Ne kadar zorlasam da olmuyor işte
Zamanın çarkına sıkışmış bir yaprak gibi
Rüzgara direndikçe kırılıyor dallarım
Kendi içimde verdiğim bu amansız savaşta
Her cephede biraz daha eksiliyor yarınlarım
Çaresiz bekleyişlerim var benim
gelmeyecek zamanlarımda
hayallerimi toprak altına gömdüğümden beri
güzel sözler söyleyerek gülümseyemiyorum bile
güven duygum katledildikten sonra
en yakın bildiklerim bile
Adım adım biten Ömür
Günahlara batan ömür
Kurtulurumu belki birgün
Ateşlerde yanan ömür
Bitermi sitemim ahım
Arşa çıkıyor feryadım
papatya falları artık sevmiyor
bitti o eski hikaye bitti o masal
yapraklar bir bir düşüyor yere
içimde bitmeyen bir sevda acısı
her yaprakta düşen sevmiyor seviyor yalanı
Su gibi akarken yol bulamadım
Ben bu eğri düzene alışamadım
Namertle yan yana bir olamadım
Derviş gönlümün pirim Ali'dir benim
Söz söyledim baktım gittiği yere
yalan dolanla ördüğün o yüksek duvarlar
günü gelir üstüne yıkılır da altında kalırsın
saraylar kursan mercan taşından atlas yorganlarda uyusan
bir nefeslik ömrün bittiğinde çıplak gidersin
ne tacın kalır başında ne hükmün yürür bir yerde
Her adımda önüme çıkardığın engellere
Ruhumu daraltan o dipsiz sessizliğe
Beni her defasında böyle kırmana
Sana rağmen seni seviyorum işte
Gözlerinden süzülen o alaycı bakışlara
Ne çok yanılmışım aldanmışım
Dört duvar arasında yalnızlık
Bitmeyen uzun geceler
Dert sanıp üzüldüğüm günler
Hayatıma giren çıkan insanlar
Sessiz feryatlarıma
Geceye yaslanmış bir gölge gibi büyüyor içimdeki sessizlik
Sokaklar eski bir masalı fısıldıyor kaldırım taşlarına
Yüreğimde biriken bu mısralar hangi denizlerin dalgası bilinmez
Zaman akıp giderken avuçlarımdan ben yine aynı durakta bekliyorum seni
Bir rüzgâr esiyor ta ötelerden kokusunu getiriyor uzak şehirlerin
Herşey vardı bu şehirde
Hasret özlem dert çile
Sokaklar bile yorulmuş
Hüzzama dönmüştü gök yüzü
Çatlamış duvarların nemli kokusu
Geçmiş günlerin yıpranmışlığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!