Bin yıl secdeye varsa başım, zikretse dilim
Mizanda bir kılı dahi çekmezdi amelim
Rasûlullah inandı, yürekler nurla doldu.
Ayetler bir bir indi, yeryüzü esen oldu.
Mü’minler ismin andı, gönül huzuru buldu.
Vaktiyle biz azıttık, üstelik inat ettik!
Ey Rabbimiz! İşittik şimdi itaat ettik!
Bağrımdan kopartılan cefalı oğul,
Yazısı kara olan tasalı oğul,
İçi dağlı dua yollar sana annen,
Duy, ateşe atılan kınalı oğul.
Bulutlanmadan hemen önce bir şey bir erek
Gözlerimden bir pınar aktı sanki devinek.
Aktı, yatağındaki tuzlu su tükene dek.
Oy! An oldu tadını da çıkardım yorgunluğun.
Hayat, ilimle can bulup,
Bir ustaya çırak olup,
Zanaatı ele alıp
Söze gönül kondurmakmış.
Hüdai’yi duydum, geldim,
Aşk kınama anlamaz ki
Bu âlemde ne münevver;
Gönlü âmâ anlamaz ki.....Mesut Tütüncüler
Dağlar kar tutmaz olmuş; sırf, sırf yalın çıplaklık.
Toprak kimyayı almış; sınıf atlamış kıtlık.
Elemlerin sonu yok; ihmalse dağlamakta.
Adı söylene gelmiş miş küresel sıcaklık.
Kaderle örülü pamuk saçını
Kara yazılara sal anneciğim.
Kalbin acıyla dolu baş tacını
Duaları takıp dal anneciğim.
Merhaba dünyalar tatlısı,
elmamın diğer yarısı,
bahçemin gülistanı,
canımın canı,
baldan tatlı anam...
Keyfin yerindedir,
Bugün Âşık Said sofrasındayım,
Bağdaş kuracak bir yeri ara bul.
Neyleyim dünyanın gam, mihnetini
Çala kaşık vuran, kârı ara bul.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!