Melodik Zaman 1 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri ...

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7467

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Melodik Zaman 1

Bana, "Ne kazandın?" diye sordular.
Bir isim.
Bir gülüş.
Ve bütün ömrü aydınlatmaya yeten küçük bir ışık.
Aşk

Zaman, sarayları toza çevirebilir,
Denizler kıyılarını değiştirebilir.
Fakat sana duyduğum sevgi,
Kaderin bile eğip bükemeyeceği bir yemindir.
Aşk

Bir gül solar, bir taç düşer,
Krallar unutulur, çağlar kapanır.
Ama iki yüreğin dürüstçe kurduğu bağ,
Yıldızlar kadar uzun ömürlü kalır.
Eğer yollarımıza gece çökerse,
Ay senin yüzünü ödünç alıp doğacaktır.
Ben de karanlıktan korkmayacağım;
Çünkü aşkın ışığı, güneşten değil,
Sadık bir kalpten doğar.
Aşk

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın.
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım.
Aşk

Yıldızlara Verilen Yemin
Ey gönlümün gecesini sabaha çeviren sevgili,
Adın, sessiz göklerin en parlak takımyıldızıdır.
Gözlerin öyle bir bahar taşır ki,
Kış bile önünde çiçek açmayı öğrenir.

Zaman, sarayları toza çevirebilir,
Denizler kıyılarını değiştirebilir.
Fakat sana duyduğum sevgi,
Kaderin bile eğip bükemeyeceği bir yemindir.

Bir gül solar, bir taç düşer,
Krallar unutulur, çağlar kapanır.
Ama iki yüreğin dürüstçe kurduğu bağ,
Yıldızlar kadar uzun ömürlü kalır.

Eğer yollarımıza gece çökerse,
Ay senin yüzünü ödünç alıp doğacaktır.
Ben de karanlıktan korkmayacağım;
Çünkü aşkın ışığı, güneşten değil,
Sadık bir kalpten doğar.

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın.
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım.

Ve son perde kapandığında bile
Adın, dudaklarımda değil yalnız,
Ruhumun en derin odasında çınlasın.

Çünkü gerçek aşk,
Ömrü uzatan değil;
Bir anı bile sonsuzluğa dönüştüren
İlahi bir mucizedir.
Aşk

AŞK
Aaaaaaaaaaaşk
Ey gönlümün gecesini sabaha çeviren sevgili,
Aşkın ışığı, güneşten değil,
Sadık bir kalpten doğar.
Adın, sessiz göklerin en parlak yıldızıdır.
Gözlerin öyle bir bahar taşır ki,
Kış bile önünde çiçek açmayı öğrenir.

Aaaaaaaaaaali

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın...
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım...

Oooooooooyyy

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın...
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım...

Aaaaaaaaaaaşk

Zaman, sarayları toza çevirebilir,
Denizler kıyılarını değiştirebilir.
Bir gül solar, bir taç düşer,
Krallar unutulur, çağlar kapanır.
Ama iki yüreğin dürüstçe kurduğu bağ,
Yıldızlar kadar uzun ömürlü kalır.

Aaaaaaaaaaali

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın...
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım...

Oooooooooyyy

Gel, elini elime bırak;
Bırakalım saatler kendi yükünü taşısın...
Biz, birbirimizin gözlerinde
Zamanın dokunamadığı bir ülke kuralım...
Aşk

Akşam iner usul usul dallara,
Bir kuş son türküsünü bırakır göğe.
Ben ise adını fısıldarım rüzgâra,
Belki ulaşır diye senin yüreğine.
Günler geçer, mevsimler değişir,
Yollar eskir, taşlar yosun tutar.
Ama içimde açan o ilk çiçek,
Her bahar yeniden seni arar.
Aşk

Sana Doğru
Bir gün,
Herkes
bir yere gitti.
Ben,
Sana.
Oysa sen,
bir şehir değildin.
Varılacak bir yer de...
İçimde
bitmeyen
bir yolculuktun.
Seni sevmek,
Kalbime
yeni bir pencere açtı.
Artık
aynı gökyüzüne bakmıyorum.
Gökyüzü,
aynı.
Bakan
değişti.
Bana,
"Aşk nedir?"
diye sordular.
Bir isim
demedim.
Bir yüz
hiç demedim.
Aşk,
Bir insanın
kalbinde
Kendine
daha iyi
bir insan bulabilmektir.
Ve sen...
Hiç fark etmeden,
Hayatımın
en güzel
cümlesine
nokta değil,
Anlam oldun.
Aşk

Ve sen...
Hiç fark etmeden,
Hayatımın
en güzel
cümlesine
nokta değil,
Anlam oldun.
Aşk

Sana bir gül vermedim belki,
ama her bahar içimde sen açtın.
Hiçbir şarkı adını söylemedi,
oysa bütün ezgiler sana vardı.

Akşamlar yavaşça inerken "Aşkın Şehri"ne,
penceremde ilk yıldız seni anlattı.
Rüzgâr, çınarların dallarında dolaştıkça
özlemin usulca omzuma kondu.

Bana, "Sevgi nedir?" diye sordular.
Bir ömrün tek bir kalpte çoğalması, dedim.
Bir gülüşün, yılların yorgunluğunu
bir anda unutturması...
Aşk

Bir Ömürlük Bahar
Akşam iner usul usul dallara,
Bir kuş son türküsünü bırakır göğe.
Ben ise adını fısıldarım rüzgâra,
Belki ulaşır diye senin yüreğine.
Günler geçer, mevsimler değişir,
Yollar eskir, taşlar yosun tutar.
Ama içimde açan o ilk çiçek,
Her bahar yeniden seni arar.
Bir çınarın gölgesi düşer avluya,
Çocuk sesleri karışır rüzgâra.
Sen gülümsersen dünya hafifler,
Keder bile dönüşür bahara.
Ne büyük yeminler ettim sana,
Ne de gökleri indirdim yere.
Bir ömür aynı gökyüzüne bakmak,
Yetti bana bütün mucizelere.
Gün gelir saçlarımız ağarır,
Aynalar yılları sayar sessizce.
Ben yine ilk günkü kalbimle severim seni;
Çünkü gerçek aşk,
Zamanı durdurmaz,
Zamanın içinden el ele geçer.
Aşk

aşk, en güzel fotoğrafı çekmek değil; en zor günü aynı gülümsemeyle geçebilmektir.
Bir akşam denize karşı otururuz. Konuşacak söz bulamayız belki. Olsun.
İnsan bazen en çok sustuğu kişiyle evindedir.
Aşk

Sen Gelince
Öyle gösterişli bir sevda değil bizimkisi.
Birlikte demlenen çayın, aynı pencereden izlenen yağmurun, "Üşüdün mü?" diye soran küçücük bir cümlenin sıcaklığı.
Ben seni, çiçek aldığım için değil, solan bir çiçeği birlikte yaşatırız diye sevdim.
Çünkü aşk, en güzel fotoğrafı çekmek değil; en zor günü aynı gülümsemeyle geçebilmektir.
Bir akşam denize karşı otururuz. Konuşacak söz bulamayız belki. Olsun.
İnsan bazen en çok sustuğu kişiyle evindedir.
Bir gün saçlarımıza kar yağarsa, birbirimize bakıp güleriz. "Demek zaman da bize yetişmiş," deriz.
Ama bilmez ki zaman, biz sevgimizi yıllara değil, her sabah yeniden seçmeye emanet ettik.
Sevda dediğin, göğe yazılmış büyük cümleler değildir.
Bir fincan çayı paylaşırken, "İyi ki geldin..." diyebilmektir.
Aşk

Bu akşam yine rüzgâr var,
Yine akşamın hüznü çökmüş dağlara.
Bir kuş geçti göğün sessizliğinden,
Adını bırakarak bulutlara.
Ne kadar yol varsa yürüdüm,
Ne kadar gece varsa geçtim.
Ama bir türlü varamadım
Gözlerinin başladığı yere.
Bir çınar duruyor denize karşı,
Dallarında eski mevsimlerin izi.
Ben de öyle bekliyorum işte,
Kalbimde saklayarak seni.
Aşk

Uzakta Kalan Bahar
Bu akşam yine rüzgâr var, Yine akşamın hüznü çökmüş dağlara. Bir kuş geçti göğün sessizliğinden, Adını bırakarak bulutlara.
Ne kadar yol varsa yürüdüm, Ne kadar gece varsa geçtim. Ama bir türlü varamadım Gözlerinin başladığı yere.
Bir çınar duruyor denize karşı, Dallarında eski mevsimlerin izi. Ben de öyle bekliyorum işte, Kalbimde saklayarak seni.
Bilirsin, Bazı sevgiler gürültüyü sevmez. Bir dağ pınarı gibi akar içten içe, Kimse görmez, Ama bir ömür sürer.
Bazen sanırım ki Bir sabah çıkıp geleceksin. Kapımı değil, Yıllardır açık duran gönlümü çalacaksın.
O zaman anlatırım sana Bu uzun bekleyişin hikâyesini. Nasıl her yağmurda seni düşündüğümü, Nasıl her baharda Adını açan çiçekler gördüğümü.
Ve sen gülümsersin.
İşte o zaman anlarım; Bazı aşklar kavuşmak için değil, İnsanın yüreğini güzelleştirmek için gelirmiş.
Aşk

Aşkın Kadar Yaşa
Öyle büyük laflar etmeyeceğim sana.
"Göğü indiririm," "Denizi ikiye bölerim," falan...
Deniz yerinde güzel, gök de yukarıda.
Ben sadece, çayın demlenince ilk bardağı sana koymak isterim.
Yorulursan, sessizliğine ilişmeden yanında oturmak.
Gülersen, sebebini sormadan gülüşüne ortak olmak.
İnsan sevdiğine her gün çiçek alamaz belki.
Ama her gün aynı özeni gösterebilir.
Bence aşk, birbirini değiştirmeye çalışmak değil; "Sen böyle de güzelsin," diyebilmektir.
Gün gelir, ellerimiz kırışır, saçlarımız beyaza döner.
O zaman da birbirimize bakıp "İyi ki acele etmemişiz, iyi ki sevgiyi büyütmüşüz," deriz.
Çünkü ömür dediğin, uzun olduğu için değil, sevdiğin insanla gülümseyebildiğin kadar güzeldir.
Aşk

Bir Ömür Senin Adına
Sana bir gül vermedim belki,
ama her bahar içimde sen açtın.
Hiçbir şarkı adını söylemedi,
oysa bütün ezgiler sana vardı.
Akşamlar yavaşça inerken "Aşkın Şehri"ne,
penceremde ilk yıldız seni anlattı.
Rüzgâr, çınarların dallarında dolaştıkça
özlemin usulca omzuma kondu.
Bana, "Sevgi nedir?" diye sordular.
Bir ömrün tek bir kalpte çoğalması, dedim.
Bir gülüşün, yılların yorgunluğunu
bir anda unutturması...
Seni beklemek, zamanla yarışmak değildi.
Her yeni güne, belki bugün diye
yeniden inanabilmekti.
Eğer bir gün yollarımız birleşirse,
geçmişi konuşmayalım.
Sen elimi tut, yeter.
Çünkü bazı kavuşmaların
en güzel cümlesi sessizliktir.
Ve gün gelir de
saçlarımıza kar düşerse,
ben yine ilk günkü gibi bakarım sana.
Çünkü gerçek aşk, gençliğin ateşiyle değil;
yıllara rağmen eksilmeyen
bir yüreğin sadakatiyle yaşar.
Aşk

Kalbin Öğrettiği Hakikat
Dünyaya boş bir sayfa gibi geldim,
Rüzgâr yazdı ilk satırlarını,
Yağmur ikinci cümleyi...
Ama aşkın adını
Sen öğrettin kalbime.
Ne yalnız akıl yeterdi bana,
Ne de yalnız düşler.
Çünkü insan,
Gerçeği bazen düşünerek,
Bazen de severek öğrenir.
Sana baktığımda
Bir mucize aramadım.
Yalnızca,
İyi bir insan olmanın
Mümkün olduğuna yeniden inandım.
Her gün,
Bir önceki günden biraz daha çok
Tanıdım seni.
Ve anladım ki,
Sevgi; bir anlık heyecan değil,
Deneyimle derinleşen bir güvendir.
Özgür iki yürek,
Birbirinin gölgesi olmadan da
Yan yana yürüyebilir.
İşte aşk,
Sahip olmak değil;
Birbirinin varlığını çoğaltabilmektir.
Eğer ömrün sonunda
Bana ne öğrendin diye sorarlarsa,
Şunu söyleyeceğim:
En sağlam bilgi,
Sevgiyle sınanmış olandır.
Ve en güzel hakikat,
İçten sevilen bir kalbin
Sessizce öğrettiğidir.
Aşk

Deneyimin Kalbi
Kalbim, doğduğu gün boş bir defterdi.
Ne aşkı biliyordu
ne de özlemi.
Sonra sen geldin.
Bir tek bakışın,
hiçbir kitabın öğretemeyeceği
bir bilgiyi usulca yazdı içime.
Anladım ki hakikat yalnız aklın değil, yaşanmış duyguların da evidir.
Seni sevmek, özgürlüğümü yitirmek olmadı. Tam tersine, kendim olabilmenin en geniş kapısını açtı.
Çünkü sevgi, zincir kurmaz; birbirine güvenen iki öz arasında görünmeyen bir köprü kurar.
Her gün seni yeniden tanıyorum. Ve her gün, ilk hükmümü yeniden sorguluyorum.
Belki de insan, en doğru yargıya acele eden akılla değil, sabırla dinleyen bir yürekle ulaşır.
Eğer bana "Hayatın en kesin bilgisi nedir?" diye sorarsan,
Ne yıldızları gösteririm, ne de eski kitapları.
Sessizce elini tutarım.
Çünkü bazı gerçekler, kanıtlanmaz.
Yalnızca sevildikçe apaçık olur.
Aşk

İnsan sevdiğini her gün yeniden seçermiş.
Ben de her sabah, gözlerimi açar açmaz aynı kararı veriyorum.
Seni.
Öyle büyük laflarla değil.
Hayatın içinden, ekmek kadar gerçek, su kadar sade, gülüşün kadar güzel bir sevgiyle.
Aşk

Sevda Dediğin
Bak güzelim,
Aşk dediğin, çiçek almak değildir her zaman.
Bazen eve gelirken ekmeği unutmamaktır.
Bazen de "Yoruldun mu?" diye sorup cevabını beklemektir.
Ben seni öyle sevdim işte.
Göğe söz vermeden, denize şiir okumadan.
Çayın demini, yağmurun kokusunu, aynı battaniyenin sıcaklığını paylaşır gibi.
Bir gün kavga ederiz belki.
Kapıları sert kapatırız.
Ama bilirim, gerçek sevgi, kapıyı çarpıp gitmekte değil; bir süre sonra sessizce geri dönüp "Çay koyayım mı?" diyebilmektedir.
İnsan sevdiğini her gün yeniden seçermiş.
Ben de her sabah, gözlerimi açar açmaz aynı kararı veriyorum.
Seni.
Öyle büyük laflarla değil.
Hayatın içinden, ekmek kadar gerçek, su kadar sade, gülüşün kadar güzel bir sevgiyle.
Aşk

Bir Cümle Eksik
Sana,
Bir şiir yazmadım.
Çünkü
Bazı insanlar
Şiirden uzun,
Kelimeden derindir.
Bana,
"Ne kadar sevdin?"
diye sordular.
Bir ömür
dedim.
Sonra vazgeçtim.
Çünkü aşk,
Zamanla ölçülmez.
İnsan,
Sevdiğinin yanında
değil,
Onu düşünürken
değişiyorsa,
İşte
gerçekten seviyordur.
Sen,
Kalbime gelmedin.
Kalbimin
adını değiştirdin.
Şimdi,
Nereye baksam
biraz sen,
Nereye dönsem
biraz umut var.
Ve anladım;
Aşk,
"Kal" demek değildir.
"Gitmek zorunda kalsan bile,
Kalbimde iyi kal."
diyebilmektir.
Aşk

Bir gül solar, ardından yenisi açar.
Irmak denize kavuşur, yeniden bulut olur.
Benim sevgim de böyledir;
Her ayrılıktan sonra
Daha derin bir dönüş öğrenir.
Gel...
Taç istemem, taht istemem.
Yeter ki elin elimde olsun.
Çünkü bütün krallıklardan daha büyük olan,
Bir insanın sevdiği yürekte
Korkmadan yaşayabilmesidir.
Aşk

Taçsız Krallık
Ey sabahın ilk ışığını kıskandıran sevgili,
Adınla uyanır gecemin en sessiz yıldızları.
Ne göğün mavisi senden daha engindir,
Ne de bahar, gülüşün kadar cömert.
Zaman, tunç kapıları paslandırır,
Mermer sarayları sessizliğe teslim eder.
Ama kalbime işlediğin o tek bakış,
Çağların bile silemeyeceği bir mühürdür.
Eğer kader ayırırsa yollarımızı,
Rüzgâr senin adını yine bana okuyacaktır.
Çünkü gerçek sevda, uzaklıkla eksilmez;
Aynı göğe bakan iki özün sabrıyla büyür.
Bir gül solar, ardından yenisi açar.
Irmak denize kavuşur, yeniden bulut olur.
Benim sevgim de böyledir;
Her ayrılıktan sonra
Daha derin bir dönüş öğrenir.
Gel...
Taç istemem, taht istemem.
Yeter ki elin elimde olsun.
Çünkü bütün krallıklardan daha büyük olan,
Bir insanın sevdiği yürekte
Korkmadan yaşayabilmesidir.
Ve son yıldız da göğü terk ettiğinde,
Adın sessizce özümde yankılansın.
Zira aşk, ömrü uzatan bir büyü değil;
Bir tek kalp atışını bile
Sonsuzluğa dönüştüren ilahi bir sırdır.
Aşk

Bir pencereye vuran gün ışığı gibi
Ansızın girdin ömrüme.
O günden beri her sabah,
Dünya biraz daha umut kokuyor.
Senden büyük bir mutluluk istemedim.
Aynı gökyüzünü paylaşmak,
Aynı yağmuru dinlemek,
Aynı sessizliğe gülümsemek yetti bana.
Aşk

Bir Akşam Baharı
Akşam, ince bir tül gibi indi bahçeye,
Çınarlar sessizce gölgesini serdi yola.
Bir kuş döndü yuvasına usul usul,
Ben yine döndüm senin hatırana.
Ne çok şey değişti mevsimlerle;
Güller soldu, yağmurlar dindi.
Bir tek içimde büyüyen sevdan,
İlk günkü tazeliğinden bir şey yitirmedi.
Bir pencereye vuran gün ışığı gibi
Ansızın girdin ömrüme.
O günden beri her sabah,
Dünya biraz daha umut kokuyor.
Senden büyük bir mutluluk istemedim.
Aynı gökyüzünü paylaşmak,
Aynı yağmuru dinlemek,
Aynı sessizliğe gülümsemek yetti bana.
Gün gelir saçlarımız beyazlar,
Yollar yorulur, yıllar geçer.
Ama gerçek sevda,
Takvim yapraklarında değil,
Kalbin en sakin köşesinde yaşlanır.
Ve ben,
Ömrümün son akşamında bile
Adını ilk kez söylüyormuş gibi
Seveceğim seni.
Aşk

Gölgesini tanımayan kalp, ışığı da eksik sever.
Aşk

Özün Aynası
Seni ararken
yalnız bir insanı aradığımı sanıyordum.
Meğer,
Kendi içimde adını bilmediğim o sessiz kıyıya yürüyormuşum.
Gözlerin, bir ayna değildi.
Aynanın arkasında bekleyen eski benliğimdi.
Sen konuşurken, yalnız sesini değil, suskunluğumun da bir anlamı olduğunu öğrendim.
İnsan, sevdiğine dokunmadan önce kendi karanlığına dokunmalı.
Çünkü gölgesini tanımayan kalp, ışığı da eksik sever.
Aşk, iki yalnızlığın birbirine tutunması değildir.
İki bütün ruhun, özgürce aynı gökyüzünü seçmesidir.
Bir gün yollar ayrılsa bile gerçek sevda kaybolmaz.
Çünkü bazı insanlar yanımızda kalmak için değil,
İçimizde uyuyan hakikati uyandırmak için gelir.
Ve ben artık biliyorum;
Seni sevmek,
Sana ulaşmaktan çok,
Kendime daha dürüst ulaşabilmekti.
Aşk

Ey gönlümde ışık olan sevgili,
Yüzün değil yalnız, özün güldü bana.
Anladım ki hakikat,
Sevmeyi bilen bir kalbin aynasında.

Ben seni ararken yollar tükendi,
Sonra gördüm: Yol da bendeymiş.
Kapısını çaldığım bütün uzaklıklar,
Kalbimin içinde gizlenmiş.
Aşk

Aşkın Sırrı
Bir ad söyledim içimde,
Ne dil bildi onu, ne de ses.
Kalbim secdeye vardı usulca,
Aşk, görünmeyen en açık nefes.
Ne dağlar yük oldu yoluma,
Ne çöller ayırdı beni senden.
Bir damla sevgi düştü özüme,
Bir umman doğdu tek bir andan.
Ey gönlümde ışık olan sevgili,
Yüzün değil yalnız, özün güldü bana.
Anladım ki hakikat,
Sevmeyi bilen bir kalbin aynasında.
Ben seni ararken yollar tükendi,
Sonra gördüm: Yol da bendeymiş.
Kapısını çaldığım bütün uzaklıklar,
Kalbimin içinde gizlenmiş.
Aşk ateştir, dediler.
Yandım; kül olmadım.
Her kıvılcımda yeniden doğan
Bir umut oldum.
Şimdi biliyorum:
Sevgi, sahip olmak değil;
Bir canı incitmeden,
Onu Hakk'ın emaneti gibi sevebilmektir.
Aşk

Zamanın düz bir çizgi olmadığını
Belki saatler söylemez.
Çünkü seni beklediğim bir dakika,
Bazen bir ömür kadar uzun;
Yanında geçen bir ömürse
Bir tek an kadar hafifti.
Aşk

Evreni anlamaya çıktım,
Yıldızların dilini dinledim.
Gezegenler sessizce dönerken
Kalbimin yörüngesini
Senin gülüşün değiştirdi.
Aşk

Evren sonsuz olabilir.
Ama insanın gerçek sonsuzluğu,
Bir başka yürekte
İyilik olarak yaşayabilmesidir.
Aşk

Işığın Kalbe Ulaştığı Yer
Evreni anlamaya çıktım,
Yıldızların dilini dinledim.
Gezegenler sessizce dönerken
Kalbimin yörüngesini
Senin gülüşün değiştirdi.
Zamanın düz bir çizgi olmadığını
Belki saatler söylemez.
Çünkü seni beklediğim bir dakika,
Bazen bir ömür kadar uzun;
Yanında geçen bir ömürse
Bir tek an kadar hafifti.
Işık uzak yıldızlardan gelir.
Sevgi ise
İki kalbin birbirine duyduğu güvenle
Karanlığı aşar.
Evren sonsuz olabilir.
Ama insanın gerçek sonsuzluğu,
Bir başka yürekte
İyilik olarak yaşayabilmesidir.
Sana baktığımda
Bir mucize aramıyorum.
Mucize,
Birbirini değiştirmeden de
Birlikte büyüyebilen
İki insanın varlığıdır.
Belki bütün denklemler
Bir gün yeniden yazılır.
Belki gökler
Bambaşka sırlar fısıldar.
Ama sevginin en güzel formülü
Hâlâ aynı kalır:
Sen özgürsün.
Ben özgürüm.
Ve buna rağmen
Kalplerimiz
Aynı umutta buluşmayı
Seçiyor.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 12.07.2026 08:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!