Rüzgâr penceremden usul usul girerken,
perdelerimi havalandırırken;
ben anılarda yorulmuş,
geleceğe kırgındım...
Oturmuş şiirimi yazarken,
derinden gelen bir hoş sedanın eşliğinde;
kelimelerin nasıl da duygusuz kaldığını gördüm.
Ne yaptığımı bilmeden, amansızca,
amaçsızca kendimi yıprattığımı fark ettim...
O’nu kelimelerimde,
O’nu şiirlerimde,
O’nu romanlarda, resimlerde yaşattım.
Benim için tatlı bir rüyaydı bu...
Benim olsa dahi,
hiç bitmeyecek bir rüya...
O’ndan uzakta olmadığımı biliyorum,
lakin bir türlü yollarını bulamıyorum.
Önümde koca bir dağ, aşamıyorum...
Aşsam da göremiyorum,
görsem de koşamıyorum...
Bağlıyor birileri beni,
kilit vuruyorlar yüreğime...
Anahtarı da korkularıma emanet etmişler;
alıp o korkulardan, kapımı açamıyorum.
O’nu şiirlere sordum,
söylemediler.
O’nu resimlerde aradım,
göremedim.
Ezberlediğim o hoş sedalara baktım,
orada da değildi...
Fakat çok geç değil her şey için!
Esaret gibi şiirlerden, romanlardan;
gözyaşı kokan resimlerden, renksizlikten bıktım usandım!
Yapılacaksa bir resim, renkli olsun!
Yazılacaksa bir şiir, mutluluk olsun!
Seveceksem eğer, en güzeli olsun!
Kararımı verdim artık;
korkularımı yenmeye...
Alıp o korkulardan anahtarı,
yüreğimin kilidini açmaya!
Zor olacağını bilsem de,
ettim yeminimi
Karar verdim;
artık değişmeye!
23.01.2018
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 7.08.2026 11:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!