Sevmemekle sevilmemek aynı şey değil,
Biri bir güne sığar, öteki ömre yayılır sessizce.
O bir gün seni sınar,
Bir ömür beni, kırgın ve yorgun.
Gölgemde yankılanır adın,
Şiir değil, mektup yazmak istiyorum
Sonbahar gibi değil, ilkbahar gibi
Yağmurlar gibi değil, güneşin doğusu gibi
Gece karanlık gibi değil, kar beyaz gibi
Nasıl sevindim gibi değil, nasıl sevgili gibi
Şiir değil mektup yazmak istiyorum..
Özledim...
Bir nefes gibi içimde yankılanıyor ismin,
Sustum, ama her satırımda sen vardın,
Her kelimeye seni sakladım—
Çünkü şiirlerim sensiz eksik kaldı.
Sıkılmış bir ruh, tutsak bir kuş gibi,
Kanatlarını çırpıyor, ama gökyüzü yok.
Zihninde yankılar, sararmış yapraklar gibi,
Düşler soluyor, geriye bir tek boşluk.
Bir zamanlar denizdi, şimdi çöl olmuş,
Bir defterin en solgun kenarına
Adımı değil, suskunluğumu yazdım.
Geceyi yastık ettim alnıma,
Yıldızlar bile düşmüyor artık yanıma.
Gözlerim, kapanmadan önceki son sahne:
Bir kelebek kondu omzuma,
renksiz…
Tıpkı içimdeki umut gibi yarım,
kanadı tutuşmuş sanki
benim gibi yanmış,
benim gibi susmuş.
Bir sûret var elimizde, yârin gamzesi solda gülşen,
Benim gönlümde ise sağ yâremden kanlar akar ser-meden.
Ân-ı vâhidde donmuş bir cihân,
bir tebessümde gizlenmiş bin hicrân.
Kavuşmak derlerdi meğer bir hayâl imiş,
Bakışlarının içimi delip geçtiği an, unutamadığım
Kalbime dokunan o son cümle, unutamadığım
Sustuğumuz gecelerdeki sessizlik, unutamadığım
Gözlerindeki “kal” diyen kırgınlık, unutamadığım
Sana sarılırken titreyen ellerim, unutamadığım
Gözlerinle karanlığı aydınlatmıştın, unutmadım
Sesinle içimdeki fırtınayı dindirmiştin, unutmadım
Bir gülüşünle kalbimi susturmuştun, unutmadım
Giderken geride beni bırakmıştın, unutmadım
Adını artık kimseye söylemiyorum, unutmadım
Zulüm iner kara geceye,
Kan düşer masum bebeklere.
Bir çığlık yükselir göklere,
Uyan ey Muhammed ümmeti!
Gözlerimde Gazze’nin yangını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!