kırmızı güllerin nerede kelebek
altına özenen sarı tozların
kozanın sonu kaçınılmaz uçuştur bilirsin
kaderinse akşam vakti tükenen kızıl şafak
ağlayan ilk pırpır değilsin üstelik
kedili kaldırımlarımız var şimdi
çöp bidonlarına komşu
evler ıssız
boş
it enikleri kayıp
bin geceden
bir kuş masalı anlat bana
ışığın dansı
rüzgârın ateşi ol yüreğime
es! tutuşsun tanıdık bu haz
yaşanmamış bir yaz tütsüleniyor saçlarımızda
gün dünden yaslı
yağmur bırakıyor arsız güz gelen zamana
elleri tanımlıyoruz yeniden
sevdasarısı bir
yalnızlık üşüdü gözbebeklerimde
düşler karayelde döllenen imbat
yüzüm ödünç geçmiş mevsimlerden
vazgeçilmezdi sevmek
kıyamete kadar
yalnızlığa seğirir hücresi
tespihlik sabırlar emzirir karantinada
gittiği yerden dönemeyişin öyküsü bu
soylu ve hazin
an mühürlü
inkâr edildi
geçmişe nakşolmuş sırlar
inkâr edildik hepimiz
serdengeçti bir dolu ânın şimdi
mağrur suskunluğudur son hükümdar
kim yaşayabilir
bir başkasının ölümünü
yalnızca
seven bir kalp belki
hüzün ağır geliyor kalbe
bu boşluk duygusu
solması güllerin
üşürken yüreğim
soğurken beden
in(in) den çoğalır çatal yürek
kardelenler düşlenir
eza’nın sisli kalıntısında
tortusu süzülürken acı suyun
köpüklere sıvanır aşk




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi