bir dost eli uzandı karalar bağlamış yüreğime
sıcak bir bahar yelinden deli
dili sanki gönül diliydi
esiyordu yıkıntı enkazına doğru
renkler koyup dünyama durmaksızın
dayatmacı önyargılarla
iç odaları tavaf ettiler
evler boştu
suyun kendine akmadığı kadar
-Aşkı öğrenmek için sevmek; değerini bilmek içinse çok sevilmiş olmak gerekir. Gerçek bir aşkta asla kırgınlık, infial, sitem ve küskünlük olmaz. Rüzgâr tozuna karışıp gider bu duygular. Geride yalnızca aşk kalır. - N.Erlaçin
kıyıdan kıyıya süren
alabora öncesi
ve sonrası
ölürken dudaklarından
dizeler ağan
bir adam geliyor gözlerimin önüne
:
“kısrak ol
bir kılıç ol kesen
bir türkü yakmalı
salarak akşamın büyülü mavisine
gurbete düştüm yine kederden
meselâ acıyı yazmalı
ağlamalı
tenimi bürüyen
geceyi yürüdüm
ay kabarması acılar çekildi gözlerime
rüzgârın beşiği sallanıyor dallarda
beni
içim dedi:
'uzaklaş güruhtan
unutulacaksın bak
unutmayan dostluk
unutmayan sevgidir ancak'
önce kendinden ayrı düşüp, sonra buluşan bir çığlıktır şair…N.E.
ayrılık yazdım gecelerce
ayrı düşmelerimi benden
bitti sandım
“fe nev zat’a
gözü var
sözü var
imbikten damlayan
özü var düşüncenin
ömrün umulmadık bir seher vakti
sevda sunulur yüreğe
mukaddimesiz bir mesel gibi
sıradan bir merhaba
aşkın kimyasına dönüşür
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi