Oturmuşum alacakaranlıkta
Seyrediyorum inen şu akşamı
Günün son ışıklarıda batmakta
Yazamıyorum hiç duygularımı.
Birgün hepimiz kaybederiz elbet
Maksat zaman geçirmek çile dolsun
İster kır gönülleri, ister fetet
Öyle yada böyle uğurlar osun.
Nicesi var akla, karayı seçer
Yol geçen hanından aşağı inince
Soldan yokuşa doğru epey tırmandık
Yüksek bir kayalığın tamda dibinde
Çingenelerin çadırlarına vardık
Etrafımızı sardı birkaç aç köpek
Anılar hurdalığında
Pas tuttumuşum
Her gelen bir şeyler atıyor
Seyrine daldığımda.
Onurlu bir hayat için
Kirli yollardan geçtik
Bahta bağlıdır işimiz
Nasılsa bir gün zil çalar
Hep gösteri gidişimiz
Şimdi yavaş, yavaş okşar,
Yarın şafakta, kırlar beyazladığında
Rüyandan üşüyerek uyanacaksın
Ak saçlarında siyah bir tel kalmadığında
Benden bir parça hatıra arayacaksın.
Yaklaştıkça uzaklaşan nedir dedim
Biri ses, dedi, biri ışık dedi
Ses kaybolur, ışık söner dedim
Belki yeşildi, belki,mavi, belki hiçbir şeydi
Gittikçe kaybolan nedir dedim
Kimi uzaklık dedi, kimi boşluktur dedi
Dün bir kalkışmaya öncülük ettim
Fakir sokağımın zenginine merhaba dedim
Nasılsın dedi
Eh işte dedim
İdare et dedi
Ben ne yapıyorsam.
Bir kuruşu, on kuruş ettin hileyle
Bir gün geri teper o silah unutma
Beyaz giyindin içindeki kirinle
Hilekarlık senide bulur unutma.
Dilinde yalanın haddi hesabı yok
Arşimet demiş ki ben kaldırırım
Felek de demiş ki kaldırda görelim
Bir kaldırmış, bir kaldırmış
Gökyüzüne direk olmuş
Tabiki bu feleğin işine gelmiş
Bir taşla iki kuş vurmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!