yedinci ev:
“altın ev”
farkındalık ve kendini sevme evi
değerini anlama iç benliğinin
tanrının parçası olduğunu
çoktu bir zamanlar
kartala uçacak sema
öyle böyle derken
kalbur saman içinde
epridi hikâyeler
ipek bir şal gibi
bırakılmadıysa uykuya
dişleri kenetler gece
geçmiş intiharlarla dolar lügat
yırtılır çelik zarı yüreğin
boşluğa terk edilmiş bir nida artık sesim
savunmasız kaldı savunma kalkanlarım
sonsuza açılan son kapıdan
hiç gelmemiş gibi süzülmek son arzum
hiç selam durmamış gibi söze
-Zehra’ya*
gülü kuşattık, giryânı öptük
dün müydü âheste o yolculuktan sonraki
yorgun ve gamlı iz
rotamızı yitirmeden yaşadık hep
soyunarak konuştuk
buluştuğumuzda
çıplak
aşkın kendisidir mezuniyet belgesi
bir dolu infilâk
birbiri ardına çekilen pimler
havada yanık et kokusu
ihtilâli hatırlatıyor yürek
sessizliğin isyan yeri bu
içine açılan kuyu ve
paslı anahtar deliğinde döllenir
yaşamak gibi
aşk gibi esrik bir heves
kimi gün kükrer gökyüzü
-kayıplarımızın ruhu şad olsun…
hırsın doruklarında sıvaştı günah
ademoğlunun bacağına
tutukluk yapıyor beynim
canım acıyor
jilet gezdiriyorum kılcalımda
tanımıyor şiir mutedil rüzgârları
ılıman iklimleri bilmiyor




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi