Unuttum kendimi kendi tenimde
Kadermi gurbetmi hasretmi deyim
Bir zalim sevgili bekler dururum
Mecnun mu kerem mi bilmedim neyim
Aklımı kaybettim yar yüzünden
Bir ateş düştü önce sessizce içime
Gözlerin çağırırdı beni senin yanına
Bağlanmıştım o büyülü tatlı yalan tavrına
Bilmiyordumki senin kurbanın olacağımı
Gülüşün bir denizdi ben içinde kayboldum
Sen olmasanda yanımda
ben bin divan yazarım uğruna
gecelerime ışık saçar gözlerin
gökyüzü dökülür avuçlarıma
bir adın kalır aklımda bir de gözlerin
zaman durur sular akmaz o anda
Bir haberim gelir duyarsın birgün
Sersefil bir berduş oldum sayende
Eller zalimdide senmiydin iyi
Vijdanınla hesap görürsün Birgün
Aşkıma ihanet gelmezdi senden
Adın yankılanır semada kutsal bir davet gibi
Oysa sesin ruhu üşüten bir zemheri yeli
Tuğba dedikçe diller bir huzur umar gönül
Bilmezler ki bu isimde saklıdır binlerce hüzün gülü
Dalların göğe uzanır sanır seni her bakan
Aklımdan çıkmayan biri var
gözleri yanakları
ruhuma kazınan
gelişinden huzur bulduğum
yüzümü güldüren
her halini sevdiren
Yalan dünya handır derler konan göçer yavaş yavaş
Gönül mülkü talan olmuş gözden akar kanlı bir yaş
Her kim ne derse desin bak göründü işte o savaş
Muratı da sigaya çeken bir molla kasım gelir elbet
Yazılanı kim silecek defterlerimmi yırtılacak
Sonsuz bir denizin kıyısındayım şimdi
Ruhumun dalgaları döverken sessizce sahili
Zamanın ötesinden bir ses fısıldar adımı
Ne bir durak var önümde ne de yolun sonu
Yıldızlar dökülürken gecenin eteklerinden
Eski bir albümün tozlu kapağında titreyen zaman
Siyah beyaz bir resmin köşesinde saklanan o yalan
Ne çok kış geçmiş ne çok rüzgar esmiş üzerimizden
Geriye sadece buruk bir tebessüm kalmış o günden
Odanın köşesinde boynu bükük duran ahşap masa
Bu sana son şiirim bu son sözüm iyi dinle
İçimde ne varsa dökülen son duygudur bu işte
Artık ne bir sitem kalır benden geriye ne bir intizar sana
Sana giden tüm yolları birer birer kapattım bunu anla
Karanlığın ortasında bıraktım o eski aşkı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!