kalemimde kalacak can suyum
canım can çekişirken tenimde
ölümle tanışacağım usulca
yeniden doğmayı umarak
yar başına dikilecek onurlu mızrak
kutsal maviye yuvalanmış
saydam bir göktaşı olduğunda sevgi
kimden sorulur uğursuz yerin sessizliği
rüyayı gözbebeğinden lanetleyen kara talan ey!
hangi dağ başından
iki yanılsama arasında
gidip gelmek bu
birinde yoksullaşıp
diğerinde varsıllaşmak
aslolan
rüzgâra armağan olsun tenin
ödülün
ince belli bir esinti
gözlerin sesin
sesin
sulusepken kar
ve kükreyen yağmur heybetinde
biniciyi reddeden
küheylâna benziyor mevsim
titriyor sokak itleri soğuk gecelerde
çalımlı bir ateş dansıydın buz üstünde
harlandıkça alevin
demini aldıkça duygu
sahipsizlikten soruldun usta
kimsesizlikten
yüzleşme öncesi
bir çıkış yazılır kadere
anımsayarak
her yolun bir sonu olduğunu
varışa talimlidir çıkışlar
sözcükler var
evrimleşmeyi bekler simyacının dilinde
tıpkı bir kitabı yalnızlık sürecinde
sonundan okumak kadar sancılı
geleceğe düş malikâneleri kuran insan
ucu yırtık mektuplarda eskitilmiş
bir zaman artığı bu
kimse ölmez bizim için
kadeh tokuşturmalar acıyla izlenir böyle
şarkılarını ver bana
kahkahanı istiyorum
gülen yüzüne astığın tebessümü
gülüşünü gözlerinin
bilirim menevişler volta atar
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi