Acıyı tattım, her yanımda izleri,
Geçmişin yükü omuzlarımda, ağır bir hazine.
Her adımda kanayan yaralarım var,
Ama pişman değilim, ödenen bedeller var.
Yıldızlar sönerken, karanlık kapladığında gökyüzünü,
Bize şah damarımızdan yakınsın,
Peki o zaman neden bu kadar kanıyor içim?
Neden her secdem kırık,
Neden her gece diz çökerken bile yıkılıyorum?
Sen bilensin, görensin,
Ben Seni Unutmadım, Sadece Susmayı Öğrendim
Bir gece daha geçti sensiz,
sabah oldu…
ama içimde hiçbir şey aydınlanmadı.
Perdeleri açmadım,
çünkü güneş bile seni hatırlatıyordu bana.
Bu gece vazgeçiyorum—
ama hüzünden değil,
nefretin bile fazlası artık.
Seninle yanmış her kelimeyi
küle çevirip içime bastım.
Ben senden başka kimseyi sevmek istemiyorum.
Kalbim, senin adını ezberledi bir dua gibi,
Her gece aynı heceyle başlıyor dualarım: sen.
Bir gülüşün var ya… ömrümün yarası o artık,
Bir bakışın var ya… bana bütün baharları unutturdu.
**“Ben seni her renkte çizdim…
ama siyah sana yakışmıyor.
Çünkü siyah, kaybedenlerin gecesi gibi…
sen ise bir zamanlar benim içimde açan bahardın.
Gülüşüne en güzel renkleri verdim,
bakışlarına gökyüzünü sakladım.
Seni sevmek, dağların doruğunda
Ay ışığını avuçlamak gibi
Ellerimi uzattıkça kayıp giden
Bir serap, bir düş, bir muamma gibi.
Seni sevmek, denizlerin ortasında
Sensin canım, canım sensin,
Aşkımda saklı derin bensin.
Bensin derin saklı aşkımda,
Sensin canım, canım sensin.
Sözlerim geceye düşen son dua,
Bir yanım şiir, bir yanım sana yara…
Gözlerin—suskun şehirlerin en büyük yangını,
Dokunsam, küle döner bütün anıları.
Rüzgâr, ismimi taşır uçurum kenarına,
Sevmemekle sevilmemek aynı şey değil,
Biri bir güne sığar, öteki ömre yayılır sessizce.
O bir gün seni sınar,
Bir ömür beni, kırgın ve yorgun.
Gölgemde yankılanır adın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!