Her gün aklımı rahat bırakırım
Mantığımın tiz sesi yeter bana
Daima kendime hesap sorarım
Huzura erersem o yeter bana.
Hatalarım öyle çok affedemem
Akşamları bir,bir, inerler suya
Ilgazımda alageyik sesi var
Karar verdim döneceğim sılaya
Aşa, aşa yolları gidesim var.
Tarlada ekin yok otlar bitermiş
Göz yaşına bakılmaz bu devirde
Ummadığın anda yıkarlar seni
Canımdır diyerek güvendiğinde
Beklenmedik anda kırarlar seni.
Yıldızlar uçuşur gözlerin dalar
Oldum olası sevmem yılbaşlarını
Partiler, diskoteklein sahte yanlarını
Kalabalık sofralar, boş sohbetler
Anlamsız sözler, yapmacık haller.
Her yeni yılda tekrar eden oyun,
Gözüm insan soyundan öylesi yıldı ki
Kediyle, köpekle konuşmaya başladım
Öyle namussuz öyle azanlar vardı ki
Nereye baksam çil sürüsü sayamadım.
Öyle bir zamana düşmüşüz ki hezeyan
Geceleri aya karşı sempati duyardım
Efil, efil rüzgar eserdi harman yerinde
Sırtüstü uzanarak uzun süre bakardım
Sanki ateş böcekleriydi yıldız değilde.
Yakınlar uzak düştü aldanış içindeydik
Yine günlerden bir gün
Herkez işinde gücündeyken
Çıka gelmiş yüzsüzler
Kan ve gözyaşı içmişler
O topraklarda
Nefesimizle ısıtıyoruz dünyayı
Dünya bizi yakacak
Kronikleşen yaşamın üçgeninde
Hava boşluğuna düşer gibi
Islak bir huzur gibi yağmur
Unuttu mu hasretle anılanlar
Bir zaman biz bize nasıl koşardık
Bilmem şimdi değiştimi bakışlar
Aylar yıl oldu, arayan yok artık.
Hani o dostlar nereye gitmişler
Gün doğmuş, gün batmış ne farkeder
Yitirmiş anlamını sevinçler
Şu kahrolası şehrin kalabalığında
Gundüzlerin neysede
Akşam olmayagörsün boğuyorlar sanki
Yok bir el uzatacak, yok bir kimse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!