ruhu nerede insanın
bir koza arar o
su katılmamış sevgidir adı
içinden
hurdahaş çıkılan son mekân
en uslu üvey çocuğu
ben oldum bizim mahallenin
bir yalnızlık türküsü kadar
içli ve hazin
hüzün evine doğmuşum
içimizde dans eden
masallarla serpildik
kimi gün Pamuk Prenses
kimi gün Külkedisiydik
Penelope olur denizaşırı bir mekânda
sözcükler var
evrimleşmeyi bekler simyacının dilinde
tıpkı bir kitabı yalnızlık sürecinde
sonundan okumak kadar sancılı
geleceğe düş malikâneleri kuran insan
ucu yırtık mektuplarda eskitilmiş
bir zaman artığı bu
kimse ölmez bizim için
kadeh tokuşturmalar acıyla izlenir böyle
şarkılarını ver bana
kahkahanı istiyorum
gülen yüzüne astığın tebessümü
gülüşünü gözlerinin
bilirim menevişler volta atar
maşuka yazılmaz şiir
aşka yazılır
şart olmadıkça
yok sayılır
ikinci tekil şahıs
geceyi giydirirken sigarama
yitik anlarda tütsüleniyor takvim
sımsıkı kapalı odamın kapıları
anahtar dumanda saklı
her soluklanışta
ne söylendi yazıldıysa taşa
geri alındı
tarumar yanına bağışlandı ejderin
rüzgâr esti bir yol
rahmet közü biçti
geri döndü hikâye Mu’ya
en çok yağmur anlar
ayrılığın dilinden
örselenir de yürek
dağ bilir en çok
yalnızlıkla yıkanmanın




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi