Naime Erlaçin Şiirleri - Şair Naime Erlaçin

Naime Erlaçin

avazım oldu şiir
savunmasız çığlıklar

dost dergahında niyazdım
sevda bağında naz
durmadı

Devamını Oku
Naime Erlaçin

keskin bir satırdı
kendime indirdiğim
sarı yüzleşmelerden geçtim
suskunluk taş göğüs kafesimde
dudak boyu ağlamak neydi ki
acıda

Devamını Oku
Naime Erlaçin

Kuman’ım
Kıpçak’ım
Kırım’ım ben

Moğol istilâsıyla kalkışır kanım
infilâk eder yüreğim ıssız bozkırda

Devamını Oku
Naime Erlaçin

gürledi gök
çarpıştı artı eksi
kendini verdi kadın

aldı erkek
baç alır gibi

Devamını Oku
Naime Erlaçin

her şeyi bilensin sen
ben
bilmeye çalışan

bilgelik
ruhunda senin

Devamını Oku
Naime Erlaçin

mezar oluyor akıntı
şiddette döllenirken
kimi zaman bir beşik
eğreti uykularda

konuşamıyorum

Devamını Oku
Naime Erlaçin

ölümcül bombalar yağdı gökten
vahşi gücün tarihsel tanıklığında
krizantem yaprağı çekilerek üzerine bir ülkenin
kınlandı kılıç yeniden onurla

kah salyalı kudurmuş bir kurdun dişlerinde can

Devamını Oku
Naime Erlaçin

tepeden bakınca değişen ne
yıkıntı görünmez göze
bu bir!

nedir kuş olmanın yararı
kuş gibi hissetmekten başka

Devamını Oku
Naime Erlaçin

gel buraya kara kaplım gel
bilgisayar da yatağa girmiyor ki!

uzanalım seninle şöyle bir
ben söyleyeyim sen dinle
ben yazayım sen oku

Devamını Oku
Naime Erlaçin

Duygu ve düşünceler her zaman durgun bir nehirde seyretmiyor ne yazık ki. Karmaşa bizim içimizde, dışımızda, her yerde... Kimi zaman öyle bir kepçelenip karıştırılıyoruz ki, kendimizi tanımakta güçlük çekiyoruz adeta. Zekâmız durumu kavramaya çalışırken, akıl isyan ediyor. Sezgiler yanılıyor, düşünce rotasından çıkıyor. Bilinçdışı bilinci istilâ ederken iplerin elimizden kurtulduğunu görüyor ve durumu yalnızca izlemekle kalıyoruz.

Sadece ukalâlar her etkeni denetim altında tuttuklarını iddia ederler. Mutlak denetim diye bir şey yoktur. Olsaydı eğer, hayat monotonlaşmaz mıydı? En azından pek çok ararengini yitirirdi. Karmaşaya yatkın olmak da bir tür meziyettir çünkü yaratıcılığın kaynağıdır o; aynı zamanda doğurganlığın ta kendisi ve sanatın süt annesi. Çözüm karmaşadan fayda çıkarmayı bilmekte yatar.

Son zamanlarda bir modadır gidiyor.'Ben seni seviyorum. Sen önce kendini, sonra dünyayı sev. Elini sevgiye uzat, sana uzanan eli tut' falan feşmekan! Böyle şey olur mu hiç? Ben neden dört yaşındaki çocuğa tecavüz edip öldüren; kurban keseceğim diye bir canlının ayaklarını vahşice doğrayan adamı sevmek zorunda olayım ki? Öncelikle aklım, sonra da değerlerim isyan eder böylesi bir saçmalığa. Alın size binlerce karmaşa nedeninden bir tanesi.

Devamını Oku