Mülk-ü İslam’ın kilidi, Nene Hatun’lardan mahrum
Dadaşça bir duruşla, gafleti tarihe göm Erzurum!
Gönül ehli o Yunus’un sevgisiyle taştı nehir,
Ahir zamanda sevelim sevilelim Eskişehir !
"Gazi"liğini unutan, nesle sorarım bir sebep,
On bir ay aç kalmışsa da, teslim olmadı o Antep.
Gönüllü alaylar vardı, kim hatırlayıp ağlasun
Vefa nedir bilen için, emin kaledir Giresun.
Adını gümüşten almış, cevheri her ev her hane
Sarp hayatta eriyen şu ömre ibret Gümüşhane.
Zap Suyu bu hırçın akar, katıp götürür ekseri,
Geride kalan bölünmez vatan değil mi Hakkâri?
Kırk asırlık dava "şahsi mesele" ince bir detay,
Kadim hoşgörü sofrası kurulan cömert Hatay.
Gülünün kokusu gelir, edilirken sana gıpta,
İlmek ilmek doku bizi, unutulmadan Isparta.
Toroslar’da tüten duman, Yörüklerin sesi dersin,
Güzel limanın geçmişten geleceğe baksın Mersin.
Kayıt Tarihi : 15.07.2026 08:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!