Güneş devrilmiş bir kadeh gibi ufukta
Rengi solmuş tepelerin ardından sızıyor
Sokak lambaları birer birer uyanırken
İçimde bir yerlerde bir şehir susuyor
Hiç gidilmemiş yolların yorgunluğu var
Ağlarsam feryadım arşa yükselir
Derdimi bilmeyen delidir sanır
Ettiğim dualar yarab sanadır
O kulunu af etme iki cihanda
Aklımla oynayıp deli etti beni
Ege’nin mavi sularında yankılanır Abdilin sesi
Kordon boyunda bir nefes içindeki bitmez sevda hevesi
İzmirin palmiyeleri selam durur bu uzak aşka
Çünkü Sevime giden yolların hikayesi hep bambaşka
İyi Değilim
Güneşin doğuşunda bir eksiklik var bugün
Renkler solgun sesler uzaktan geliyor sanki
İçimde tarif edemediğim bir sessizlik
Bir kıyısı olmayan deniz gibiyim alabildiğine sakin ama derin ve acılar dolu
Kaç Şiir Kaldı Vuslata
Sana kavuşmaya kaç şiir kaldı diye sordum geceye
Ay sustu yıldızlar çekildi kendi derin hecesine
Mürekkebin bittiği yerde başlıyor asıl hikaye
Kağıt beyaz bir kefen gibi seriliyor özlemine
Muradın bağrında derdi biter mi
Yanan ocağında duman tüter mi
Feryadı figanı hakka gidermi
Gönül sarayını yıkar felekler
Kader bu çileyi ömrüne biçer
Gönül tahtım yıkıldı viraneye döndü bağım
Gençliğimin baharında dumanla kaplı dağım
Soldu ömrün gülleri eridi gençlik çağım
Benimde kaderim kara yazılmış böyle
Feryadım göğe yükselir duyan olmaz sesimi
Zamanın çarkında eriyen gönlüm
Gözümün önünde savrulan ömrüm
Sonsuzluk uykusu derin bir uçurum
Nefesler tükenir sesler kaybolur
Gölgeye sığınan hakikat hani
Muhammedim canım Ahmedim alemlere rahmetsin
Sen karanlık dünyaya nur saçan bir güneştin
Ümmetin senin için canını feda etsin
Muhammedim yollarına kurban olam efendim
Mekke de doğdun her an her yer nura boyandı
Gelmedi ömrüme Bahar çiçekler
Vurdu yerden yere kahpe felekler
Sarsılan gönlümde bitmez depremler
Sormayın halimden memnun değilim
Ahu Zara düşmüş sevda niyetim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!