Çok yorgundum. Bedenimdeki son enerji kırıntısını da tüketmiş, bir elimde tutup yudumladığım kahveye eşlik eden sigaramla bilgisayar sandalyesine çökmüş, boş gözlerle kapalı ekrana bakıyordum. Parmaklarıma bulaşan ve tırnaklarımı tamamen kaplayan boya artıklarını çıkaracak gücüm kalmamıştı. Evi kaplayan taze boya kokusu, beni onunla geçirdiğimiz günlere geri götürüyor ve aynı zamanda derinden acıtıyordu yüreğimi.
8 Kasım 2000…
Buruşuk'u çaresizce kansere teslim ettiğimiz o uğursuz gün... Epeyce zaman geçmişti üzerinden. Ama belleğimde en küçük ayrıntısına kadar öylece kazınmış duruyordu. Ölesiye özlüyordum onu.
Piri Reis haritası ile sürgün yüreğinde
küreklere asılıyor son forsa
deriler yüzülüyor
kelleler alınıyor karanlık kule diplerinde
yorgun çığlıklarla inlerken ibrişim saraylar
filizlendi aşkın buğday teni
korkma rüzgârdan tipiden
sana bir tebessüm verdi ey!
narin
ipincecik
hüzünden
al bunu iyi sakla
beni saklarcasına
bir camdır sana verdiğim
sırrımdan
sır çek o camın arkasına
günaydın incir!
sana sadece incir desem
kızmazsın değil mi
ağaç deyince
kökler ve bağımlılık geliyor da aklıma
(bir tutkudur yazmak…)
uçurum bir yalnızlıkta yazmak
sevgiliye adanmış vakitlerde...
artık bir konuğum benliğime
garip bir kuşum
kâh canımdan akan su
kâh yırtıcı atmaca
kıskanır nehirler tutkumu
şiirin kölesi
ruhun efendisi
ey söz!
rüzgârın kölesi
bozkır esintisi
vakit gece yarısını geçmişti
bir hediye gibi indin ekranıma
ruhumu ışıtıyordu müziğin
şiirde buluşmadık hiç
resmi iyi bilirdin oysa
kendimi onardım bugün
-ruhumu besleme vakti-
düşünce çekirdekleri kırdım
ilahi bir müzik eşliğinde
üstüme yığıl ey sonsuzluk!




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi