Bir güneş daha düşüyordu bugün,
Öyle ıpılıktı ki damlaları
Hiç aklıma gelir miydi şu hüzün,
Bilir miydim attığı adımları.
Ezip geçtiği yerde kaderlerim
Her bireyin toplumda bir sesi, yankısı var.
Beni duy, sesime gel; kesilmeden bu defa.
Toplum da bir göl, orman, dağ gibi bakısı var.
Beni duy, bana yönel; çürümeden bu defa.
Derler ki, yolu Hak yoluymuş,
Ama kim bilir neyle sınanır bir kul?
Kimi zaman burnu sürtülür,
Kimi zaman göğe çıkar.
Vav bilmeyen,
Emanet, ancak emin olana verilirmiş.
Veren bilirmiş taşıyacak olanı,
Alan bilirmiş yükün ağırlığını…
Öyle çekermiş çilesini.
O günden sonra emanetçi bilinirmiş adı.
Allah rahmet eylesin
Sabret, emir Allah’tan
Mekânı cennet olsun
Sabret, emir Allah’tan
Hücreler arası bir boşluktayım, doluyor.
Beni duy, dengele; iç uyum sağla bu defa.
Boşluklar doldurulup yenileri geliyor.
Beni duy, dengele; iç uyum sağla bu defa.
Bugün Ceylani’ye misafir olduk,
Gelin dostlar dosta analım bugün.
Sundu hak şerbeti, içtik hoş bulduk,
Sohbetin tadını kanalım bugün.
Rezzâk verdi, Fettâh aldı
Gönle vardı, gamı sildi
Gönül uçtu âşka kondu
Bunu acep kimden bildi?
Karanlıklar ışık buldu,
Boşluk doldu, mülk kuruldu.
"Ol" emriyle koca âlem,
Bir nizamda, ahenk buldu.
Fettâh açtı, Alîm girdi,
Sır içinde sırrı gördü.
Ezelden ebede saat
Zaman O’nda, hüküm sürdü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!