hayatın çöplüğü de var
kan kırmızı güllerine benzemez aşkın
gözler duygu haritası
ki o bakışla yürürüz sevdiğim
kısmet işi bu
bir harfi kaçtı gözünüzden
elifba’dan çıktınız yola
a'da mola
ki çöldü durağınız
k'lar yağdı üstünüze
rüzgârın sesinde sakla kendini
dağ gelincikleri getir bana
bir mayınsın ovalarımda
gizemli kervanların çölü
kumun ağıtı dudaklarımda
izlerimi arardım engebeli bir patikada
göğsüme yaslanmış sayısız çocuk
ve ergenliği yitik al bir gülle
içimde gezinirken
sen!
hafife almadık birlikte yürümeyi
doğurmaktı en zor olanı
yorgun ikindilerden
kehribar zamanlara geçişin
bir adı vardı
dervişliği bilmez bir dervişe sözlerim kendimi:
kağıda yüklerim suçu
yaşamak sıradan
sevaplar benim
yazmak: patetik kemirgen
aşk tuzaklarıyla tanışmadık hiç
en çok
vermeyi öğrendik dar zamanlarda
kıskaç vakitlerin
girift kayalıklarında yüzdük
- S’nin umuda yolculuğu*
murdar bir bahar sevinci yapışıyor döşüme
“gitsem” diyorum alıp başımı
denizi özlemişim
'Kendi içiyle konuşmayı en iyi beceren yazar' konuşmuş yine...
'...sokakların lâl duruşuna dayanamıyorum...' diyor.
Tıpkı bir başka yazar dostum gibi...
Ve sokakların hoyratlığına dayanamayan ben gibi.
külrengi serzenişlere revnaklar bırakmıştın
canlandı kurşunîde yedi renk
mühürler vuruldu rüzgâra
suya ve dağa
ağladı kehribar
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi