bu sokaktan şu caddeye her çıkışımda
duvar simalı vurdumduymazlar görüyorum
hiçbir şey vaad etmiyor artık bu şehir
lüks bataklığında boğuluyorum
sıkıldım kalabalıklardan tenhalık arıyorum.
Gökyüzünde yıldızları
Avuç, avuç tutasım var
Dur duraksız yananları
Neden diye sorasım var.
Sorasım var, sorasım var.
Sorsaydım canımı yakan yıllara
Aceleniz neydi nerden geçtiniz
Saçlarımı yana tarardım ama
Siyahları alıp beyaz verdiniz.
Hayatım şen şakrak geçecek sandım
Sözcükler vardır mutlu sözcükler
Hoşnut eden huzur veren
Sende söyleyebilirsin bir dene
Sakın ha incilmeyin siz gardaşlar
Kenardan geceyim yol sizin olsun
Yüreğimde çoktur acılar, gamlar
Dilimi tutarım, söz sizin olsun.
Yıllarca ektiniz hak mı verdiniz
stres babacım stres
evde stres, yolda stres, işte stres
ne olacak bu halimiz hacı
kimden kime hayır var
İrtifa kaybeden bir ben miyim
Ne zahmetler ile dikilen evler
Ya yıkılmıştır, yada yıkılacak
Yaman iftira mı, yalan mı söyler
Derseniz şayet gidip bakılacak.
Bizim köyde birkaç ihtiyar kalmış
Kırk şafak söktü acıların üstüne
Uyanmıyor koskoca dünya uykuda
Rastlanmadı korkaklığın böylesine
Ezanlar okunmaz müminler şüheda.
daha çiçek açmamıştı ilk gördüğümde
arılar kızgınca vızıldıyordu
kargalar kuştu, kuşlar kelebek
kertenkele yaşlı söğüt dibinde
bir eklem bacaklı bekliyordu
süregelen zamanlardan söz ediyorum
her yeri yangın ve kasvetliydi dünyanın
daha soğumamıştı yeryüzü
güneşi yıldızlı aysız
neydi uçsuzluk katlarından gelen
hangi buz kütleleriydi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!