Aşk elinden dil perişandır murad eylemez
Gözlerim hun ab döker bir lahza rahat eylemez
Yarin hicranı yakar bu canı narı hasretle
Hangi biçare benim tek böyle hayret eylemez
Gül yüzün görmek dilersen geç bu dünya mülkünden
Aşıkı sadık olan asla şikayet eylemez
Düştüm bu yollarda seni bulamam
Sensiz bu canımı elde tutamam
Aşkın ateşine ben dayanamam
Issız sokaklarda yanar hasretin
Geceler usandı benim ahımdan
Asinin Akışında Saklı Sevdam
Gözlerin Amanosların yeşili bakışın Reyhanlı ovası
Seninle başladı gönlümün en kadim en derin davası
Bin yıllık taş sokaklarda yankılanır ayak seslerin
Habibi Neccar şahittir dualarımda hep senin yerin var
Gittiğin yollara baktım ağladım
Yalan sözlerine nasıl inandım
Beni bir başıma burada bıraktın
Meğer ne vefasız hayırsızmışın
Hani hiç bitmezdi senli umutlar
başladım yürümeye bu şehrin sokaklarında
Adımımı attığım her kaldırım taşında senin izlerin var sanki
Sabah içtiğim o ilk yudum çayın sıcaklığı
senin gülüşün gibi geliyor bana
Pencereme konan serçenin
kanat çırpışında
Dayanacak gücüm kalmadı artık
Hep başkaları için mücadele etmek ten
Hatır gönül bilmezler ile uğraşmaktan
Birileri için kendimi zora sokmaktan
İnsanlıktan nasibini almamışlara
Laf anlatmak tan
Korkuyorum bazen kendimi anlatmaktan
İçimde kapkara bir gece gibi hislerim
Yorgunum aklımın yokuşlarını çıkamıyorum
Binlerce sitem saklıyorum kalbimdeki mezarlara
Issız bir kente dönmüş sessiz çığlıklarda boğulmuş
Tarifsiz acı gibiyim iyi değilim anlatamıyorum
Al kanlara boyadılar Hüseyni
Kerbela çölünde kestiler suyu
Kırdılar o en mukaddesimin soyunu
Ağlar Zeynep anam gardaşım diye
Zalimler kuşattı nurun neslini
Güneş devrilmiş bir kadeh gibi ufukta
Rengi solmuş tepelerin ardından sızıyor
Sokak lambaları birer birer uyanırken
İçimde bir yerlerde bir şehir susuyor
Hiç gidilmemiş yolların yorgunluğu var
Ağlarsam feryadım arşa yükselir
Derdimi bilmeyen delidir sanır
Ettiğim dualar yarab sanadır
O kulunu af etme iki cihanda
Aklımla oynayıp deli etti beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!