Zamanın çarkında eriyen gönlüm
Gözümün önünde savrulan ömrüm
Sonsuzluk uykusu derin bir uçurum
Nefesler tükenir sesler kaybolur
Gölgeye sığınan hakikat hani
Topraktan var olan toprakta fani
Sırrını çözemez beşerin zihni
Kafesler kırılır ruhlar kaybolur
Gecenin bağrında binlerce dert var
Yıldızlar dökülür üşür o diyar
Aynada gördüğün yabancı bir yar
Çehreler değişir yaşlar kaybolur
Bir nehir akar ki ummana doğru
Götürür içinden sırlara doğru
Kapanır tarihin o şanlı yolu
Zirveler düzleşir dağlar kaybolur
Ne mazi baki kalır nede bu zaman
Rüzgarda savrulan koca bir harman
Yazgıyı tersine döndürmez ferman
Sultanlar yıkılır tahtlar kaybolur
Aşk dediğin kor bir ateş yanar sinede
kül etmez göğsünü tüter yinede
Menzile varılmaz bilsen bin senede
Yollar düğümlenir izler kaybolur
Sükutun diliyle konuşur murat garibi
Yazmaya yetmiyor kağıt ve kalemi
Her varlık içinde gizli bir elemi
Bulur sözlerinde sitem kaybolur
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 20:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!