Ay ışığı düşerken pencereye,
Rüzgâr usulca dokunur düşlerime.
Bir yıldız kayar, dilekler fısıldar,
Gecede saklı bin bir hatıra var.
Sessiz sokaklar anlatır aşkı,
Hüzünle başladı ilk mısram,
On sekizinde sevda vurdu,
Gözlerinde bir bahar vardı,
Ama rüzgâr erken kuruttu.
Savaş gibi geçti yıllar,
Gitmesen olmaz mı
Senden sonra kim sevecek beni
Kim benim dertlerime katlanacak
Ben ölmek istedim de kim sus diyecek
Ben ağlarken kim gözyaşımı silecek
Gitmesen olmaz mı
Bıraktım karanlığa sarılmış duvarlarımda,
Her köşe bir kayıp, her gölge bir sır.
Kalbimde bir yıldız, sönmüş bir yangın,
Umutsuz gecelerde, yalnız geçer ömrüm.
Bir “gülüm” dedin,
ben ömür sandım.
Sen başka bir göğüste uyurken
ben hâlâ sana şiir yazıyordum.
İhanet dediğin şey
bir anda olmuyor meğer…
Bir zamanlar hafızam bir saraydı,
odalarında binlerce hatıra gezerdi,
duvarlarında gülüşlerin yankısı,
pencerelerinde çocukluğumun ışığı vardı.
Şimdi o saray yıkıldı.
Benim dilimle, senin kalbinden:
Ben o hataydım belki de,
Yanlış kişide doğru sevda.
Aklımda kalan o tek cümle:
"Sende kendime bile yetemedim ya..."
Hatıran her evin köşesinde kalsın
Gelmesin ne fark eder bi kadın
ceyhan'da kazanmayacağım savaşsın
Dualar diyor ki unut artık aptalsın
Ben susuyorum gözlerim anlatsın
Gelmeyecek birini beklemek mi zor
Allah’ım…
Ben artık kimseye anlatamıyorum içimi.
Çünkü hangi cümleye başlasam
sonu gözlerime doluyor.
İçimde sanki hiç dinmeyen
soğuk bir gece var.
Başkası yok dedin…
Ben de inandım.
Çünkü insan,
sevdiğinin gözlerine bakınca
şüphe etmeyi unutuyor.
Meğer sen çoktan gitmişsin de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!