Su gibi akarken yol bulamadım
Ben bu eğri düzene alışamadım
Namertle yan yana bir olamadım
Derviş gönlümün pirim Ali'dir benim
Söz söyledim baktım gittiği yere
yalan dolanla ördüğün o yüksek duvarlar
günü gelir üstüne yıkılır da altında kalırsın
saraylar kursan mercan taşından atlas yorganlarda uyusan
bir nefeslik ömrün bittiğinde çıplak gidersin
ne tacın kalır başında ne hükmün yürür bir yerde
Her adımda önüme çıkardığın engellere
Ruhumu daraltan o dipsiz sessizliğe
Beni her defasında böyle kırmana
Sana rağmen seni seviyorum işte
Gözlerinden süzülen o alaycı bakışlara
Ne çok yanılmışım aldanmışım
Dört duvar arasında yalnızlık
Bitmeyen uzun geceler
Dert sanıp üzüldüğüm günler
Hayatıma giren çıkan insanlar
Sessiz feryatlarıma
Sen benim mucizem sin.
gözlerimle gördüğüm,en narin kelebeksin.
karanlık gecelerimin,üstüne doğan tekgüneşimsin.
sen ruhumun derinliklerinde,çınlayan en güzel melodisin.
adını her fısıldadığımda , kalbim bir kuş gibi kanat çırpar.
göğsümün kafesinde sen varsın diye,
Sende gidersen eğer gökyüzünün bütün mavileri çekilir bu şehirden
Geriye sadece kirli bir şehir kalır kaldırımlara sinen hüzünle birlikte
Sokaklar adını unutur adımların kesilince parktaki banklar üşür birden
Bir fırtına kopar içimin en derin kuytularında yıkar geçer ne varsa
Her nefes alışım batar göğsüme senden kalan boşluk büyür derinleşir
Zaman durur akmaz olur akreple yelkovan düşman kesilir varlığıma
Sen yazdıysan fermanımı, bil ki ses etmem;
Boyun büker beklerim, senin canın sağ olsun.
Senden gelecekse dertler başıma,
Çekerim, bir sitem etmem; senin canın sağ olsun.
Kalem senin elindeyse mürekkebi kanım olsun,
Geceye yaslanmış bir gölge gibi büyüyor içimdeki sessizlik
Sokaklar eski bir masalı fısıldıyor kaldırım taşlarına
Yüreğimde biriken bu mısralar hangi denizlerin dalgası bilinmez
Zaman akıp giderken avuçlarımdan ben yine aynı durakta bekliyorum seni
Bir rüzgâr esiyor ta ötelerden kokusunu getiriyor uzak şehirlerin
sevdanın kor aleviyle yaktın bu dertli bağrımı
ne mekan ne zaman kaldı sen tükettin her anımı
giderken kopardın çaldın bedendeki şu canımı
benim muradım sende kaldı sen kimlere kaldın zalim
bahardı bahçem kurudu döküldü bak yapraklarım
Sensizliğin kapısında da çok bekledim
Yokluğunun getirdiği soğuk hasreti göğsüme bastırdım
Karanlık gecelerin ardına saklanan o hayali gözledim
Karanlık sokklarda kendi gölgemle konuştum
Zamanın durduğu anlarda kendime bile kafa tuttum
Adını fısıldadı sonsuz bir şiir gibi geceler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!