Gitmedin aslında,
Ben gönderdim sandım.
Kapı kapandı, sesin kaldı duvarda,
Bir de içimde saklı duran o lanet boşluk.
Veda etmedim sana,
Yağmur vuruyor pencereye
Elimde duran son fotoğrafını
Her yeri yıkılmış halde
Bir uğrasan kaldırsan enkazını
Kaç ay geçtiğini hatırlamıyorum bile
Daha kaçta gemi batacak içinde
Bir yıl daha geçti, sayılar değişti,
Bir yaş daha eklendi, ama kalp yine sessiz.
Mumlar yanar, pasta dilimlenir,
Ama yalnızım; sevincim hüzünle karışır.
Kalabalık şehirde yalnız kalmak
Mutlu bir hayat içinde mutsuz olmak
Nasıl bir duygu bilemezsin sen
Sen sevmek nasıl bir şey bilemezsin sen
Mesela hiç cennetine bir parça yer aldın mı?
Sessiz bir odada, zaman durmuş gibi,
Ayrılık bir yük, ağır, taşınmaz sanki.
Her nefes bir hatıra, her an bir sancı,
Gönlümde yankılanır yalnızlık türküsü.
Depresyon, kapılarında bekleyen bir gölge,
Sessizliğin soğuk nefesiyle,
Gece sarar dört bir yanımı,
Bir yıldız dahi ışımaz gökte,
Yalnızlık fısıldar adımı.
Düşer karanlık, kaplar kalbimi,
Yalnızlık mı, yanlızlık mı?
L harfi düşmüş, ben düşmüşüm peşinden...
Bir harf eksik hayat,
Bir hece fazla suskunluk.
"Ben" kelimesi geniş zamandır,
Bir sokak lambası altında, gölgemle baş başa,
Bir ses konuşur içimde, yankılanır duvarlarda.
O ben miyim, yoksa yalnızlığın sesi mi?
Şizofren bir hayal mi, yoksa gerçek mi bu şehir?
Penceremde eski bir radyo, cızırtılı bir şarkı,
Sükût-ı derûnîde bir nefes,
Her hece, bir kelâm, derinlikte mesken,
Ne gam, ne sevinç, ne de bir hırs var,
Yansızlık âleminde duran bir zarf.
Ne rüzgâr eğirir bir yanına,
Bir an yakalandı kameraya,
ama ben o anda kaldım aslında.
Gözlerimde yarım bir cümle,
dudaklarımda söylenemeyen bir dua vardı.
Gülmedim tam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!