hüner isterdi
zamanın süzgecinden akmak
vazgeçilmezdi
ehram kuytusunda havalandırma delikleri
mum alevi nereye üflerdi bilinmez
baharda göverir aşk
ilâhi çağrısı takvimin
dala tutunur yaprak
dal kurumadıkça
öyle bir mevsim işte
Onca güvenlik önlemini bir çırpıda aşıp, basına kolayca sızdı Ebu Garib fotoğrafları!
Bunda bir tuhaflık yok mu sizce?
Ebu Garib’e farklı bir pencereden bakmaya çalışacağım bugün. Olayların insancıl boyutunu ve insan hakları sorunsalını bir kenara bırakıp dünya üzerinde oynanan yeni oyunu mercek altına almaktır amacım. Oldukça uzun vadeli büyük planın minik bir parçası olarak değerlendiriyorum meseleyi. Benim gibi düşünen pek çok kişi; okur, yazar, basın mensubu ve toplum bilimci var kuşkusuz. Mutlaka okumuşsunuzdur da. Ancak ben konunun vahametini bir kez daha hatırlatıp, büyük düşünme gereğini vurgulamak istiyorum.
İzlediğim kadarıyla son gelişmeler, post-modern çağın medyayı emellerine alet ederek kullanmasına mükemmel bir örnek teşkil ediyor. 11 Eylül görüntülerini sözlü, basılı ve görsel yayınlardan hızla çekecek kadar basiretli(!) bir yönetim kendisini aşağılayacak, kredibilitesini fevkalade azaltacak olan Ebu Garib görüntülerine hiç tereddütsüz izin verebiliyor. Ve ben, bu manzaranın arka planını düşünmeye başlıyorum ister istemez…
(sıkılarak konuşuyordu…)
-bu bacak dört yıldır suskun biliyor musun?
önce dilim
sonra sağ kolum uyandı
bir selam aldım Lâgarî’den
bir İmam Cevherî'den
bin selam getirdim
Hezarfen’den*
ne çok sevmişlerdi gökleri
dışarısı çağırıyor Mayıs sabahı
erik ağacıyla randevum var
minik serçeyle
-hani bülbülce bilmez demiştim ya-
o işte!
bakmayın siz benim
iç karartıcı şiirler yazdığıma
öyle gülerim ki bazen
kasılır kalırım gülmekten
inanamazsınız
yeşermelisin!
taze sürgünler fışkırmalı bedeninden
yok say acıyı
izin ver damara yürüsün ateş
hüzün yazarız
ölüm yazarız
hiddetlenir ortalığı birbirine katarız
aldırma sen!
eğreti mutluluklar anlatma bana
öz'den gelmeli sevgi yürek tutuşunca
içime öcüler salma, kör bıçaklarla kanırtma yüreğimi
seversem kendim sevmeliyim
gidersem bil özgürlükledir derdim!
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi