Dedim nasıl oldu bu, geçmiş olsun.
Dedi niye oğlum, hasta mıyım ben?
Dedim nazar değdi, dostum, metin ol.
Dedi niye oğlum, yasta mıyım ben?
Demedim mi bu umut yakar kavurur seni
Gün döner de dolaşır, sana beklenti alır.
Her defasında daha fazla savurur seni
Demedim mi ey gönlüm, can tuttuğuyla kalır.
Demedim mi ey gönlüm, demedim mi gel etme!
Soğuk demir üstünde, döner durur tekerlek,
Bize tutun, bizi çek, yoldan döndür bu defa.
Rayları çizilmiş yol, hürriyet ardınca ek,
Bize tutun, bizi çek, yoldan döndür bu defa.
Derdi vatan, aşkı vatan,
Bugün Arif’e konuğum.
Dost kalleşse, yılma utan,
Ben bir Elif’e konuğum.
Mesut’um düşme yeisi
Yine derin çek nefesi,
Tefekkürle geç beisi
Beden yalnız can kafesi
Sustun, sustun sükût doldu
Gönül bu, bir kere coştu.
Yağmur gayri yollar aştı.
Sevgiyle dillerden taştı.
Görenler bu işi şaştı.
Sustun, sustun sükût doldu
Sefayı cefa mı sandın,
Aldanıp aşka mı kandın,
Bugününü kar mı andın,
Öyleyse ne diye yandın?
Sustun, sustun sükût doldu
Yazdık aşkın hatırına
Ne ilk ne son satırına
Hakikatin kor nârına
Geçelim ebed yarına
Kana kana içilir, altından ırmak akar,
Sen çağlayınca sevgi, âlem içinde âlem.
Kaçı seninle dolar, kah taşıp berrak akar,
Dilgûşa nefs ilinde âdem içinde âdem,
—Ey ol Vahdet-i Vücut, bu ilime kıl zemzem.
Evvel maziye yaslanıp, istikbali kuşanmaktır,
Vatan denen kutsal mühür, can içinde yaşanmaktır!
Secdeyle mühürlenmiş toprağın her bir zerresi pak,
Millet olma şuuruyla, her nefeste hür kalacak!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!