Sütten ak bir eserle aşk tohumu ekildi.
Bereketli Kevser’le tüm kalplerde kök saldı.
Ölü toprağa atan bir diriliş bir doğum
Aşk makamını tadan, baş gösteren her tohum;
Korkular besleyerek büyüttük senelerce
Geçer bir sebep bulup bağlamıştık ipini.
Heyhat, boşalıp, kudurdu çoğu gecelerce,
Sorduk kim temizleyip saracak tahribini!
Hırpalayıp kırınca korku niyetimizi,
Sanki Nuh tufanından kalan yorgun bir dünya,
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Kazan kaldırmış hele, kaynıyor suyu güya
Kim pişiyor, kim yiyor, sor sunulmadan önce!
Ateşsin dediler, yandım;
Beni bir de benden dinle.
Güneş oldum, yere indim;
Beni bir de benden dinle.
Ay kanasın dostlar güneş patlasın
Doğdu doğacak şuuruna varın!
Söz tutuldukça merhale atlasın
Yalan ne hak ne araştırıp sorun!
Bana eşlik edecek,
İki hoş sohbet edecek
Birini aradım sabah sabah;
Yalnız in cin top oynamakta bir de
Yolumda cismimi gölgeleyen oyunlar var.
Bugün Veysel’in sözüyem,
Senlik benlik güden miyem?
Madem aynı vardan varız,
Sen dağsan ben düden miyem?
Yaktı yakacak ateşimiz
Tutuştuğu şey samandan mı?
Gitti gidecek ruh eşimiz
Vardığım yer aşiyan mı?
Vardık oğul, burası böyle boydan bayırdır.
Az öte aşağısı ekeceğin çayırdır.
Verimlidir toprağı, sürerek et bayındır.
Hasat yapacaksan ki işin başı sabırdır
Allah’ın da izniyle sabrın sonu hayırdır.
Dijital evlerde kalır çocuklar,
Odalarda zaman dururken henüz.
O zaman yorgun gözlerinde parlar
Bir sosyal medya, çirkef bir arayüz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!