin kedisi ve bekledi. İnanmıyorsan sor! Öylece oturup seni bekledi. Onun adına üzüldüm. Kendime olan saygım arttı... ama aslında tek korkak yanımız aynanın kenarında duran tek yapraklı kapaklı defter. Ne demekse artık dersin bir gün, o da bekler. Sen de bu beklenir der. Beni bir kalemde siler tüm öfkesiyle sallanan gecenin uyumsuz kadehinden görünen bir lambanın loşluğunda. Çok fazla arayı açtın derken görünüverir o kapakta. Yok artık benden daha çok anlayan biri ama belki beni de hesaba katar da biraz daha cesur davranır bir diğeri. Şiir gibi.
Sayıklamak demişken biraz kendine gelmen şarttır. Bakınca dışarıda güneşin altındaki sokağa anlarsın hayatın renk tonunu da. Ben dahi olmasam da senin aklından farklı işleyen bir sistemde yaşıyorum, tek ortak yanımız okumak ve birlikte yaptığımız hiçbir şey yok. Artısı eksisine denk gelince yüzyıllarca beklediğin okuma bugün oldu ama sapları yeşil olan çiçekler bana bölünmüş bir sayfanın tasarruf modunu anımsatıyor. Yazlıktan dönenler artık iyi insanlar. Kışın karda beklediğimiz daha ılımlı bir ruh hali. Saçlarının rengini bilmiyorum ama çok kötü olmasa gerek turuncunun bir açık tonunda bekleyen kekeme bir sarışın. Çakıl taşlarının altından çıkan bir solucan gibi anlamsız bugün yine ağlamak. Artık sen üzgün değilsin, ben de farklı ve çabucak açıklanabilecek bir yanı yok anladıklarımın ama anlamamak da imkânsız. Tiril tiril giyinmiş bizi bekliyor bugün yine aynı yolu her gün yürüdüğüm bir arkadaşım ve bana günaydın demeyi unutmadığından gittiğimiz okuldan memnunuz fakat gerçek olacak ne var bilmiyorum yaza kadar aynı güneşin altında. Belki anlaşmak lâzım ve belki de görmeden karar vermemek lâzım derken neden yanımda değil aynı günün adını koyan bir bakış?
Yalandan kim ölmüş diyorlardı, duydun mu? Yoksa sen de onlara uydun mu? Ben akılsızın aşkıyla yola çıkıp biraz daha zeki göründüm, siz de aklınızı aynı çayırda bulup sonsuza gömüldünüz, hepsi bu. Aslında hakaretin hesabını tutan bir makine vardı birden gaza gelince bana da mantıksız gelmedi ama hiç benim gibi biri var mı? Onlar çoktan sıkıldı gitti, kitap olarak okumak bize kaldı. Sayabileceğin ne kaldı, bir mum veya kişisel uyum? Yaklaştıkça sonsuzluğun kibirli katkısı ben biraz uzağa kaçtım ama ne tanıdık biri var ne de sevdiğim bir renk derken gördüğüm sabun köpüğü. Köpükler duruldu ama dibinde kaldı tortusu açtıkça sen bir konu anlaşılacak gibi değildi dersin. Ben iyi biri olduğuna inandığım kimseyi tanıyamamış oldum sen de sevmediğinden beni yine onları yolda yakalayan bir gereksiz çabaydın ama bence bize bunlar benim yüzümden olmadı. O kadar aptal patatesi nereden buldun bilmiyorum ama çamurlarını soydukça aklımın ucundan geçmeyen bir soğan yerini belli ederken anladım binlerce çalışanın hatırını sayan bir kâbusun battığı yerdeki son katıksız bahtının karardığı gibi... ben unuttum. Sen hiç özledin mi?
Okumak ne kelime, adeta yutuyoruz kelimeleri. Her bir çizgi gerçeğin ötesinde renklerle yürürken bazı genel gerçekler saydam bir sarı sayfa gibi kanıksandı ve çaprazında yaşayan bir ruh bunalımını aktarmanın renksel bir uyumunu evrende bulamadığından uyandı aynı sabaha. Sabahlar konusunda yanılmayan bir gece yarısının intikam bilmeyen yanı bizi hedef alırken korkağın biri sayfanın az soluna biraz göz atıp savurganlıktan bir içki daha aldı alkolsüz ama az posası olan cinsten sade bir kutuydu bu. Artık bu kadar konuşmanın anlamı kalmadı derken işinden olan bir memur araya girdi ve çaprazında yaşayan büyük bina olmaksızın anlayamayacağı bir yabancıdan söz etmekten sıkıldım dedi. Yaslı bir hanım vardı dünyanın öte bucağında biraz da yanılmış gibi adamı koruması altına alırken benden söz ettiğini unuttu sanki bu gibi nedenlerle. Aslında gökyüzünde yaşanmayacak bir karmaşaydı kapıları karıştırmak ama bana çok oldu diye takıldılar biraz. Korkmadığımı söyledim ama yankılanan ilahi tiryaki dergisi seslerini artık biz de tanıyamıyorduk iyi bir ihtimalle... artık ne okuyabilirdik anlamadılar.
Korkunun diğer yanında aşk ile yaşayan bir çaresizliğe herkesin dokunmasını enteresan buldu, dedim. Beni ispiyonculukla suçlamamanın bir yolunu bulmak için epeyce teste tabi tuttular ama konuları açan kişi kapatsaydı bize sarı bir sayfa bile kalmazdı. Yalın ayak yürüdüğün yolun diğer yakasını anlatma ve pembe bir balonla karşıla şimdi her sevdiğin lüle saçlıyı. Onlar senin adına yaşamanın bir diğer kapsamlı yaşam tarzında beni bulmayı tekrar denediler ama artık kapağını benim de açtığım gibi kapanmıyordu hiçbir konu. Yarının izlerini sen de gördün mü? Beni tanık olarak yaşatan tek bakir toprak parçasında yalının sahipleri güneşleniyor diye birbirinden tiksinmeyen bir kedi fare oyunu anlayış kıtlığında ele alınmalıydı belki de kim bilir? Kırların içinden çiçekle çıkamayan bir kız çocuğu olduğu gibi dünya yasta derken sevmedik bazı tanımadık duyguları biz de. Yakına gelen beden ayaklarını suya batırır gibi sakin br tavırla enerjisinin dünyanın sınırlarından taşabildiğine değindi. Ölüm artık ağzımın açık kaldığı gibi yankılanan bir hırstan yana telaffuzu kolay olmayan hayatlara dokunuyordu. Sayfayı açtığımı nereden bildiler?
Bir isim benzerliği dedi biri, biraz tanışıklık dedi bir diğeri ama herkesin kendisini iyi hissettiği bir umut yok oluyor sandılar. Şeytan suçunu itiraf edene kadar anlaşılmayan ne varsa oldu ama benim için yolun yarısı diye üzülmeyecek biri benden neler götürdüğüne aynı platformda değinemeyecekti. Yeni bir gündem oluştuğunda, çaresizlik sandığımdan da cazipti. Neden biliyor musun? Hayal ile gerçek aynı çizgide yaşamıyordu artık da ondan. Can çekişenin kim olduğundan emin olmayı sevmezlerdi.
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah
dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden
yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabre-
denleri sever.
El Muhyi
El Muhyi - Peygamberlere saygılı ve yakın olmak için - dünyada da mutluluk için
·
· Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “diri ve canlı olmak, yaşamak” anlamındaki hayât (hayevân)
kökünün if'âl kalıbından sıfat olan muhyî “yaşatan, dirilten” demektir. Allah'ın ismi veya sıfatı olarak “hayatla
ilgisi bulunan varlıkta hayatı yaratan, can veren” diye açıklanır. Muhyî dirilten, zıttı Müîd' öldüren demektir.
Muhyî Kur'an'da Allah'a nisbetle iki yerde isim olarak geliyor. Müîd' ise hiçbir yerde isim olarak gelmeyip hep fiil
formunda geliyor. Bunun anlamı şudur: Allah öldürme işini doğrudan üslenmemiştir, bu iş ile Zatı arasına
mesafe koymuştur.
·
· Düğünden önce - Ev hayvanları edinmek için
· Düğünden sonra - Her işin hakkını vermek ve karşılığını almak...
· İletişim: Güçlüyken güçsüz, haklıyken haksız duruma düşmemek için
· Durum: Dişlerinin bakımı ve korunması
·Sonuç: Her gün daha bakımlı olmak
ben ölürsem allah a kavuştum
sen öldürülsen allah a kavuştun
peygamberlerden dolayı eski dinimize dönmedik
o da şayet ölürse
o dönemde öldürülmüştü bazı peygamberler
ve bu açıdan tek konu hepimiziz
ve sadece ben ölmedim sanıyorsunuz
oysa ki; bir tek peygamberler için okuyabileceğiniz özel bir kitap kaldı elinizde
kitaba allah a tutunacağınıza
o konu gene öyle mi diye batıl şeylere tutundunuz
o zaman bu konu da aramızda aynı olmadı
hiçbir şey olmamış olunca anladığınızı sandınız
ortada bir konu kalmayınca da meraktan öldünüz
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir
süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, ken-
disine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona
da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
El Muksit
El Muksit - Her şeyde olan hayrı görmek için - dünyada da mutuluk için
·
· Allah'ın 99 güzel isimlerinden birisidir El-Muksit; adil olan, her işi birbirine denk olan, birbirine uygun yapan,
her işini yerli yerinde yapan anlamına gelmektedir. El Muksit isminin anlamına bakacak olduğumuzda;
hükmünde adil ve insaflı olan, haksızlıkları düzelten, adaletten şaşmayan, haksızlıkları düzeltip hakkı olana
hakkını veren anlamlarında kullanılan bir isimdir. Bu isimle birlikte 99 ismin de anlamı sadece Allah'a aittir. El
Muksit anlamı oldukça fazladır. Dini anlamda düşündüğümüzde; Allah, Muksit ismiyle adaleti tesis ve temin
etmektedir. Bunun yanında en üstün adalet ve merhamet sahibi olan Allah, zerre kadar da olsa haksızlığa
uğratmaz. Kullarına tam adalet ve merhamet üzere muamele etmektedir. Sözlükte “âdil olmak” anlamındaki kıst
kökünün “if'âl” kalıbından türemiş bir sıfat olan muksıt “adaletle hükmeden, âdil” demektir. Muksıt ismi
Kur'an'da Allah'a nisbet edilmemekle birlikte “kıst” ve “iksât” kavramları zât-ı ilâhiyyeyi niteleme çerçevesinde
kullanılmaktadır.
·
· Düğünden önce - Eğlenceyi de tatmak için.
· Düğünden sonra - Suçluluk hissinden kurtulmak için...
· İletişim: Aşktan asla ödün vermemek için
· Durum: Duygu sömürüsüne maruz kalmamak
·Sonuç: Çok eğlenip çok çalışmak
Yani normalde bu sağ tarafta yazdıklarımla sol taraftakine şükrediyorsun...
Ama siz yazmadıklarımla manzaramı kapatmayın !
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de pey-
gamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse ge-
risingeriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisinge-
riye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükreden-
leri mükâfatlandıracaktır.
El Kerim
El Kerim - Koşulların iyileşmesi için - dünyada da mutluluk için
·
· Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “cömert olmak, iyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak”
anlamındaki kerem (kerâmet) kökünden sıfat olan kerîm “yaratılıştan cömert olan, insanın şerefiyle
bağdaşmayan her türlü şeyden arınmış bulunan” demektir. El-Kerim esmasıyla ilgili merak uyandıran pek çok
detay bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim de Vakıa Suresi 77-80.ayetlerde, Alak Suresi 3. ve 5.ayetlerinde, İbrahim
Suresi 34.ayetinde ve Furkan Suresi 7 ayetinde El-Kerim esmasına yer verilmiştir. Esmanın hadislerde sıkça
geçtiği bilinmektedir. Arapça “ krm” kökünden gelen “karim” kelimesi “kerim” haline dönüşmüştür. Cömert olan,
yüce gönüllü ve kerem sahibi demektir.
·
· Düğünden önce - Doğru hesaplarla yol almak için
· Düğünden sonra - Şükretmek için
· İletişim: Hislerinin günlük hayat rutininde ezilmemesi için
· Durum: Çok çirkin bir şeyden güzellik ummamak
·Sonuç: Kimsenin hakkını yememek için
“Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın” (dediler). De
ki: “Şüphesiz hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size veri-
lenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda
aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylü-
yorsunuz)?” De ki: “Lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediğine
verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
El Latif
İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip aza-
bı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklı-
dırlar(!)
El Hak
El Hakk - Daima bir şansın olduğunu bilmek için - dünyada da mutluluk için
· Allah'ın isimlerinden birisi olan El-Hakk ahiret gününde hak ile batılı birbirinden ayıran ve hakkı olanı
sahiplerine zalimlerden alıp veren anlamına gelmektedir. Ayrıca varlığı daimi ve hakiki olan hiçbir zaman
değişmeyen, sürekli var olma durumunda olan demektir. El-Hakk isminin Türkçe anlamı Hakkın sürekli var
olduğunu, hiç değişmediğini, öncesi ve sonrası olmadığını, sürekli var olma durumunu ifade eden bir sıfattır.
Bakara Suresi 2/42. ayeti: "Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin. Ve la telbisul hakka bil batılı
ve tektumul hakka ve entum ta'lemun. Al-i İmran Suresi 3/3. ayeti: Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı
Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.
·
· Düğünden önce - Şüphe duymamak için
· Düğünden sonra – Kurallara uygun yaşamak için
· İletişim: Ünlülerin dünyasında sosyete dolayısıyla yalana ve iftiraya düşmemek için
· Durum: Korkulara hükmetmek
·Sonuç: Kapasiteni zorlamamak
SESLER DUYUYORUM
AFFETİM HER ŞEYİ
İNANMAYANLAR VAR
Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünya-
lık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden
bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir ön-
der ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı
(Tevrat) desteklemektedir.5 İşte bunlar ona (Kur’an’a) ina-
nırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun va-
racağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rab-
bin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu
inanmazlar.
El Vali
El Vali - Dünyada da iyilik istemek için - dünyada da mutluluk için
· El Vali esması, dünyayı ve kainatı idare eden, varlıkları gözetip koruyan anlamına gelir. Bütün kainat Allahu
Teala tarafından yaratılmıştır ve düzeni onun tarafından tatbik edilmekte, kontrol altında tutulmaktadır. Bu
nedenle içinde bulunduğumuz kainatta her ne yaşanırsa yaşansın, Allah hepsinden haberdardır ve hepsi Allahu
Teala'nın kontrolü ve bilgisi dahilindedir. El Vali isminin ilk anlamı evreni ve kainatı kusursuz, eksiksiz bir
şekilde yöneten demektir. Günlük ibadetlerde Fatiha Suresi ile birlikte zikredilen El Vali esması, kişinin giriştiği
her işte başarılı olmasını sağlar.
· Düğünden önce - Dünya ülkelerini gezmek ve tanımak için. Tüm dinlere saygılı olmak için.
· Düğünden sonra - Arkadaşlık için
· İletişim: Zayıf yanlarını hissedip baş etmenin yollarını bulmak için
· Durum: Zamansız aşk yaşamamak
Sonuç: Pişmanlık ve üzüntüyle karar almamak
evet
artık yani benim yerime birisi "bu cennet vatanımız" demese
beni "sadece Bodrum da değilim" sanınca
Bu şarkı oluyor -tüm evrende ince bir sınır çizgisi
Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz on-
lara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada
onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.
El Adl
El Adl - İnsanlara adil davranmak için - dünyada da mutluluk için
· Adl, “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” vb. mânalara gelen bir masdardır. Ayrıca
“doğruluk, hakkaniyet ve adalet” anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi, “çok âdil” anlamında sıfat olarak da
kullanılır. - Gerçekten adalet sahibi olan O'dur.- Mutlak adil olan ve herzaman, herşeyi yerli yerinde yapan o'dur. - Yaptıklarının hepsi hak ve adalet üzere olan'dır. - Adaletli olan O'dur. - Adalet ile hükmeden O'dur. - Adalet
sahibi olan O'dur. Adl; mutlak adâlet sahibi, çok adâletli, asla zulmetmeyen; her şeyi yerli yerine koyan demektir.
Yalnızca En'am Suresi'nin 115. ayetinde Allah'ın sözünün adaletli olduğu belirtilir.
· Düğünden önce - Kaderine razı olmak için
· Düğünden sonra - Evleneceğin kişiyle cennette de tanışmak için
· İletişim: Kıskançlıkla her şeyi yakıp yıkmamak için
· Durum: Kısırdöngü yaşamamak
·Sonuç: Boş heveslerle hayatını ziyan etmemek
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir ni-
met tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecek-
tir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.
El Mani
El Mani - İki kere düşünüp davranmak için - dünyada da mutluluk için
·
· Mâni' kelime anlamı itibariyle; dilemediği şeylerin gerçekleşmesine izin vermeyen; kötü şeylere engel olan
anlamına gelmektedir. Allah Teâlâ, bazı isteklerin gerçekleşmesine izin vermez. Bütün isteklerimiz, Allah'ın
dilemesi ve takdiriyle gerçekleştiğine işaret edilir. Allahu Teala, sevdiği kulları korur gözetir ve onların günah
işlemesine mani olur. Takva sahibi kullar da Allah'ın ayetleriyle haram kıldığı şeylerden uzak durur ve hep salih
amel işlemeye çalışır. El- Mani, Allah'ın hem dünyada hem de ahirette kullarını koruyup gözetmesi, haksızlığa ve
fitneye engel olması demektir. Kur-an'da 4 surede el-Mani ismi geçmektedir.
·
· Düğünden önce - Boşanmak için.
· Düğünden önce - Herkese doğru hitap etmek için...
· İletişim: Kaygılarının başına gelmemesi için
· Durum: Şımarıklığı abartmamak
·Sonuç: Ev halini huzurla beslemek
uyurken almanca
uyurken ses frekansı
uyurken rüya
gündüz düşü
yani -seçemedim onu kalbimde anlamında oluyor
o aynı cümle bütün dünyada yankılanınca "zor" oluyor
O açıdan size bir de şarkı
basit
tek gitar
ben yazdım:))
Stüdyoda kayıtta olanlar oluyormuş da !!!
Belki de.
De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gel-
miştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer.
Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden so-
rumlu değilim.”
Er Rezzak
Er Rezzak - İyi bir işten bol ve helal kazanmak için - dünyada da mutluluk için
· Er-Rezzak kelime anlamı itibariyle rızka kefil olan ve onu veren şeklinde tabir edilebilir. Er-Rezzak ismi Kur'an-ı
Kerim’in Hud suresinde yer alır. Sebe Suresinin 39. ve Zariyat Suresinin 58. ayetinde geçen Rezzak, kullarına
karşı izzeti, ihsanı ve merhameti sonsuz olan Allah'ın isimlerinden biridir. Er Rezzak ismi de tam olarak bu
durumu açıklayan bir isimdir ve Allah'ın (cc) izni olursa kulların her şeye sahip olabilecekleri şeklinde
açıklanabilir. Aynı zamanda Allah-u Teala (cc) yaratmış olduğu tüm kullarının rızıklarını gözetmekte ve kullarını
takip etmektedir.
· Düğünden önce - Sokak hayvanlarını ve ihtiyaç sahiplerini korumak için
· Düğünden sonra – Kuran-ı Kerim okumak için
· İletişim: Huzurlu hissedip korkuya yenilmemek için, aldatılmamak için
· Durum: Hedeflerini aynı sayfada bulmak buluşturmak için öngörü
Sonuç: Yanlış tahmin ve ihtimallere yenilmemek için
Elinde kitap olan okuyan biri "babanıza ibadet" diyor
dedi
okudu
Bu şimdi elinde kitap olmayan bir cahilin bunu anlaması duyması gibi olur mu sizce?
Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu,
O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır diler-
se, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kulla-
rından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merha-
met edicidir.
Er Rauf
Er Rauf - Her şeyin bir çaresi olduğunu unutmamak için - dünyada da mutluluk için
· Er Rauf esması merhamet eden acıyan demektir. Er Rauf esması ise Allah'ın kullarına merhamet eden ve onların
günahlarını örterek kullarını affeden ve affetmeyi seven bir yaratıcı olduğu anlamına gelmektedir. Re'fet
kökünden türemiş olan Er-Raûf isminin anlamı farklı olarak birçok kez açıklanmıştır. Er-Raûf isminin anlamı
aşağıda sizlere açıklanmıştır.
· - Kullarına acıyan ve şefkat ile muamele edendir.
· - Rahmet ve merhametin en üst seviyesinde olandır.
· - Merhametinden dolayı kullarının kusurlarını örten ve günahlarını bağışlayandır.
· Allah, kullarına şefkatlidir. Allah; kendisine karşı gelmemizden bizi sakındırması O'nun Er-Rauf oluşundandır.
Bizi kendisine karşı gelmemizden sakındırması ise ancak ilahi vahiyle mümkündür. Bundan dolayı Kur'an Er
Rauf olan Allah'ın kullarına bir şefkatinin bir meyvesidir.
· Düğünden önce - Kurduğun düzenin bozulmaması için.
· Düğünden sonra - Doğru mesleği seçmek için...
· İletişim: Ansızın gelen bir zenginliktense lüksü hayatına zarafetle katmak için
· Durum: Herkesi anlayışla karşılamak
Sonuç: Fazla detaya bakmamak
Almanca öğrenmeyi isterken de aynı konu olmuyor mu?
Neden sadece kitap okurken olsun bu konu !
Ayrıca neden olmasın ? !
Şimdi sadece Almanca öğrenmek için -her şeyin bir çaresi var denir mi sizce?
https://www.instagram.com/reel/DUG-YGPjax9/?igsh=c2d6NmZteGhucDI2
Aşk şu
Sırf ben yaşamdım diye !
Aşk Şiirleri
::))
Yine bana şöyle emredildi: “Hakka yönelen bir kimse
olarak yüzünü dîne çevir. Sakın Allah’a ortak koşanlardan
olma. Allah’ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebile
cek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki
sen zâlimlerden olursun.”
Ya Allah
Zikir Ve Yaşam İçinde Yaşamı Bulmak
· Ya Allah -İbadet etmek için
· Sadece ruh eşine görünmek için Müminleri bir kitaptan tanımak için Karşına kafir çıkmasın diye Sorunlu
insanlara sevgili dememek için Sadece sorduğun sorulara yanıt almak için Tanımadığın insanlar rüyana bile
girmesin diye Falında cennet olarak tanıtılan eşinle tanış diye Kaderini güzel yaşamak için Evladının
geleceğinden emin olmak için Hiçkimse senin falına maydonoz olmasın diye Emin olmadığın kişilere merhaba
bile dememek için Peygambere sormadan tek bir adım atma diye Ya Allah Ya Bismillah
· Görsel hafızanda ailenin olması için.
· Durum: Kaderini Allah"ın rızasıyla yaşamak. Çizgini korumak.
Sonuç: İdeallerini tespit etmek ve korumak.
Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu
Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görür
dün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye ve-
riyoruz.
Er Rafi
Er Rafi - Ailece saygınlık duygusuyla yaşamak için - dünyada da mutluluk için
· Er-Rafi anlamı bakımından yükselten yücelten ve yüksek mevkilere ulaştıran anlamına gelmektedir. Er Rafi
esması Allahu Teala'nın istediği şeyleri istediği zamanda yüceltmeye ve yükseltmeye layık olmayı ifade eder.
Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “yukarı kaldırmak, yükseltmek, yüceltmek” anlamındaki ref'
(rifâ') kökünden türeyen râfi' kelimesi “yükselten, değerini arttıran, izzetli ve şerefli kılan” demektir (Râgıb el
İsfahânî, el-Müfredât, “rf?a” md.). Allah'ın Îsâ'yı kendisine ref'
edeceğini bildiren âyette râfi' (Âl-i İmrân 3/55), “sıfatları yüce” (veya “dereceleri yükselten”) meâliyle başlayan
âyette ise (el-Mü'min 40/15) refî' ismi yer almıştır.
· Düğünden önce - Kaliteden ödün vermemek için
· Düğünden sonra - Eğitim ve geleceğe dönük planlama
· İletişim: Tebessümü yüzünden eksiltmemek için
· Durum: Sözün güzeline kulak vermek
Sonuç: Kendi yaptıklarından sorumlu tutulmak için
bu 2 saksının bana anlatamayacağı bir şey yok
HOŞÇAKALIN
...
Onlara de ki: “Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyor
sunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz
dir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir.
Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.”
El Vekil
El Vekil - Çalışkan olmak için - dünyada da mutluluk için
· Allah'ın isimlerinden (esmâ-i hüsnâ) biri. Sözlükte “işinin görülmesini başkasına havale etmek” anlamındaki
vekl (vükûl) kökünden türeyen vekîl “işin havale edildiği
kimse” demektir. Terim olarak “bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam
yeterli olan varlık” mânasına gelir. El Vekil anlamı en kısa biçimde Allah'ın vekilliğini ifade etmektedir. Farklı
anlamları da bulunmaktadır. EL-VEKÎL. Sonsuz güven veren. Tek koruyucu otorite. “Sen sadece bir uyarıcısın,
her şeye VEKÎL olan sadece Allah'tır.” (Hûd 11:12). Kur'ân-ı Kerim'de Allah'tan başka vekîl olmadığı ve vekîl
olarak Allah'ın yeteceği beyan edilmektedir. Diğer taraftan pek çok ayette Hz. Peygamber'in vekîl olmadığı
zikredilmektedir.
· Düğünden evvel - Geleceğini görmek için.
· Düğünden sonra - Özel hayatına saygı gösterilmesi için...
· İletişim: Hevesli olduğun konularda planlı ve uygun davranışlarda bulunmak için
· Durum: Kaderi bir tartışmaya mahkum etmemek
·Sonuç: Dünyaya bir güzellik bırakmak
“Biz, Allah’ın boyasıyla
boyanmışızdır. Boyası
Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet
edenleriz” (deyin).
En Nafi
En Nafi - Kültür seviyene uygun kişilerle karşılaşmak için - dünyada da mutluluk için
·
· Esma-ül Hüsna diye bilinen bu isimlerden "En-Nafi", fayda veren şeyleri yaratandır. Allah, sürekli fayda veren
ve yarar sağlayan şeyleri yaratan güçtür. En-Nafi istediği kuluna fayda ve yarar sağlayandır. En-Nafi esmasının
Türkçe anlamı şöyledir; sürekli yaratan, yaratmasında hikmetler bulunan. Sözlükte "fayda vermek" anlamındaki
nef' kökünden türeyen nâfi' kelimesi "fayda veren" demektir. Fayda veren, zarar vermeyen anlamlarına gelir.
Mahlukata hayır ve faydalı şeyler yaratan anlamına gelir.
·
· Kur-an'da "Allah'tan başka size fayda ve zarar verecek yoktur" anlamında birçok ayet olduğu bilinmektedir.
"Hayır ve şer Allah'tandır." İfadesi de bu ismi işaret etmektedir. En-Nâfi ve Es-Dâr esmasının ıstılah anlamları da
olduğunu belirtelim.
·
· Düğünden önce - Yaratıcı işlerde güven duygusu için.
· Düğünden sonra - Ailede huzur için
· İletişim: Zarif ve güzel olan her şeyi ve kendine yakışanı bulmak için
· Durum: Umudunu hayata yansıtmak
·Sonuç: Coşkuyla hayatı kutlamak
Allah'ı da elimden geldiğince övdüğümü düşünüyorum.
İnsan 24 saat sıbgatullah duası okumasa da bu konu buymuş
Peki buymuş o zaman.
Budur:))
bu açıdan bütün isimleri söyle veya söyleme
aynı şey işte
ne fark eder bu açıdan ne dediğimiz
ben şahsen anlayamıyorum !
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden
sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Ken-
dinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri
vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zen-
gindir, övülmeye lâyıktır.
El Muiz
El Muiz - Mutluluğu tüm güzellikleriyle paylaşabilmek için - dünyada da mutluluk için
· Esma-ül Hüsna'da yer alan Allah'ın isimlerinin başına El-, Ya-, Ey-, ekleri gelerek ifade edilmektedir. El-Muiz
esması anlamı ile Allah'ın yüceliğini ifade eden isimlerden birisidir. El-Muiz isminin anlamı, dilediğini aziz eden,
izzet, ikram veren, yardım eden şeklinde açıklanmaktadır. El Muiz esmasını zikretmek sıkıntılardan kurulmaya ve
mutluluğu huzuru bulmaya vesile olmaktadır. El Muiz esmasının anlamını bilerek ve inanarak zikretmek Allahu
Tealanın kişiye izzet ve ikram etmesine vesile olmaktadır. Muiz ismi Kur'ân-ı Kerîm'de geçmemektedir.
· Düğünden önce - Küçük şeylerden büyük mutluluklar almak için
· Düğünden sonra - Kimseye özenmeyip özendirmezken... satış-müşteri ahlakına yönelik
· İletişim: Prestij ve saygınlık karşısında utanmamak için
· Durum: İlim ve özel hayatını karıştırmamak
Sonuç: Kimseye yük olmamak
Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara,
“Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceği-
miz günü hatırla.
El Cami
El Cami - Tedbirli olmak için - dünyada da mutluluk için
· Allah, ahiret gününde insanları bir araya getirecek ve onları dünyada yaptıklarından hesaba çekecektir. El Cami
Arapça Cemea isminden türemiştir. Mükemmel olan her şeyi sıfat olarak kendinde bulunduran, ruhu ve bedeni
bir araya getiren, dostları ve kalpleri birleştiren demektir. El Cami esması Allah’ın istediğini istediği yerde bir
araya getirme, toplama ve yaklaştırma kudretini anlatmakladır. Kıyamet günü geldiğinde ‘O’ tüm kullarını
toplayacak olandır. Allahu Teala birbirine benzeyenleri bir arada toplayandır. İnsanları da yerkürede bir araya
toplamıştır. Birbirine benzemeyenleri bir araya toplayandır. Ayı, yıldızı, güneşi, gökleri, hayvanları, havayı,
bitkileri toplayandır.
· Düğünden önce -Kavga ve tartışmada kaybetmemek için.
· Düğünden sonra - Oruç tutmak için
· İletişim: Boyun eğmek zorunda kaldığın durumlarda kendine sırdaş kalabilmek için
· Durum: Yanlış varsayımlara kapalı olmak
·Sonuç: Kışkırtmalarla baş etmekte zorlanmamak