göğü yakmaktan ne farkı var inkârın!
bilinç
zaman
anlam
say ki boş hepsi
iki kalp
bir adam
ve bir kadına
kanıyorsa eğer
değmeli bu!
rüzgarın nefesine bezenmiş iğde kokusunda
kâh bir tutam zencefil
kâh karanfil sapında bulurum sevdayı
kasırga arabasına koşulmuş
rayiha gibi unutulmaz
unutmaz aşk
dökülsün
kiri açgözlülüğün
sıyrılsın
rastığı
kınası
düze yazdım içimin eğrisini
aynı minval üzere dereleri düz gittim
kısır döngüsünde denizin sıkıştıkça karalar
şeffaf labirentleri özlerdi uyuyan mâr
kıyılarak çıktım kendimden emanet bir güneşe
gittim sanmıştınız değil mi
öldüm meselâ
yanıldınız!
soğumazdım düşlere
mavi bir şimşeğe dönüştüğünde
aştığında çölü erkek ve dişi
yürür duygu
secdeye varır önünde
irili ufaklı
onay almaksızın yürüyeceğiz
sezmesinler
sille tokat giriştiğini bu ayarsızlığa
sindiremesinler
zamanın yeminli sesini
anlamazdınız hiç
üşüdüğümü bilmezdiniz
söylemezdim ki
kuyuda bekletir kendimi
koyusundan bir acı demler




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi