Besmeleyle başladık ki, hayra dönsün her türlü şer,
Vatan bir bütündür elbet, her parsel geçilmez siper!
Uyku ağır, gaflet derin; çöreklenmiş sinsi yılan,
Uyan ey necip milletim, sokup da etmesin ziyan.
Sürmeli Bey’in ahını hâlâ taşırken o tabiat,
Bu işte Çapanoğlu mu var mirası paylaşmaz Yozgat?
Güneş görmez ömürlere, kazma vurulduğu toprak,
Ekmeğin taştan da bahtın kara olmasın Zonguldak?
Ağrı Dağı eteğinde bir vaha ile bayındır,
Üç kapının eşiğinde, hasadın nûr olsun Iğdır.
Gönlün geniş, sofran hazır; gelene Ensar bilakis
Kendi yükün ağır iken, derdini paylaşsın Kilis.
Gözünü boyar yabancı, daldığı bir pembe hülya,
Kendi yurdunda gariptir, silkin artık ey Antalya!
Yamaçların sarp, firak; coğrafyan elbette çetin,
Doğana, tarihine yok edene yol verme Artvin!
Cihana kuşatan çınar, ipek yolundan bir borsa,
Kökün Osmanlı mülkü, uyan artık ulu Bursa!
Bin bir hileye karşın o şühedâdan kutsi kale,
"Geçilmez" mührü sendedir, vur bir daha Çanakkale!
Mülk-ü İslam’ın kilidi, Nene Hatun’lardan mahrum
Dadaşça bir duruşla, gafleti tarihe göm Erzurum!
Gönül ehli o Yunus’un sevgisiyle taştı nehir,
Ahir zamanda sevelim sevilelim Eskişehir !
Surda bir gedik açtın ki, Orta çağı ara da bul,
Fatih’in mi, Bizans ’ın mı bugünkü köhne İstanbul?
Alayı gelse kaç yazar, o kurşun ki Hakk’tan emir,
Yine olsa o kordonundan denize döker mi İzmir!
Her adımda biraz daha mühürlüyoruz heceyle
Gündüzünü dert edindik, uyumuyoruz geceyle.
Sanmayın ki bu yolculuk, yalnızca hoş bir gezidir,
Her bir şehir yara olsa, her mısraı da izidir.
Toprak ateşle yoğrulur, pişeni olurken ihya,
Dumlupınar şahittir ki; çinisi kandan Kütahya.
Battal Gazi Beydağı’dan kopan bir yiğit Süreyya,
Bereketli toprağında insan yetiştir Malatya.
Boztepe’den seyrederken görünmez ki fındık kurdu,
Altın dereyken sezdin mi hiç içi neden boş Ordu?
Yedi kale mühür vurmuş, geçit vermez bir seciye,
Yerden mi bitti Ceyhan ki taştı taşar Osmaniye.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!