yalan dolanla ördüğün o yüksek duvarlar
günü gelir üstüne yıkılır da altında kalırsın
saraylar kursan mercan taşından atlas yorganlarda uyusan
bir nefeslik ömrün bittiğinde çıplak gidersin
ne tacın kalır başında ne hükmün yürür bir yerde
kibirlenip yürüme yollarda yer seni de toprak yutar
güneş her sabah doğar ama senin için Birgün batar
heybetli çınarlar bile devrilir bir fırtınada unutma
altın gümüş dediğin elinin kiriymiş meğer
gönül kırmak kolaydır ama tamiri bir ömür ister
güzelliğin solar gider bahar biter kış gelir
sanada kalmaz bu dünya her şey Birgün aslına döner
akan sular durulur dertli sazın teli kopar
bir avuç toprak olur o övündüğün endamın
kimler geldi geçti bak ne iz bıraktı ne seda
baki kalan şu gökte sadece hoş bir nidadır
vakit varken uyan bu derin uykulardan
ne malın mülkün kurtarır seni ne boş davan
adalet terazisi hassastır şaşmaz hiçbir zaman
sanada kalmaz bu dünya göçüp gider her yaşam
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!