Her şeyin bir vakti birde zamanı var
Varlıkta tesadüf, rastlantı ne arar
Varoluş, yoklukta kıssadan hissedir
Ruh olmasaydı beden ne işe yarar.
Özenle dokunmuş alemin kumaşı
Varmı
Zihnimin ardında bir ses var çağıran
Beynimin uç noktası uyanıyor
Tanımsız bir çemberde dönüyor zaman
Okuduğum kitabın tüm harfleri akıyor
Dünya, bazen şekilsiz bir hal alır
Zihinler bulanır
Hikayeler silikleşir, bir gölge gibi kaybolur
Gözlerimizdeki bulanıklık gerçeği göremez
Baykuşun kızıl gözleri korkunç bir şekilde bakar
Neyi seyrediyorsun sen öyle
Yukarıda ışık yerde karanlık
Gece çırpınır uyum içinde
Yaşamın yanıtsız darlığında
Kımıldayan bekleyişin azabı
Birisi var kendisi yok
Bütün varoluş, yok oluş üzerine kurulu
Küçük parçacıklar, büyük parçacıklara
Katılarak büyümüşler zamanla
Fizik yasaları insanıda kapsıyor
Hep öyleydi, ilk günden beri.
Elektron, protona teslim
İnsanlık sadece sözden ibaret
Kanunlar olmasa vay halimize
Arama hiç menfaatte adalet
Aynalar olmasa vay halimize.
Adil olmak çok mu zor diye sordum
Kazacağım mezarımı ölmeden
Üstümde bir pencere olmalı aynalısından
Gün bana döndüğünde uyanmalıyım
Bakmalıyım yeryüzüne aşğıdan
Yenilmedim vazgeçtim dünyanın albenisinden
Hiçbir şey yok gözümde beni bağlayan
Değmez var olmaya, değmez yaşamaya
Onca yoksul, sefil varken ağlayan.
Değil mi ki mertlik bozulmuş düzende
Ve işte bir gün daha başlıyor
İçim eskisi kadar kıpırdamıyor
Ama ellerim hala sıcak
Pencerem gecenin izlerini siliyor
Sokaktaki satıcı almam için dil döküyor
Ama ben uyanmış sayılmam
Ömürlük düşlere veda ederek
Sol yanımı yok sayıp gideceğim
Kadere karşı gelinmez diyerek
Sağ yanımda yarını bekleyeceğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!