ne söylendi yazıldıysa taşa
geri alındı
tarumar yanına bağışlandı ejderin
rüzgâr esti bir yol
rahmet közü biçti
geri döndü hikâye Mu’ya
anlama beni
derin bir unutkanlık say
geçer giderim bu kentten öyle
uğramışımdır belki çok eskiden
sarı bir hüzne ekilmiş
kekre pişmanlıklar yasından
kalmaydı gün
söküldükçe uzuyordu tırnaklar
aniden ucuzladı yaşamak
körü körüne dost
körü körüne insan
körü körüne anne olmadım hiç
aslında
körü körüne emekçisi
düğüne hazırlanıyor havuz başı
gözlerim dalgın
turkuaz
sesini dinliyorum suyun
altın rengi entarilere büründü koltuklar
en çok yağmur anlar
ayrılığın dilinden
örselenir de yürek
dağ bilir en çok
yalnızlıkla yıkanmanın
demir aldı incelikler şiirden
“nedeni kıştır” diyebilsem keşke!
düşünür durur artık arpacı aşk kumruları
mevsim yeşerene dek
eylemiyle gezer prangalı yolculuklar
ağır kanamalı kefilliğinde gözyaşının
ruh kan ağlar
yaşmağı inince göğün kalp varoşlarına
haylaz bir yıldız kayar sonsuzdan
hayatın çöplüğü de var
kan kırmızı güllerine benzemez aşkın
gözler duygu haritası
ki o bakışla yürürüz sevdiğim
kısmet işi bu
bir harfi kaçtı gözünüzden
elifba’dan çıktınız yola
a'da mola
ki çöldü durağınız
k'lar yağdı üstünüze




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi