durmam burda giderim diyordun
ne oldu sana yaşlı çocuk
hesap mı tutmadı, korktun mu?
dağ,bayır gezerim diyordun
gözün mü kesmedi, yoruldun mu?
Dağlardan yalçın dağlardan bir ses gelir
Ulur, ulu kurtlar dolunay çıkınca
Kar, kar üstüne beyaz halı serilir
Uzaklaşır ufuklar boylu, boyunca.
Şimdi yayla zamanı çayırlar büyür
Her gün biraz daha battım derine
Feleğin peşine düştüm arkadaş
Alacaklıydım kaç kez hamiline
Hesabı kendime yazdım arkadaş.
Nerde arayayım nerde bulayım
Acı sözler çıktı bir kez dilinden
Yüzüme güldüğün anlara yazık
Öldürmedi yaraladı derinden
Çevrende döndüğüm günlere yazık
Gözlerin gönlüme aktığı zaman
Sen benim pişmanlıklarımdan birisin
Senin için daldığım rüyaya yazık
Ya uçuk, yada iflah olmaz birisin
O terk ettiğim kayıplarıma yazık.
Atmosverine bir girsem o an çeker
Ne zaman hükümsüz
Demir parayı atsam kesin yazı gelir
Hangi yöne çevirsem tura es geçer
Siz de şahit olun atıyorum işte
Bak yine yazı geldi
Yazılmış bir kere
Aha yazıyorum gökyüzüne
Zamlar canımızı çok yakacak
Ah diyecek çokları hep düne
Belkide bu günler aranacak.
Zor denkleyip çıkmıştım pazara
Hayatı göklere yazmak isterdim,
Yerde çürümesin diye.
Sevgiyi fidanlara yazmak isterdim,
Büyüdükçe dallansın diye.
Hayatı her yönden anladığımda
Gençlik gitti benden geç kaldım
Ve şimdi gurbet yaşındayım
Ak düşmeye başlamış aziz başımla
Gideceğim elbet geldiğim yere
Gözün ardında geçen hadise
Ne denli yeşil bengüle
Bir aşkın tazeliğinde
Bir ömür kalınabilirdi
Söylenmemiş ne varsa söylenebilirdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!