Gitme, bu yol yol değil; etme!" derler,
sözden anlamaz gönül, illa ki görmeliyim.
"Aklını topla, nasıl varırsın yalnız?" derler;
omzumdaki baş değil, yüreğimdir rehberim.
"Korkmaz mısın, sonun karanlık, felâket!" derler,
korku ne ki? Yangınlar sarmış, pişmeliyim...
"Zayıf düşersin, kaldıramazsın bu yükü" derler;
boynum bükülür, lâl olurum; "O yeter!" derim.
Sormayın, sebepsiz değil bu gidişlerim!
Can var bende candan öte, özgedir sevişlerim.
Sormayın, varır mıyım bilinmez, nasıl bileyim?
Bir aşk var bende aşktan öte; bu yol üzerinedir yürüyüşlerim...
Sormayın felâketi, korkuyu bana; kendimi kaybetmişim.
Bir akıl var bende divaneden öte, ışığı arayan bir miskinim.
Sormayın yükü bana; çeken şikâyetçi değil, öyle benimsemişim.
Zayıf bedenim toprak olur bir gün,
can kafesten uçar, yokluk yurdunu bulur ümidim!
28.02.2018
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 13.08.2026 10:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir, korka korka atar adımlarını; "Aman sakın kendini!" diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: "Bırak kendini, koy gitsin!" Akıl kolay kolay yıkılmaz; aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!