denedik
gül kadar gülmeyi
sevmeyi aşk kadar
emirler vardı
'yaz' diye buyuran
- kulaklarınız çınlasın :)))
hayatı ısıranlar vardı
ve ıskalayanlar
hayatı sağanlar vardı
göğü yakmaktan ne farkı var inkârın!
bilinç
zaman
anlam
say ki boş hepsi
külleniyoruz zamanın beleğinde
ateşi yitiriyor yolculuk
şiirin cansız renginde soluyor ayna
sahi
yangınlar nerede?
düze yazdım içimin eğrisini
aynı minval üzere dereleri düz gittim
kısır döngüsünde denizin sıkıştıkça karalar
şeffaf labirentleri özlerdi uyuyan mâr
kıyılarak çıktım kendimden emanet bir güneşe
dökülsün
kiri açgözlülüğün
sıyrılsın
rastığı
kınası
iki kalp
bir adam
ve bir kadına
kanıyorsa eğer
değmeli bu!
rüzgarın nefesine bezenmiş iğde kokusunda
kâh bir tutam zencefil
kâh karanfil sapında bulurum sevdayı
kasırga arabasına koşulmuş
rayiha gibi unutulmaz
unutmaz aşk
duvara yapışmış bir resim
üşümüş bir dua var
özürlü sayfalarda
afili paketlere kanmayın sakın
gövdemi didikliyor güvercinler




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi