hayalet bir kent onarılıyor bozkırda
aynalar ruhumun mihenktaşı
yeşilin özlendiği
maviye sığınılan kara gün bu
düş imgeler tutuşuyor parmak uçlarımda
anlamıyorum
ruhum neden bu denli yaşlı!
geçmişle muhabbet oysa
tek çıkmazı
kaderim
rüzgâr tozuna karışır kuş ötüşleri
içimde yetim bir garipseme
durduk yerde çatılır tüfekler
yonca açmaz
küskünlük serper künyesizliğine
pusu kurar şark çıbanına buğulu akşamlar
turkuaza özenir
batıkları görmezden gelen Batı
İskenderiye kapısında canlanır gelişler...gidişler
Fenikeli tacirler ve Kartaca soyluları
şair
beşerin sisli gölgesi
sorumlusu insanın
aşkın zekâtı
fitresi
düş aynası tuttunuz
da kendinize
mağrur bir şımarıklık asıldı
suretinize
ölümden ağırdır
söz konuşur
biz susarız
ufalır lokma
çetinleştikçe yolculuk
su ile ekmektir azığımız
geçmişin rüzgârları yürüyor içimde
fırtına ezberliyorum
karanlığa atılan bir çığlık sesim
bir bağırtı
karıştırıyor devasa kepçe ne varsa
doğru bir duruştan kalan acı bu
rüzgâra direnmek
ve suya
ve hırçın dalgalara
kendi kıyısında korsan olmak gibi bir şey
zamandan bilinir sanıklığımız
tanıklık
hüküm ve beraat
böyleyken neyin izdüşümüdür darağacı
hangi yangından kalma




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi