Daha sabahın körü, yüzünü göstermemiş,
Feslikan Mahallesi bin bir sokak uykuda.
Daha on sekizinci madde bile vurmamış,
Halkı diken üstünde, çıkmaz sokak korkuda.
Yine bir sabah adam evden çıkar poşetle,
Bulursa şayet şişe, tenekeyi satacak.
Giderken üzerinde yamalı bir ceketle,
Sattıklarıyla daha evlatlar okutacak.
Bin dokuz yüz doksan üç yılı bir yaz saçılmış,
Bu sokakta hummalı bir çalışma sürüyor.
Yerler kazılmış çıkmaz sokak yeni açılmış,
Sokağın açılınca gözü itler ürüyor.
Madem ki buraya geldik, hoş gördük,
Çorbada bizim de tuzumuz olsun!
Kalemi aşk ile boyayıp sürdük,
Mecliste bizim de sözümüz olsun!
Yüce dağ başına kar yağmış gibi
Ağarıp duruyor kar belli belli
Endim enginlere seyran eyledim
Davete icabet ettik de geldik,
Kardeş selâm alıp verenler gelsin.
Biriz, beraberiz, biz böyle bildik,
Kabul edip Hak’tan görenler gelsin.
Dedim nasıl oldu bu, geçmiş olsun.
Dedi niye oğlum, hasta mıyım ben?
Dedim nazar değdi, dostum, metin ol.
Dedi niye oğlum, yasta mıyım ben?
Rüzgâr penceremden usul usul girerken,
perdelerimi havalandırırken;
ben anılarda yorulmuş,
geleceğe kırgındım...
Oturmuş şiirimi yazarken,
Demedim mi bu umut yakar kavurur seni
Gün döner de dolaşır, sana beklenti alır.
Her defasında daha fazla savurur seni
Demedim mi ey gönlüm, can tuttuğuyla kalır.
Demedim mi ey gönlüm, demedim mi gel etme!
Soğuk demir üstünde, döner durur tekerlek,
Bize tutun, bizi çek, yoldan döndür bu defa.
Rayları çizilmiş yol, hürriyet ardınca ek,
Bize tutun, bizi çek, yoldan döndür bu defa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!