İçimde beliren şey bir eksiklik değildi.
Ne de tamamlanma arzusu.
Daha çok,
yüzyıllardır bastırılmış bir yaşamın
duvarları çatlatmasıydı.
Sanki “ben” diye öğretilen şey
bir anlığına geri çekilmiş,
onun yerine
itaat etmeyi reddeden çıplak bir bilinç
ayağa kalkmıştı.
Sokak
Aşk,
Ne büyük bir ilan
ne de dramatik bir yeminmiş.
Bazen,
Bir fincan çayın
üzerinden karşılaşan gözler,
Bir cümlenin ortasında
unutulan kelime,
Ve vedalaşırken
bir saniye fazla duran
bir bakışmış.
Aşk
Eğer bir gün
bana neden sizi sevdiğimi sorarsanız,
Size uzun bir açıklama yapmayacağım.
Sadece gülümseyip:
"Çünkü yanınızdayken
kendimi olduğumdan
daha iyi biri gibi değil,
daha gerçek biri gibi hissediyorum."
Aşk
Aşkın bilimsel bir açıklaması olmalıydı.
Belki bir kimya meselesi,
belki alışkanlık,
belki yalnızlığın
zarif bir oyunu...
Fakat seni görünce
bütün teorilerim
kendi kendini çürüttü.
Aşk
Ne tuhaf:
İnsan, akla güvenerek
dünyayı açıklamaya çalışıyor;
Sonra bir bakış
bütün açıklamalarından
daha ikna edici çıkıyor.
Aşk
Sahiplik,
Sevginin değil,
Korkunun icadıdır.
Seni özgür bıraktım.
Sen kaldın.
İşte o zaman
aşkın en güçlü kanıtını gördüm:
Kalmak için zincire
ihtiyaç duymayan bir insan.
Aşk
Seni sevmek
hayatımın en büyük zaferi değildi.
Ama
kendi vicdanıma karşı
verdiğim en dürüst karardı.
Aşk
Sen bana
“Beni neden seviyorsun?” diye sordun.
Cevap vermek kolay değildi.
Çünkü seni sevmek
bir kanıt değildi.
Bir inançtı.
Ama kör bir inanç değil;
Gözlerim açıkken,
kusurlarını görürken,
kırılabileceğimi bilirken
seni seçmekti.
Aşk
Ben sana
"Yanımda kal" da demedim.
Sadece,
"Kalmak istersen buradayım"
dedim.
Aşk
Bazı soruların
en akıllıca cevabı
şudur:
“Henüz bilmiyoruz.”
Ama seni sevdiğimi
biliyorum.
Ve şimdilik,
Bu bilgi bana yetiyor.
Aşk
Geriye ne kaldı?
Bir oda.
Bir sandalye.
Yarım kalmış bir kitap.
Ve içimde,
Seni hâlâ seven
ama bunun nedenini
artık sormayan
sessiz bir adam.
Aşk
Aşkın en büyük yemini
“Daima yanında olacağım.” değildir.
Daha zor olanıdır:
“Yanımda olmasan bile
sana iyilik dilemeyi
bırakmayacağım.”
Çünkü gerçek sevgi
sahiplik istemez.
Tanıklık ister.
Aşk
Bazen rüzgâr dediğin şey
bir sistemin çatlaklarından sızan özgürlüktür.
Ve o sızıntı
insanı kendine karşı isyana çağırır.
Aşk
Ben şuna inanırım:
Toprağa düşen tohum
nasıl sessizce filizlenirse,
Gerçek sevgi de
gösterişsiz büyür.
Kimse görmez.
Kimse alkışlamaz.
Ama bir gün
Başını kaldırıp baktığında
Hayatının en güzel ağacının
senin yanında büyüdüğünü
fark edersin.
Aşk
Aşk…
iki bedenin pazarlığı değildir.
İki bilincin kendini zincirsiz hatırlamasıdır.
Bir kişide değil,
bastırılmış yaşamın geri dönüşünde belirir.
Açıklama istemez.
İzin istemez.
Sadece olur.
Ve olduğunda
insan küçülmez.
İnsan, dayatılmış sınırlarını parçalar.
Aşk
Bazı duygular
kapılardan girmez;
İnsanın vicdanında
yerini bulur.
Ben seni orada sevdim.
Sessizce,
Kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin görmediği
o yerde.
Aşk
En derin aşk
birine gitmek değil,
kendine dayatılan zincirleri çözmektir.
O yüzden seni bir kişi gibi değil,
içimde uyanan bir isyan gibi taşıyorum.
Ne başlangıcı var,
ne de sonu.
Sadece bu an.
Ve bu anın içinde
hiçbir otorite kalıcı değildir.
Aşk
HEY
Aşk…
iki bedenin pazarlığı değildir.
İki bilincin kendini zincirsiz hatırlamasıdır.
Bir kişide değil,
bastırılmış yaşamın geri dönüşünde belirir.
Açıklama istemez.
İzin istemez.
Sadece olur.
Ve olduğunda
insan küçülmez.
İnsan, dayatılmış sınırlarını parçalar.
Aaaaaaaaaaaşk
Bazı duygular
kapılardan girmez;
İnsanın vicdanında
yerini bulur.
Ben seni orada sevdim.
Sessizce,
Kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin görmediği
o yerde.
Oooooooooyyyy
Bazı duygular
kapılardan girmez;
İnsanın vicdanında
yerini bulur.
Ben seni orada sevdim.
Sessizce,
Kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin görmediği
o yerde.
En derin aşk
birine gitmek değil,
kendine dayatılan zincirleri çözmektir.
O yüzden seni bir kişi gibi değil,
içimde uyanan bir isyan gibi taşıyorum.
Ne başlangıcı var,
ne de sonu.
Sadece bu an.
Ve bu anın içinde
hiçbir otorite kalıcı değildir.
Aaaaaaaaaaaşk
Bazı duygular
kapılardan girmez;
İnsanın vicdanında
yerini bulur.
Ben seni orada sevdim.
Sessizce,
Kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin görmediği
o yerde.
Oooooooooyyyy
Bazı duygular
kapılardan girmez;
İnsanın vicdanında
yerini bulur.
Ben seni orada sevdim.
Sessizce,
Kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin görmediği
o yerde.
Aşk
Seni Düşünen Adam
Seni sevdiğimi söylediğimde
bana inanma.
Çünkü beni söyleyen
her zaman ben değilim.
İçimde senden habersiz
yaşayan bir başkası var.
O seni görüyor.
Ben ise
onun seni görüşünü
seyrediyorum.
Belki aşk dediğimiz şey
budur:
Bir insanın
kendi içindeki başka bir insanı
sevdiğini fark etmesi.
Sen yanımdayken
seni özlüyorum.
Gittiğinde
yanımda olduğunu sanıyorum.
Ne tuhaf bir kalp bu.
Varlığınla yokluğunu,
yokluğunla varlığını
aynı anda taşıyor.
Sana dokunduğumda
ellerime değil,
Bende bıraktığın
duyguya dokunuyorum.
Ve bazen düşünüyorum:
Belki seni hiç sevmedim.
Belki yalnızca
seni sevme hâlimi sevdim.
Çünkü insan
kendi içindeki bir duyguyu
başka birinin yüzünde
kolayca gerçek sanabiliyor.
Senin bir yüzün var.
Benim ise
seni gören yüzüm.
Hangimiz gerçek?
Bilmiyorum.
Belki ikimiz de değiliz.
Belki aşk,
İki insanın karşılaşması değil,
İki yalnızlığın
birbirine kısa bir süre
aynı rüyayı gördürmesidir.
Bugün seni düşünmedim.
Ama akşamüstü
bir pencereye vuran ışıkta
seni hatırladım.
Demek ki unutmak da
sana ait bir biçimmiş.
Ve şimdi anlıyorum:
Seni kaybetmekten korkmuyorum.
Çünkü insan
gerçekten sevdiği şeyi
kaybettiğinde bile
onunla aynı kişi olarak kalamaz.
Sen benden gittin.
Ben de
senden önceki benden.
Geriye ne kaldı?
Bir oda.
Bir sandalye.
Yarım kalmış bir kitap.
Ve içimde,
Seni hâlâ seven
ama bunun nedenini
artık sormayan
sessiz bir adam.
Aşk
Bir sabah aynaya baktım.
Aynada bir yüz vardı.
Ama o yüz bana ait değildi.
Çünkü “aitlik” öğretilmiş bir mülkiyetti.
Aşk
Sen geldin.
Benim bütün düzenli hayatım
birdenbire düzensizleşti.
Çayımı soğuttun.
Uykumu böldün.
Pencereden dışarı bakarken
neden gülümsediğimi
kendime açıklayamaz hâle geldim.
Aşk
Sen vardın.
Ben vardım.
Ve bu kadarı
gün için yeterliydi.
Aşk
Hayatın anlamını
bulmak zorunda değiliz.
Bazen bir insanı sevmek,
Dünyanın bütün sessizliğine rağmen
“Buradayım.”
demektir.
Aşk
Sen yanımdasın.
Güneş hâlâ doğuyor.
Ve ben,
Bütün anlamsızlığına rağmen
hayatı seviyorum.
Aşk
Belki aşk
ölümsüzlüğe karşı verilen
küçük bir başkaldırıdır.
“Nasıl olsa bitecek,”
diyen dünyaya karşı
“Öyleyse şimdi yaşayalım,”
demektir.
Aşk
Güneşe Rağmen
Dünyanın bir anlamı olmadığını
söylediler.
Belki haklıydılar.
Sabah yine doğdu,
akşam yine geldi,
insanlar yine birbirini kırdı
ve zaman hiçbir açıklama yapmadan
ilerledi.
Sonra sen çıktın karşıma.
Hayatın anlamını bulmadım.
Daha garip bir şey oldu:
Anlamsız olduğunu bildiğim hâlde
yaşamaya devam etmek istedim.
Seninle yürürken
güneş yüzümüze vuruyordu.
O kadar sıradandı ki...
Ne gökyüzü bir işaret verdi,
ne kader bir kapı açtı.
Sadece güneş vardı.
Sen vardın.
Ben vardım.
Ve bu kadarı
o gün için yeterliydi.
Seni sevmek
sonsuzluk istemek değildi.
Tam tersine,
Her şeyin geçici olduğunu bilerek
sana bakmaktı.
Bir gün ayrılabileceğimizi,
bir gün birbirimizi unutabileceğimizi,
zamanın ellerimizden
bütün sıcaklığı alabileceğini
bilerek...
Yine de elini tutmaktı.
Belki aşk
ölümsüzlüğe karşı verilen
küçük bir başkaldırıdır.
“Nasıl olsa bitecek,”
diyen dünyaya karşı
“Öyleyse şimdi yaşayalım,”
demektir.
Sen benim kurtuluşum olmadın.
Beni kurtarmanı da istemedim.
Yanımda yürüdün.
Ben de senin yanında.
İki özgür insan gibi,
Birbirimize sahip olmadan,
Birbirimizi değiştirmeden,
Aynı güneşin altında.
Ve anladım:
Hayatın anlamını
bulmak zorunda değiliz.
Bazen bir insanı sevmek,
Dünyanın bütün sessizliğine rağmen
“Buradayım.”
demektir.
Belki hiçbir cevap yok.
Belki sonunda
bütün sorular susacak.
Ama bugün,
Sen yanımdasın.
Güneş hâlâ doğuyor.
Ve ben,
Bütün anlamsızlığına rağmen
hayatı seviyorum.
Aşk
Seni sevmek
sonsuzluk istemek değildi.
Tam tersine,
Her şeyin geçici olduğunu bilerek
sana bakmaktı.
Bir gün ayrılabileceğimizi,
bir gün birbirimizi unutabileceğimizi,
zamanın ellerimizden
bütün sıcaklığı alabileceğini
bilerek...
Yine de elini tutmaktı.
Aşk
Kayıt Tarihi : 13.08.2026 00:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!