Melodik Zaman 12 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri ...

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7480

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Melodik Zaman 12

Saatler,
İnsanları dakikalara bölüyordu.
Herkes yetişeceği bir yere koşarken,
Ben,
Bir tek senin sessizliğinde
Zamanın durabildiğini gördüm.
Belki gerçeklik,
Dokunduğumuz taşlarda değil,
Bir bakışın içimizde uyandırdığı
Yeni evrendedir.
Aşk

Gözlerin Bir Başka Gerçeklik
Bana dediler ki,
"Dünya gördüğünden ibarettir."
İnandım.
Sonra sana baktım.
Ve anladım ki,
İnsan bazen gözleriyle değil,
Sevdiği kalbin ışığıyla görür.
Şehir,
Camdan kulelerini göğe doğru uzatıyordu.
Saatler,
İnsanları dakikalara bölüyordu.
Herkes yetişeceği bir yere koşarken,
Ben,
Bir tek senin sessizliğinde
Zamanın durabildiğini gördüm.
Belki gerçeklik,
Dokunduğumuz taşlarda değil,
Bir bakışın içimizde uyandırdığı
Yeni evrendedir.
Çünkü sevgi,
Dünyayı değiştirmez.
Algıyı değiştirir.
Ve algısı değişen insan,
Aynı ağaca,
Aynı gökyüzüne,
Aynı yağmura
Artık başka bir kalple bakar.
Sen bana,
Mutluluğun sahip olmak değil,
Fark edebilmek olduğunu öğrettin.
Bir çiçeğin açışını,
Bir kuşun susuşunu,
Bir insanın kırılmadan sevebilmesini...
İşte bütün bunlar,
Seninle anlam kazandı.
Şimdi biliyorum:
Aşk,
Bir rüya değildir.
Belki de,
Uyanıkken görülebilen
En derin hakikattir.
Ve sen,
O hakikatin
Kalbimdeki
En sessiz cümlesisin.
Aşk

Bir Gülüşün Kadar Ömür
Seni sevmek,
Bir denizin kıyıya usulca dokunuşu gibi;
Ne gürültülü,
Ne de gösterişli…
Yalnız derin.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Sabahın ilk ışığında
Adın düşüyor içime.
Bir kuş kanadında değil,
Bir duanın sessizliğinde
Geliyorsun bana.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Ne zaman yağmur yağsa,
Penceremde senin gözlerin birikir.
Her damla,
Kalbime yazılmış eski bir mektubu
Yeniden okutur.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Biliyor musun,
İnsan bazen bir ömür yaşar
Ve hiçbir yere varamaz.
Sonra bir gülüş görür,
Bütün yollar
Tek bir kalbe çıkar.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Ben senden
Mucizeler istemedim.
Elini tuttuğumda
Dünyanın biraz daha güzel olacağına
İnanmak yetti bana.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Bir gün saçlarımızı
Yılların beyazı örtecek.
Belki sesimiz yavaşlayacak,
Belki adımlarımız ağırlaşacak.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.

Çünkü gerçek aşk,
Zamana yenilmeyen bir çiçektir;
Her mevsim yeniden açar,
Her ayrılıktan sonra
Sevdiğinin adında yeniden bahar olur.

Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.
Aşk

Bir gün,
Gökyüzü bulutlandı.
Yağmur yağdı.
Islanan sokaklar değildi yalnız,
İçimde bekleyen bütün yarınlardı.
Aşk

Bir Harf Eksik
Sana,
Adını söylemeden seslendim.
Sen,
Duymadan cevap verdin.
Meğer aşk,
Sesin değil,
Kalbin duyduğu dilmiş.
Bir gün,
Gökyüzü bulutlandı.
Yağmur yağdı.
Islanan sokaklar değildi yalnız,
İçimde bekleyen bütün yarınlardı.
Seni sevmek,
Birine kavuşmak değil;
Kendimde eksik kalan
Bir harfi bulmaktı.
İnsan,
En güzel cümlesini
Sevdiği kişiye değil,
Onun ardından
Kendi içine kuruyor.
Ne garip...
Uzaklık,
Kilometrelerle ölçülmüyor.
Bazen aynı odada
İki yalnızlık oluyor.
Bazen de
İki ayrı şehir,
Tek bir kalp ediyor.
Bana,
"Aşk nedir?"
diye sordular.
Sustum.
Çünkü cevabı olan şey
Bilgidir.
Aşk ise,
Her gün yeniden
Sorulan
En güzel sorudur.
Ve ben,
Her sabah
Seni değil,
Sende bulduğum
Beni
Yeniden seviyorum.
Aşk

Biliyor musun,
İnsan bazen yıllarca yaşar da
Bir tek günü özler.
Ben ise bir günü değil,
O günün içindeki
Senli hâlimi özlüyorum.
Ne yağmurlar unutturabildi seni,
Ne mevsimler.
Her bahar,
Adını bilmediğim bir çiçek açıyor içimde;
Kokusunda sen varsın.
Aşk

Senden Sonra Bile Sen
Akşam inerken şehrin yorgun omuzlarına,
Bir sessizlik gelip oturuyor yanı başıma.
Adını anmıyorum;
Çünkü bazı isimler,
Söylendikçe değil,
Kalpte sustukça çoğalıyor.
Bir pencereye yaslanıyorum.
Gökyüzü usul usul kararıyor.
İlk yıldız görünür görünmez,
İçimde sana açılan
Eski bir kapı aralanıyor.
Biliyor musun,
İnsan bazen yıllarca yaşar da
Bir tek günü özler.
Ben ise bir günü değil,
O günün içindeki
Senli hâlimi özlüyorum.
Ne yağmurlar unutturabildi seni,
Ne mevsimler.
Her bahar,
Adını bilmediğim bir çiçek açıyor içimde;
Kokusunda sen varsın.
Senden bir şey istemedim hiçbir zaman.
Ne sonsuz sözler,
Ne erişilmez düşler...
Yalnız,
Bir gün gözlerin gözlerime değdiğinde
Dünyanın biraz daha güzel olmasına inandım.
Ve eğer ömür,
Bir gün usulca omzuma dokunup
"Artık yoruldun," derse,
Ben son kez gökyüzüne bakarım.
Çünkü bilirim,
Orada değil belki,
Ama kalbimin en aydınlık yerinde
Hâlâ senin gülüşün doğmaktadır.
Sevgi bazen kavuşmak değildir;
Bir insanın ışığını,
Yıllar geçse de
Kendi yüreğinde söndürmemektir.
Aşk

Bir Bahar Kaldı
Akşam, usulca topladı ışığını,
Çınarlar sessizce eğildi rüzgâra.
Bir kuş geçti göğün mavi eşiğinden,
Adın kaldı içimde, ince bir dua.
Ne çok mevsim değişti ardından;
Yağmurlar camlara eski masallar yazdı.
Her yaprak başka renge döndü,
Ama kalbim seni hep ilkbaharda sakladı.
İnsan,
Bir ömrü bazen bir bakışta bulur.
Sonra yıllar geçer,
Takvimler yorulur,
O bakış hiç yaşlanmaz.
Ben senden sonsuzluğu istemedim.
Bir akşamüstü,
Yan yana yürürken
Sessizliğin bile bize arkadaş olması
Yeterdi.
Çünkü aşk,
Gösterişli cümlelerde değil;
Bir fincan çayın buğusunda,
Aynı gökyüzünü paylaşan
İki kalbin sabrındadır.
Ve gün gelir,
Saçlarımızı beyaza boyar zaman.
Yollar bizi başka yönlere çağırır belki.
Ama sevgi,
İlk açan bir gül gibi,
Her bahar yeniden kalbimde doğar.
İşte o vakit anlarım:
Ömür uzun olduğu için güzel değildir.
Bir insanın adını,
Yıllar geçse de
İçinde aynı sevgiyle taşıyabildiğin için güzeldir.
Aşk

Önemli olan:
Bir insanın,
Başka bir insanın umudunu
Kendi umudu gibi koruyabilmesidir.
Eğer buna aşk deniyorsa,
Ben seni,
Her sabah yeniden başlayan
Bir emek,
Bir cesaret,
Bir gelecek gibi seviyorum.
Aşk

İnsan,
En büyük eserini
Taşa değil,
Sevdiği kalbe
Merhametle dokunduğunda bırakır.
Aşk

Sonsuzluk,
iki insanın birbirine
incelikle emanet ettiği
bir tek kalpte yaşar.
Aşk

Her bakışın,
İçimde gereksiz bütün gürültüleri
Birer birer susturdu.
Ve geriye,
Yalnızca aşkın sesi kaldı.
Aşk

Ne zaman yalnız kalsam,
Kalbim sana doğru yürüyen
Eski bir yol oluyor.
Adımlarım değil,
Özlemim yoruluyor.
Aşk

Kalbimde Açan Sabah
Sana her baktığımda
Sanki dünya yeniden öğreniyor aydınlanmayı.
Güneş, pencereme değil,
Adının ilk harfine doğuyor.
Bir kuş geçiyor gökyüzünden;
Kanadında senin gülüşün var.
Rüzgâr saçlarını hatırlatıyor bana,
Çiçekler sessizce seni anlatıyor.
Ne zaman yalnız kalsam,
Kalbim sana doğru yürüyen
Eski bir yol oluyor.
Adımlarım değil,
Özlemim yoruluyor.
İnsan bazen
Bir ömrü beklemekle geçirir.
Ben ise bir bakışını beklerken
Sabretmenin de
Sevmenin bir dili olduğunu öğrendim.
Senden ne yıldız istedim
Ne de masallardan bir ülke.
Bir akşam vakti,
Elimin eline değmesi kadar
Gerçek bir mucize yeterdi bana.
Yıllar geçecek biliyorum.
Mevsimler değişecek,
Şehirler eskicek,
Aynalar yüzümü tanımakta zorlanacak.
Ama sevgim,
İlk günkü heyecanını
Bir çocuğun gülüşü gibi
Koruyacak.
Çünkü aşk,
Zamana meydan okumak değildir.
Zaman geçerken bile
Aynı kalbi
İlk günkü incelikle
Sevebilmektir.
Aşk

Bugün sana rastlamadım.
Ama çay yine iki bardak demlendi.
Demek ki insan,
Bazen alışkanlıklarını değil,
Umutlarını çoğaltıyormuş.
Aşk

İki Bardak Çay
Bugün sana rastlamadım.
Ama çay yine iki bardak demlendi.
Demek ki insan,
Bazen alışkanlıklarını değil,
Umutlarını çoğaltıyormuş.
Sokaktan bir simitçi geçti,
Martılar onun peşinden.
Ben de senin ardından
Gitmedim.
Çünkü bazı sevgiler,
Koşarak değil,
Bekleyerek büyür.
Bir çocuk,
Kaldırıma tebeşirle güneş çizdi.
Güneş biraz eğriydi.
Olsun.
Mutluluk da zaten
Kusursuz olunca değil,
Gerçek olunca güzel.
Bir serçe
Pencereye kondu.
İçeri girmedi.
Belki o da biliyordu;
Her evin değil,
Her kalbin penceresi açıktır.
Akşam olunca
Gökyüzü usulca mora döndü.
Ben seni düşündüm.
Ne şiir büyüdü,
Ne şehir.
Yalnız içimde,
Bir sandalye daha çekildi hayata.
Gelirsen otur diye.
Çünkü aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.
Aşk

Aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.
Aşk

Bir çocuk,
Kaldırıma tebeşirle güneş çizdi.
Güneş biraz eğriydi.
Olsun.
Mutluluk da zaten
Kusursuz olunca değil,
Gerçek olunca güzel.
Aşk

Sen gülünce,
Deniz kıyıya değil,
İçimde bekleyen çocukluğa vurdu.
Bir çiçek,
Kokusunu rüzgârdan sakladı.
Ben ise
Kalbimi senden saklayamadım.
Aşk

Bazı aşklar,
Adını söylemeden de
Bir ömrü güzelleştirmeye yeter.
Aşk

BUGÜN
Bugün sana rastlamadım.
Ama çay yine iki bardak demlendi.
Demek ki insan,
Bazen alışkanlıklarını değil,
Umutlarını çoğaltıyormuş.

Aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.

Ooooooooyyyy

Aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.

Sen gülünce,
Deniz kıyıya değil,
İçimde bekleyen çocukluğa vurdu.
Bir çiçek,
Kokusunu rüzgârdan sakladı.
Ben ise
Kalbimi senden saklayamadım.

Aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.

Ooooooooyyyy

Aşk,
En çok da
"Bugün de bekledim"
diyebilmenin
Kırılmayan hâlidir.
Aşk

Gün Akşama Eğilirken
Gün akşama eğilirken
Bir serçe kondu pencereye.
Ne seni sordu bana,
Ne de ben onu.
Yalnız rüzgâr,
Çınar yapraklarını usulca savurdu;
Sanki adını
Tek tek toprağa yazıyordu.
Mevsimler değişti,
Yağmurlar geçti bu şehirden.
Eski sokaklar eskidi,
Eski saatler sustu.
Bir tek seni sevdiğim gün
Takvimlerden hiç eksilmedi.
İnsan,
Bir ömrü bazen
Bir gülüşe emanet edermiş.
Ben bunu
Gözlerin ilk kez
Kalbime dokunduğunda öğrendim.
Ne büyük sözler isterim,
Ne de ulaşılmaz düşler.
Bir akşamüstü,
Sessizce yanıma oturman,
Gökyüzünü birlikte seyretmemiz
Bütün şiirlerden güzeldir.
Çünkü sevgi,
Gürültülü yeminlerde değil;
Aynı sessizliği paylaşabilen
İki kalbin sabrındadır.
Ve yıllar,
Saçlarımıza usulca kar yağdırdığında bile
İçimde açan o ilk bahar
Senden öğrendiği rengi
Hiç kaybetmeyecek.
Bir gün ömür,
Son sayfasını çevirse bile
Kalbimde tek bir cümle kalacak:
"Seni sevmek,
Hayatı güzelleştiren
En sessiz mucizeydi."
Aşk

Bilir misin?
En güzel şiirler kâğıda değil,
Bir insanın sevdiği kalbe
Sabırla yazılır.
Aşk

Adınla Başlar Sabah
Bir sabah adın düştü pencere camına,
Güneş bile geç kaldı senin aydınlığına.
Bir kuş kondu yüreğimin en sessiz dalına,
Meğer bahar, sen gülünce gelirmiş yanıma.
Yağmurlar geçti, mevsimler usulca eskidi,
Yollar yoruldu, takvimler sessizce eksildi.
Ama sana uzanan o ince sevda yolu,
Kalbimin içinde ilk günkü gibi yeşildi.
Bir bakışın yetiyor kararan akşamlara,
Bir sözün umut oluyor en suskun yarınlara.
Ben seni yıldızlardan ödünç almadım ki,
Toprağın kokusu gibi kattım dualarıma.
Ne servet istedim senden ne ulaşılmaz düşler,
Birlikte yürüyelim yeter, aynı göğe gülerek.
Çünkü aşk, büyük sözlerle büyümez sevgilim;
Bir fincan çayın buğusunda ömür olur sessizce.
Yıllar gelip saçlarımıza ak düşürse bile,
Kalbimde açan gül solmayacak seninle.
Ben seni bugün değil, her yeni gün yeniden,
İlk kez sever gibi seveceğim ömrümce.
Ve bilir misin?
En güzel şiirler kâğıda değil,
Bir insanın sevdiği kalbe
Sabırla yazılır.
Aşk

Evde Kalan Işık
Akşam,
Perdeler usulca çekildi.
Masanın üstünde
Yarım kalmış bir çay,
Okunmayı bekleyen bir kitap,
Bir de senin sessizliğin vardı.
Evler,
Duvarlardan yapılmıyor aslında.
Birinin dönüşünü bekleyen
Sabırdan yapılıyor.
Ben bunu
Kapının her akşam
Aynı umutla dinlenişinden öğrendim.
Sen olmayınca,
Saat çalışıyor yine.
Musluk damlıyor.
Rüzgâr pencereye dokunuyor.
Hiçbir şey eksilmiyor görünüşte.
Ama eşyanın bile
Bir anlamı çekiliyor içinden.
Bir fincanı yerine koyarken,
Sana söyleyeceğim cümleyi de
Usulca rafa kaldırıyorum.
Belki yarına.
Belki daha güzel bir akşama.
Çünkü sevgi,
Her gün yüksek sesle söylenen değil;
Aynı lambanın altında,
Birbirinin yorgunluğunu
Sessizce anlayabilmektir.
Ve anlıyorum ki,
Aşk bazen
Bir ömrü değiştiren büyük fırtınalar değil,
Eve geç dönen birini beklerken
Sönmeyen küçük bir ışıktır.
İşte ben,
Kalbimde o ışığı
Senin için
Her akşam yeniden yakıyorum.
Aşk

Seni sevdiğimi
İlk sana söylemedim.
Kendime de söylemedim.
İnsan,
Bazı gerçekleri
Kabul edene kadar
Onları tesadüf sanıyor.
Aşk

Bir gün,
Çay soğuyor.
Kitap yarım kalıyor.
Pencere açık unutuluyor.
Anlıyorsun.
Birinin yokluğu,
Bütün eşyaya aynı dili öğretiyor.
Aşk

Eksik Kalan Cümle
Seni sevdiğimi
İlk sana söylemedim.
Kendime de söylemedim.
İnsan,
Bazı gerçekleri
Kabul edene kadar
Onları tesadüf sanıyor.
Sonra bir gün,
Çay soğuyor.
Kitap yarım kalıyor.
Pencere açık unutuluyor.
Anlıyorsun.
Birinin yokluğu,
Bütün eşyaya aynı dili öğretiyor.
Garip olan,
Sana kavuşamamaktan çok,
Sana anlatamadığım beni özlemem.
Çünkü insan,
Sevdiği kişiyi değil bazen,
Onun yanında olabildiği hâlini kaybediyor.
Ne tuhaf...
Kalbim,
Benden habersiz
Sana taşınmış.
Ben hâlâ eski adresimde
Kendimi arıyorum.
Eğer bir gün
Yollarımız yeniden kesişirse,
Bana hiçbir şey sorma.
Ben de sana
"Nasılsın?" demeyeyim.
Çünkü bazı cevaplar,
Sorulunca küçülüyor.
Yalnız yan yana yürüyelim.
Belki sessizlik,
Yıllardır birbirine ulaşamayan
İki cümlenin
En doğru tercümesidir.
Ve belki aşk,
Bir insanı değiştirmek değil,
Onun eksik bıraktığı cümleyi
Ömrün boyunca
İçinden tamamlamaya çalışmaktır.
Aşk

Bana,
"Bu kadar sevilir mi?" diye sordular.
Gülümsedim.
Çünkü sevginin ölçüsü yoktur.
Denizin kıyısını sayabilir misin?
Gökyüzünün mavisini tartabilir misin?
İşte ben de seni
Öyle sevdim.
Aşk

Seçimin Sessizliği
Aşk,
Bana sorarsan,
Bir rastlantı değildir.
İnsan,
Bazı kapıları tesadüfen açar;
Ama içeri girmeyi
Daima kendisi seçer.
Ben seni seçtim.
Çünkü kalbim,
Aklımın kurduğu bütün sağlam köprüleri
Sessizce geride bıraktı.
Kaygı,
İçimde dolaşan görünmez bir kuştu.
"Ya incinirsen?" diyordu.
"Ya yalnız kalırsan?"
Oysa seni sevmemek,
Daha büyük bir yalnızlıktı.
İnsan,
Bazen en derin özgürlüğüne,
En büyük teslimiyetle ulaşır.
Ben bunu
Ellerine değil,
Sana duyduğum güvene tutununca öğrendim.
Bir gün,
Zaman bütün aynaları soldursa,
Yüzümüzü yıllar usulca değiştirse bile,
Ruhumuzun birbirini tanıyan tarafı
Yaşlanmayacak.
Çünkü gerçek sevgi,
Bir duygudan önce
Bir karardır.
Her sabah yeniden verilen,
Hiç kimsenin alkışlamadığı,
Ama insanı kendisine yaklaştıran
Sessiz bir karar.
Ve şimdi biliyorum:
Seni sevmek,
Dünyadan kaçmak değil;
Kendime doğru çıktığım
En uzun yolculukta
Yanımda yürüyen
En derin hakikatti.
Aşk

Ben seni,
Bir fotoğrafın içinde değil,
Kokusu eski kitaplara sinmiş
Bir sayfanın arasında buluyorum.
Her açışımda,
Geçmiş yeniden nefes alıyor.
Aşk

Aşk,
Bana sorarsan,
Bir rastlantı değildir.
İnsan,
Bazı kapıları tesadüfen açar;
Ama içeri girmeyi
Daima kendisi seçer.
Ben seni seçtim.
Çünkü kalbim,
Aklımın kurduğu bütün sağlam köprüleri
Sessizce geride bıraktı.
Aşk

Bir Kuşun Kalbinde Sen
Sabah,
Deniz mavisini usulca omuzlarına aldı.
Rüzgâr,
Çınar yapraklarını değil,
Adını dolaştırdı sokaklarda.
Ben,
Bir kuşun göğe yükselişini izlerken
Anladım;
Bazı insanlar
Bir ömre gökyüzü kadar geniş giriyor.
Sana bakınca,
Zaman eski bir saat olmaktan çıkıyor.
Dakikalar,
Kalbin ritmine göre yürümeye başlıyor.
Bir gül,
Kokusunu senden öğrenmiş gibi.
Bir yağmur,
Camlara senin sesinle vuruyor.
Ve ben,
Dünyanın bütün renklerini
Senin gözlerinde birbirine karışırken görüyorum.
Aşk,
Birbirine sahip olmak değil,
Birbirinin yalnızlığına
Usulca bir pencere açabilmektir.
Hiç dokunmadan
Bir yarayı iyileştirmek,
Hiç konuşmadan
Bir ömrü anlamaktır.
Bir gün,
Mevsimler adlarını unutur,
Deniz kıyısını değiştirir,
Gökyüzü başka bir maviye dönerse bile,
Ben seni,
İlk bakışının içimde bıraktığı
O ince ışıkla
Yeniden seveceğim.
Çünkü bazı aşklar,
Bir kalpte başlamaz yalnız;
Bütün evren,
İki insanın birbirine
Sessizce inanmasıyla
Yeniden kurulur.
Aşk

Bazı aşklar,
Bir kalpte başlamaz yalnız;
Bütün evren,
İki insanın birbirine
Sessizce inanmasıyla
Yeniden kurulur.
Aşk

HEY
Aşk,
Bana sorarsan,
Bir rastlantı değildir.
İnsan,
Bazı kapıları tesadüfen açar;
Ama içeri girmeyi
Daima kendisi seçer.
Ben seni seçtim.
Çünkü kalbim,
Aklımın kurduğu bütün sağlam köprüleri
Sessizce geride bıraktı.

Aaaaaaaaaaaaşk

Ben seni,
Bir fotoğrafın içinde değil,
Kokusu eski kitaplara sinmiş
Bir sayfanın arasında buluyorum.
Her açışımda,
Geçmiş yeniden nefes alıyor.

Ooooooooooyyy

Ben seni,
Bir fotoğrafın içinde değil,
Kokusu eski kitaplara sinmiş
Bir sayfanın arasında buluyorum.
Her açışımda,
Geçmiş yeniden nefes alıyor.

Aaaaaaaaaaaali

Bana,
"Bu kadar sevilir mi?" diye sordular.
Gülümsedim.
Çünkü sevginin ölçüsü yoktur.
Denizin kıyısını sayabilir misin?
Gökyüzünün mavisini tartabilir misin?
İşte ben de seni
Öyle sevdim.

Aaaaaaaaaaaaşk

Ben seni,
Bir fotoğrafın içinde değil,
Kokusu eski kitaplara sinmiş
Bir sayfanın arasında buluyorum.
Her açışımda,
Geçmiş yeniden nefes alıyor.

Ooooooooooyyy

Ben seni,
Bir fotoğrafın içinde değil,
Kokusu eski kitaplara sinmiş
Bir sayfanın arasında buluyorum.
Her açışımda,
Geçmiş yeniden nefes alıyor.
Aşk

Aşk,
Birbirine sahip olmak değil,
Birbirinin yalnızlığına
Usulca bir pencere açabilmektir.
Hiç dokunmadan
Bir yarayı iyileştirmek,
Hiç konuşmadan
Bir ömrü anlamaktır.
Aşk

Bir gün,
Mevsimler adlarını unutur,
Deniz kıyısını değiştirir,
Gökyüzü başka bir maviye dönerse bile,
Ben seni,
İlk bakışının içimde bıraktığı
O ince ışıkla
Yeniden seveceğim.
Aşk

Bir Kuşun Kalbinde Sen
Sabah,
Deniz mavisini usulca omuzlarına aldı.
Rüzgâr,
Çınar yapraklarını değil,
Adını dolaştırdı sokaklarda.
Ben,
Bir kuşun göğe yükselişini izlerken
Anladım;
Bazı insanlar
Bir ömre gökyüzü kadar geniş giriyor.
Sana bakınca,
Zaman eski bir saat olmaktan çıkıyor.
Dakikalar,
Kalbin ritmine göre yürümeye başlıyor.
Bir gül,
Kokusunu senden öğrenmiş gibi.
Bir yağmur,
Camlara senin sesinle vuruyor.
Ve ben,
Dünyanın bütün renklerini
Senin gözlerinde birbirine karışırken görüyorum.
Aşk,
Birbirine sahip olmak değil,
Birbirinin yalnızlığına
Usulca bir pencere açabilmektir.
Hiç dokunmadan
Bir yarayı iyileştirmek,
Hiç konuşmadan
Bir ömrü anlamaktır.
Bir gün,
Mevsimler adlarını unutur,
Deniz kıyısını değiştirir,
Gökyüzü başka bir maviye dönerse bile,
Ben seni,
İlk bakışının içimde bıraktığı
O ince ışıkla
Yeniden seveceğim.
Çünkü bazı aşklar,
Bir kalpte başlamaz yalnız;
Bütün evren,
İki insanın birbirine
Sessizce inanmasıyla
Yeniden kurulur.
Aşk

Zaman, yorulmaz bir hükümdardır.
Dağları aşındırır,
Denizleri usandırır,
En görkemli sarayları sessizliğe bırakır.
Fakat sana duyduğum sevgi,
Onun ulaşamadığı bir ülkedir.
Aşk

Zamanın Eğemediği Gül
Ey sevgili,
Şafak, altın bir taç gibi göğün alnına konarken
Adın, sessiz bir ilahi gibi içimde yükselir.
Ne güller senin yanağındaki baharı anlatabilir,
Ne yıldızlar gözlerindeki gecenin derinliğini.
Çünkü gök,
Işığını senden ödünç almış gibidir.
Zaman, yorulmaz bir hükümdardır.
Dağları aşındırır,
Denizleri usandırır,
En görkemli sarayları sessizliğe bırakır.
Fakat sana duyduğum sevgi,
Onun ulaşamadığı bir ülkedir.
Ben seni,
Güzelliğin için değil,
Kalbinin karanlık günlerde bile
Işığı eksiltmeyen cesareti için sevdim.
Bir elin diğer ele uzanışı,
Bazen bütün krallıklardan daha zengindir.
Bir bakış,
Yüzlerce zaferden daha uzun yaşar.
Eğer kader,
Yollarımıza fırtınalar sererse,
Rüzgâr adını savurmaya çalışırsa,
Ben sevgimi
Bir ağacın kökleri gibi
Toprağın en derinine emanet ederim.
Çünkü gerçek aşk,
Mevsimlere göre açıp solan bir çiçek değil,
Göğün altında,
Her çağda yeniden doğan
Sessiz bir yıldızdır.
Ve bir gün,
Bütün saatler duracak olsa bile,
Kalbim senin adını
İlk kez söyler gibi
Aynı hayranlıkla fısıldayacaktır.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 08:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!