sanki o bende ölmüş
bomboşum kendi varlığımda
bir ateşti ve söndü kuşku yok
boşluğa bakan penceremde
ayak sesi yok
Artık bitti” dedim kendime
Gelmez oldu kuşlar pencereme
Bir tüy gibi titriyor gövdem
Tutunamıyor dalda yaprak
Rüzgar acımasız hırpalıyor
Artık içimi ısıtmıyor pencerem.
acı ve azap yaşadım aşkta
başkalarına mutluluk veren şey
bana ızdırap verdi
yinede yaşamaya değerdi
Eğik Zamanların Gölgesi
Eğdi Düzlemi bir kez daha
Düşüncenin sığ
Kuytusundan bu günü
Eğri bir çizgiye koydu zaman.
Işığa aldanma ardı karanlık
Karanlığa dalma sonu tuaflık
Ne gençliğin, ne güzelliğin kalır
Ömür desen yaşa bakmaz bir anlık.
Ne kadar özgün kıraçlar
Ne kadar ulu dağlar
Ne hoş gülüstanda kokular
O dağların zirvesine çıkmak isterdim
Ve seslenmek isterdim özgürlük için
Ne kadar yılgınlık varsa toplardım
Başka türlü bir şey benim aradığım’’
Ne yeryüzünde var nede gökyüzünde
Ondandır hep çoğu kez kararsızlığım
Canlanır gibi oluyor gözlerimde..
Aklım, mantığıma çelişir evvelden’’
Uçun kuşlarım uçun semaya doğru
Göklerin ardından bir haber getirin
Ötün kuşlarım ötün söyleyin yolu
Öte dünyalardan bir mektup getirin.
Geceler sehere; kış bahara kadar
Bizler hesap ederken ucu, ucuna
Onlar keyfi yerinde alem ederler
Ya denk, ya borçlu gireriz ay başına
Yılbaşı bilir, aybaşınnı bilmezler.
Tanımı yoktur haykırsam çümleleri
Sonu bulunamayan yerdir ufuk
Biz ne kadar gitsek o uzaklaşır
Hangi yöne baksak orası yokluk
O sonsuzluk sanma ki berraklaşır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!