Mesut gönül meclisine çağrılır.
Davet icabet gerek, destur alır.
Niyetle kısmete doğru koyulur.
Hem yol aldıkça aramakmış vuslat.
Güvenme yeterli ilmim var diye
Söz sanatı edip sorarlar beni
Kalbimi açsam dinlemezler niye
Dilimde tüy bitti yorarlar beni
__Mani olan bir şey, sanki bir duvar...
Yoksa, gidildikçe kaldığın mı yâr?
__Mesafe, araya koyduğun kadar...
Söyle, aranıza aldığın mı var?
Bismillahirrahmanirrahim...
Aşkı, aşık olanlara sor; her aşık, aynı lisanı söyler.
Tercümesi her dilde: "O’nunla, O’na hasret çekmek. " bilinir.
Aşkı, maşuk olana sor; maşuk olan, tek bir lisanı söyler.
Aşkı sorun bana: "Nedir, tarifi nasıldır?"
Haydi sorun: "Kimledir, şimdi nerededir?"
Sorun da göstereyim aşkı,
Kuraklık baş gösterirken
Bir kişi ki kemalini hıfzetse,
İrfan meclisinde piri nur olur.
Şeriat babına kayım olmayan,
Daim onun altı üstü nar olur............Âşık Zülali
Karanlık çekilip
Tan yeri ağarırken,
Mavilikler belirir tüm güzelliğiyle…
Gözler kapanıp
Derin bir iç çekilirken,
Ocağı su koyun,
kaynasın fokur fokur.
İçine tarhana katın,
pişsin usul usul.
Kuşanıp zamanı,
Omzumuzda eğrelti duran bir geçim,
Ayağımızda bir çift kader,
Ömür yoluna çıktık.
Gitme, bu yol yol değil; etme!" derler,
sözden anlamaz gönül, illa ki görmeliyim.
"Aklını topla, nasıl varırsın yalnız?" derler;
omzumdaki baş değil, yüreğimdir rehberim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!